16 Eylül 2026, Çarşamba
Eskişehir Durum | Genel Gündem | Hakan Fidan’dan Suriye ve İsrail açıklaması

Hakan Fidan’dan Suriye ve İsrail açıklaması

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye, İsrail, SDG, Mekke İttifakı, Yunanistan ve S-400 gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye, İsrail, SDG, Mekke İttifakı, Yunanistan ve S-400 gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

KAYNAK: (İHA)
Hakan Fidan’dan Suriye ve İsrail açıklaması

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye’ye gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Türk basın mensuplarına Suriye, İsrail, bölgesel iş birliği, Mekke İttifakı, SDG, Yunanistan ve S-400 konularına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bölgede son derece kritik gelişmeler yaşandığını belirten Fidan, bu süreçte Suriye ile temasları artırdıklarını söyledi. Suriye’ye iki günlük bir ziyaret gerçekleştirmek istediklerini belirten Fidan, Şam’da konaklamalarının da Suriye’de hayatın normalleşmeye başladığının göstergesi olduğunu ifade etti.

Fidan, “Bölgemizde son derece kritik gelişmeler yaşanıyor. Bu süreçte Suriye ile olan temaslarımızı artırıyoruz. Buraya iki günlük bir ziyaret yapmak istedik. Görüşülecek çok konumuz var. Şam’da konaklamış olmamız, Suriye’de hayatın normalleşmeye başladığının da bir göstergesidir” dedi.

Ziyaret kapsamında Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaklaşık 2 saat süren bir görüşme gerçekleştirdiklerini aktaran Fidan, görüşmede tüm konuların ele alındığını kaydetti. Fidan, şu anda Suriye’yi istikrarsızlığa sürükleme potansiyeli en yüksek olan tehdidin İsrail olduğunu söyledi.

Fidan: Suriye’nin zamana ihtiyacı var

Suriye’deki gelişmelerin iki senedir iyi yönde seyrettiğine dikkati çeken Fidan, Suriye’nin yaptırım listesinden çıkarıldığını, ekonomik yatırımların önünde bir engel bulunmadığını ve terörizm listesinden çıkmasının da önemli olduğunu belirtti.

Fidan, “Suriye’nin zamana ihtiyacı var. İstikrarın olduğu bir ortamda biraz da iyi yönetişim olursa potansiyelleri yüksek” ifadelerini kullandı.

İsrail’in komşu ülkelerin güçlü ve istikrarlı olmasından hoşlanmadığını belirten Fidan, bunun İsrail tarafından tehdit olarak görüldüğünü söyledi. Fidan, bu tehdit tanımı nedeniyle bölgeye yönelik istikrarsızlaştırıcı eylemlerde bulunulduğunu ifade etti.

Fidan, “İsrail komşu ülkelerin güçlü ve istikrarlı olmasından pek hoşlanmıyor. Bunu kendisine tehdit olarak görüyor. Bu tehdidin tanımından dolayı da buralara yönelik istikrarsızlaştırıcı eylemlerde bulunuyor” dedi.

Suriye’nin bölgesinde barış içinde yaşamak istediğini belirten Fidan, İsrail’in bu yaklaşımı kabul edeceğini ya da saldırgan politikalarını sürdüreceğini söyledi.

Fidan, “Bu yaklaşımı İsrail bir noktada ya tanıyacak, bölgesiyle barış içerisinde yaşamayı kabul edecek ya da bu saldırgan politikalarını sürdürecek ve uluslararası toplum içinde daha da yalnızlaşacak” ifadelerini kullandı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve çevresindeki ülkelerin tehdit olarak görüldüğünü söyleyen Fidan, “İsrail, o ülkelerin zayıflığından kendi güçlülüğünü üreten bir ülke” dedi.

SDG’nin tehdit olmaktan çıkması öncelik

Suriye’deki entegrasyon sürecine de değinen Fidan, SDG’nin tehdit olmaktan çıkmasının birinci öncelik olduğunu belirtti.

Fidan, “Şu anda prensipte duyurulan unsurlar olumlu mesajlar içeriyor. Sürecin pratikte nasıl ilerlediğini yakından takip ediyoruz. Uygulamanın kamuoyuna duyurulan mesajlarla uyumlu olmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Suriye’nin geldiği noktanın daha da ilerletilebileceğini belirten Fidan, mevcut tehditlerin ve gidilmesi gereken yolun bilindiğini söyledi.

“40-50 yıldır ayağımıza pranga olan sorunlar”

Terör meselesi başta olmak üzere 40-50 yıldır Türkiye’nin karşı karşıya olduğu pek çok sorunun esasen Suriye ve Irak kaynaklı olduğunu ifade eden Fidan, Türkiye’nin güvenlik paradigmasının yeniden oluşturulduğunu söyledi.

Fidan, “Terör meselesi başta olmak üzere 40-50 yıldır ayağımıza pranga olan pek çok sorun esasen Suriye ve Irak kaynaklıydı” dedi.

AK Parti’nin iktidara gelmesiyle Cumhurbaşkanı’nın ortaya koyduğu irade ve vizyon doğrultusunda Türkiye’de siyasi ve ekonomik meselelerin çözüldüğünü belirten Fidan, dış gelişmelere yönelik stratejik kültür ile güvenlik kültürünün yeniden inşa edildiğini ifade etti.

Fidan, “Bugünün ihtiyaçlarına yanıt veren bir güvenlik paradigması oluşturduk. Komşu ülkelerden kaynak sorunlarımızı usulüyle çözmeyi başardık. Ancak bu konuda ödevimiz bitmiş değil. Çalışmaya, çaba harcamaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Bölgesel iş birliği mesajı

Bölge ülkelerinin özellikle Gazze meselesinde ortaya koyduğu ortak çabanın önemli bir sonuç ürettiğine dikkati çeken Fidan, bölgesel iş birliğinin farklı başlıklarda da sürdürüldüğünü söyledi.

Fidan, “İş birliği ve dayanışma içerisinde gelişmeleri çok profesyonel bir şekilde analiz ettik. Oradaki iş birliğimizi Suriye’de de kullandık. Şimdi İran-ABD savaşında da bu iş birliğimizi kullanıyoruz ve giderek daha da kurumsallaştırıyoruz” dedi.

İsrail’in bölgedeki istikrarsızlaştırıcı rolüne karşı iş birliği ve barışçı diplomasiye dayalı bir çaba içerisinde olduklarını belirten Fidan, bölgesel iş birliğinin büyümesi halinde daha büyük bir istikrar havzasının ortaya çıkabileceğini ifade etti.

“Ya beraber çalışıp sorunları çözeceğiz”

Başta İsrail olmak üzere bölgede istikrarsızlık isteyen aktörlerin başka operasyonlar gerçekleştirebileceğini belirten Fidan, bölge ülkelerinin beraber çalışmak dışında bir seçenek bulunmadığını gördüğünü söyledi.

Fidan, “Onlar da boş durmayacaklar, onlar da faaliyete geçecekler. Ama bölgedeki ülkeler, istikrarın olabileceğini, beraber çalışırsak bir şeyler yapılabileceğini ve beraber çalışmak dışında da bir seçeneğin olmadığını görüyorlar” dedi.

Fidan, bölge ülkelerinin birlikte hareket ederek sorunları çözmesi gerektiğini belirterek, “Ya beraber çalışıp sorunları çözeceğiz ya da önceki usulde olduğu gibi hegemona veya hegemonun buradaki mümessiline gidip ‘bana dokunma, nereyi yakarsan yak’ diyeceğiz. Ama yakılan her yer gelip seni de yakıyor” ifadelerini kullandı.

Ürdün’ün Irak ve Suriye’de yaşanan olaylardan etkilendiğini belirten Fidan, bölgede yaşanan gelişmelerden kaçış olmadığını söyledi.

Fidan, “Dolayısıyla herkesin bu çok yoğun yeni dönemde bir iş birliği arayışı var” dedi.

Cumhurbaşkanı’nın bu noktada vizyon ve liderlik ortaya koyduğunu belirten Fidan, ilişkilerini kullanarak aktörleri bir araya getirmesinin daha önce görülmemiş bir husus olduğunu ve insanların bu sürece güvendiğini ifade etti.

Mekke İttifakı genişletilecek

Mekke İttifakı’nın kurumsallaşma sürecinin devam ettiğini belirten Fidan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın teknik düzeyde görüşmeler gerçekleştirdiğini söyledi.

Fidan, genel karargahın yapısı ve hangi birimde kaç kişinin görev alacağı gibi konuların görüşüldüğünü belirterek sürecin tamamlanmak üzere olduğunu ifade etti.

“Amacımız Mekke İttifakı’nı genişletmek. Bundan sonra atılacak adımlar daha somut olacak” diyen Fidan, Suudi Arabistan’ın hem güneyden hem kuzeyden vurulmasını ve Irak’ta konuşlu saldırganlar tarafından hedef alınmasını kabul edilebilir bulmadıklarını söyledi.

Yemen sorununun uzun süredir devam ettiğini belirten Fidan, çeşitli şekillerde ve formlarda yaşanan sorunun kuzeyden ve güneyden kuşatmaya, kritik altyapının imha edilmesine ve yalnızca Suudi Arabistan’a değil bölgeye zarar vermeye yönelik bir faaliyete dönüşmesi durumunda buna tepkisiz kalınamayacağını ifade etti.

Fidan, “Biz Mekke İttifakı’nın ruhuna uygun olarak davranıyoruz. Suudilerin yanında olduğumuzu zaten açıkladık. İlgili diğer taraflara da gerekli mesajları verdik. Bir dayanışma içerisindeyiz” dedi.

Fidan’dan Yunanistan’a adaların silahlandırılması mesajı

Yunanistan’ın bölgeyi istikrarsızlaştırmak ve kaosa sürüklemek isteyenlerin oyuncağı olmasını istemediklerini belirten Fidan, Türkiye’nin Yunanistan ile iyi komşuluk ilişkileri içerisinde olmak istediğini söyledi.

Güvenlikle ilgili yanlış anlaşılmaların önüne geçilmesi gerektiğini belirten Fidan, Türkiye’nin bazı adaların silahlandırılması konusunda ciddi hassasiyetinin bulunduğunu ifade etti.

Fidan, “Özellikle silahsız statüsü olan adaların silahlandırılması bizim için tehdit” dedi.

Yunanistan’da seçim sürecinin de bulunduğunu belirten Fidan, Yunan siyasetinde Türkiye aleyhtarlığının tarihsel olarak yaygın olduğunu söyledi.

Uluslararası antlaşmalarla gayriaskeri statü altına alınan ve bu statünün korunması gerektiğini belirttiği adalarda Yunanistan’ın ahdi yükümlülüklerine aykırı bazı girişimlerde bulunduğunu savunan Fidan, bunun yeni bir durum olmadığını söyledi.

Fidan, söz konusu meselenin 1960’lardan bu yana yaşanan ve birbiriyle bağlantılı Ege sorunlarının önemli bir boyutunu oluşturduğunu belirtti.

Türkiye’nin 1960’lardan bu yana gerekli tepkileri ortaya koyduğunu ifade eden Fidan, ikili kanallardan Yunanistan’a uyarı ve itirazların yapıldığını, konu NATO’da gündeme geldiğinde Türkiye’nin pozisyonunu ortaya koyduğunu ve konunun Birleşmiş Milletler’e de taşındığını söyledi.

Fidan, “Komşumuz ve müttefikimiz Yunanistan’ı müttefiklik ruhuyla uyumlu, daha olgun bir şekilde ahdi yükümlülüklerinin gereğini yerine getirmeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Bölgede güvenlik alanında çok sayıda sınama bulunduğunu belirten Fidan, “Çevremizde güvenlik alanında bu kadar sınama varken Yunanistan bunlara bir yenisini eklememeli” dedi.

Fidan, son dönemde sorunları çözmeye yönelik başlatılan olumlu atmosferin ve ruhun artırılarak devam ettirilmesi gerektiğini de söyledi.

S-400 görüşmeleri sürüyor

S-400 konusuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Fidan, ilgili tüm ülkeler arasında teknik müzakerelerin devam ettiğini belirtti.

Fidan, S-400 ile ilgili görüşmelerin sürdüğünü ve konuya ilişkin teknik müzakerelerin ilgili tüm ülkeler arasında devam ettiğini kaydetti.

Diyarbakır’da “Terörsüz Türkiye” değerlendirmesi

Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği Diyarbakır ziyaretine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Fidan, ziyaret sırasında “Terörsüz Türkiye” sürecinin çok büyük bir kabul gördüğünü gözlemlediklerini belirtti.

Fidan, “Terörsüz Türkiye’nin ortaya koyduğu hedefin benimsendiğini gözlemledik” dedi.

Ziyaret kapsamında çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve farklı siyasi görüşlere mensup insanlarla bir araya geldiklerini belirten Fidan, örgütün silah bırakmayı deklare etmiş olmasının toplum tabanında büyük bir memnuniyet oluşturduğunu ifade etti.

Fidan, artık sorunların silahsız tartışılması konusunda bir anlayış oluştuğunu ve ekonomik konular ile kalkınmanın ön plana çıkmasının istendiğini söyledi.

Bölgenin sanayisinin nasıl geliştirileceği, altyapı konusunda hangi adımların atılması gerektiği, nerelere sınır kapısı yapılması gerektiği ve komşu ülkelerle ticaretin nasıl artırılacağı gibi konuların toplantılarda ele alındığını belirten Fidan, bu başlıkların bölgenin geleceği açısından görüşüldüğünü aktardı.

Fidan, “5-6 yıldır zaten bir silahlı konu yok ortalıkta. Ama bunun kalıcı olarak bitecek olması, büyük yatırımların korkusuzca oraya gelmesini temin edecek” ifadelerini kullandı.

İnsanların özellikle kimlik inkârının AK Parti ile birlikte kalkmış olmasını önemsediğini belirten Fidan, Eylül 2013’teki Demokratikleşme Paketi ile Türkiye’de seçmeli dilin önünün açılmasının ardından Kürtlerin problem alanı olarak ifade ettiği kimlik inkârı meselesinin çözüldüğünü söyledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız