Türkiye'de yasa dışı bahis dünyasının en kritik isimlerinden biri olarak bilinen Veysel Şahin’e yönelik yürütülen soruşturmada bugün tarihi bir adım atıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları doğrultusunda Şahin’in devasa servetini resmen dondurdu.
Veysel Şahin'in mal varlığına el mi konuldu?
Evet, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Veysel Şahin'in tespit edilen tüm mal varlığına el konuldu. Karar, Sulh Ceza Hakimliği tarafından da onaylanarak resmileşti. El koyma kararı; taşınır ve taşınmaz malları, şirketlerdeki ortaklık paylarını, banka hesaplarını ve kripto varlıklarını kapsıyor.
Veysel Şahin'in ne kadar parasına el konuldu?
Operasyonun en dikkat çeken detayını, küresel kripto para borsalarında bulunan devasa miktar oluşturdu. Yapılan incelemeler sonucunda:
460 Milyon Euro: Şahin’e ait olan ve küresel ölçekli şirketlerde tutulan yaklaşık 460 milyon Euro değerindeki kripto varlık donduruldu.
İade Süreci: Dondurulan bu devasa miktarın Türkiye’ye iadesine yönelik hukuki işlemlerin başlatıldığı ve sürecin titizlikle takip edildiği bildirildi.
Diğer gayrimenkuller, lüks araçlar ve banka mevduatlarıyla birlikte toplam el konulan değerin milyarlarca lirayı bulduğu tahmin ediliyor.
Veysel Şahin'in mal varlığına neden el konuldu?
El koyma kararının temelinde iki ana suçlama yer alıyor:
Yasa Dışı Bahis Organizasyonu: 7258 Sayılı Kanun’a muhalefet ederek yasa dışı bahis platformları kurmak, oynatmak ve bu yapılara teknik altyapı desteği sağlamak.
Kara Para Aklama: Suçtan elde edilen haksız kazançların, çeşitli finansal kanallar ve kripto varlıklar aracılığıyla sisteme dahil edilerek aklanmaya çalışılması.
Veysel Şahin kimdir?
Kamuoyunda "bahis baronu" olarak adlandırılan Veysel Şahin, merkezleri İngiltere, Kıbrıs ve Türkiye olan uluslararası bir yasa dışı bahis ağının lideri olmakla suçlanıyor. Geçmişte "Handikap" operasyonuyla yakalanan ve bir süre cezaevinde kalan Şahin'in, tahliye olduktan sonra da faaliyetlerini sürdürdüğü iddia ediliyordu. 2026 başında derinleşen soruşturma, Şahin’in kurduğu finansal imparatorluğu hedef alarak sistemin çökertilmesini amaçlıyor.