Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk, nitelikli zimmet, evrakta sahtecilik ve kara para aklama soruşturmasına ilişkin kamuoyuna dikkat çeken bir açıklama yapıldı. Açıklamada, sürecin ilk günden itibaren “büyük bir dikkat, ciddiyet ve sükunetle” takip edildiği belirtilirken, soruşturmanın selameti nedeniyle bugüne kadar herhangi bir değerlendirme yapılmadığı ifade edildi.
Yetkililer, gelinen noktada ortaya çıkan iddialar ve belgelerin Eskişehir kamuoyu adına ciddi bir tablo ortaya koyduğunu savundu. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında MASAK ve Sayıştay raporlarında yer aldığı belirtilen detayların “utanç verici” olduğu öne sürüldü.
“Lüks Villalar ve Kripto Odaları” İddiası
Açıklamada, Eskişehirlilerin vergileriyle inşa edildiği iddia edilen lüks villalar ve tarım arazileri üzerine kurulan malikanelerin soruşturma dosyasına yansıdığı ileri sürüldü. Ayrıca bu yapıların altında kripto para madenciliği yapıldığı iddia edilen odaların bulunduğu ifade edildi.
Belediye yönetim anlayışının kişisel servet edinme aracına dönüştürüldüğü öne sürülen açıklamada, bazı yakın çevreler adına şirketler kurularak belediyeye şişirilmiş faturalar kesildiği iddialarına yer verildi. Bu durumun Eskişehir halkı tarafından kabul edilemeyeceği vurgulandı.
Aşevi Üzerinden Usulsüzlük İddiası
Soruşturmaya ilişkin açıklamada en dikkat çeken başlıklardan biri de aşevi iddiaları oldu. İhtiyaç sahibi vatandaşlara ulaştırılması gereken yemeklerin dışarıdan alınmış gibi gösterildiği ve belediyeye bu şekilde fatura edildiği öne sürüldü.
Milyonlarca liranın elden ele nakit olarak paylaştırıldığı iddiasına da yer verilen açıklamada, bunun yalnızca hukuki değil aynı zamanda “ahlaki bir çöküş” olduğu savunuldu. İhtiyaç sahiplerinin hakkına göz yumulduğu ifade edilerek konunun Eskişehir kamuoyunun vicdanına bırakıldığı belirtildi.
Açıklamanın sonunda ise Eskişehir halkının hakkının korunacağı vurgulanarak, “Tüyü bitmemiş yetimin hakkının ve aşevindeki fukaranın rızkının son kuruşuna kadar takipçisi olacağız” ifadeleri kullanıldı. Adaletin yerini bulacağına ve sorumluların gereken cezayı alacağına dair inancın tam olduğu kaydedildi.





