Eskişehir Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Recep Şen, derneğin kuruluş tarihinin 1972’ye dayandığını söyleyerek “1940'lardan beri Halkevi olarak faaliyetlerimiz başladı. Kırım Tatar kültürünü yaşatmaya ve bir sonraki kuşaklara aktarmaya devam ediyoruz. Kırım Tatar kültürünü de Eskişehir'den tüm dünyaya duyurmaya çalışıyoruz. 15 günde bir kültürel, tarihsel, sosyal konferanslar yapıyoruz.
“Aslında Farklı Bir Kültür Değil”
Kırım Tatar kültürünün Anadolu kültürüne oldukça yakın olduğunu söyleyen Şen, “Kırım Tatarları dediğimizde farklı bir kültüre sahip bir topluluk değiliz. Kırım aynı zamanda Türk dünyasında hem Oğuz hem Kıpçak özelliği taşıyan tek coğrafyadır. Kültür farklı bir kültür değil ama tabii ki Anadolu kültürüyle de biz yoğrulduk, çünkü 200 yıldır buradayız” dedi.
“Kültürler Yok Olmaya Başladı”
Köyden kente göç ile birlikte modernelşemenin etkisiyle kültürlerin yok olmaya başladığını söyleyen Şen, “Çok şükür ki biz kültürümüzü özellikle köylerimizde hâlâ dilimizle, mutfağımızla, sosyal yaşantımızla, folklorumuzla yaşatmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Herkesi Ekibimize Bekliyoruz”
Kırım Tatar kültüründe halk oyunları ekibinin eğitmenliğini yapan Dinara Ametova, ekibin iki yıldır faaliyet gösterdiğini söyledi. Eğitmen Dinara, “Ekibimiz yaklaşık 20 kişiden oluşur. Gittikçe bu sayımız artıyor. Herkesi memnuniyetle bekliyoruz ekibimize” cümlelerini kullandı.

Geleneksel danslarına değinen Ametova, “Üç tane geleneksel dansımız var, bir tane de modern koreografiyle oluşturulmuş bir dansımız var. Geleneksel danslarımızın arasında; Ağır Hava ve Haytarma, Bahçesaray Haytarması ve Kız Dansımız yer alıyor. İnsanlara danslarımızı aktarmaya çalışıyoruz.
Halk oyunlarında giydikleri Kırım kültürünü yansıtan kostümlerin üzerindeki her bir desenin birer anlamı olduğuna değinen Ametova, “Kostümlerin rengi bile bir anlam taşıyor ama nakışlar konusuna gelirsek en belirgin nar, doğurganlık anlamına geliyor. Diğerleri de zarafet anlamı taşıyor” dedi.

"Bizim Kültürümüzü Temsil Etmek Benim Elimde”
Ametova, Kırım kültürünü yaşatmaya devam edeceklerini aktararak “Amacımız, mirasımızı ve kimliğimizi gençlere aktarmaktır Çünkü Eskişehir'de yüksek sayıda Kırım Tatarı yaşamaktadır. Onlara bizim kültürümüzü, bizim dansımızı, yemeklerimizi aktarmak ve göstermek bizim elimizdedir. Ben Kırım'dan geliyorum ve bence bizim kültürümüzü temsil etmek benim elimde” konuşmasını sonlandırdı.





