Çarşamba sabahı ekranlara düşen "ateşkes" manşetleri, Kapalıçarşı'dan Wall Street'e kadar her masada farklı okundu. Piyasalar ilk etapta derin bir nefes aldı. Altın yüzde 3'e yakın bir sıçrama yaparken, petrol cephesinde yüzde 17'lik sert bir çöküş izledik. İlk tepki kusursuzdu. Ama Manşet Ankara ekonomi masası olarak küresel okumalarda hep vurguladığımız o acı gerçek yine yüzümüze çarptı: Orta Doğu'da hiçbir imza, mürekkebi kurumadan güvende değildir! İsrail'in anlaşmayı sabote eden hamleleri, Lübnan'ın denklem dışı kaldığının açıklanması ve İran'ın ara ara verdiği karşılıklar... Tüm bu kaos, o "iyiyimser" ilk tepkiyi silip süpürdü ve yerini derin bir fırtınaya bıraktı.

İşin içine ABD Başkanı Donald Trump girince küresel finans algoritmaları tamamen çöküyor. Neden mi? Çünkü dün geceden beri yaptığı askeri müdahale imaları, yatırımcının masasına adeta el bombası gibi düştü.

2024 yılında "dünya barışı" vadeden, Ukrayna'daki savaşı bitireceğini, faiz ve doları düşüreceğini söyleyen bir liderden eser yok bugün. Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Şirin Sarı'nın analizinde altını kalın çizgilerle çizdiği nokta tam da bu: Karşımızda öngörülemez, güven vermeyen bir Washington yönetimi var. Haliyle küresel sermaye, açılan bu yeni cepheler karşısında tedirgin. Yatırımcı, güvenli liman olarak portföyüne altını eklemişti ancak son dalgalanmalar moralleri fena bozdu.

Bireysel yatırımcı ekran başında "Düşüyor mu, nakde mi geçeyim?" paniği yaşarken, asıl büyük oyun arka planda dönüyor. Şirin Sarı'nın dikkat çektiği çok çarpıcı bir jeopolitik veri var masada.

ABD dışındaki merkez bankaları, yılın başından beri sessiz sedasız devasa altın rezervleri biriktiriyor. Çin, Kazakistan ve Polonya başı çekiyor. Bu ne anlama geliyor? Dolar hegemonyasından kaçışın, dolar dışı varlıklara yönelimin en net fotoğrafı bu. Büyük balıklar doları terk edip altına demir atarken, küçük yatırımcının panik satışları piyasadaki yön arayışını daha da karmaşıklaştırıyor.

Şu an tabelalara baktığımızda gram altını 6800-6900 TL bandında sıkışmış bir halde görüyoruz. Dün test edilen 7000 TL zirvesi neden tutunamadı?

Burada iki temel dinamik çalışıyor. Birincisi; Körfez'de savaşın uzama ihtimali, bölge ülkelerinin devasa savaş faturalarını ödemek için altın satabileceği dedikodularını tetikliyor ve bu durum fiyatları baskılıyor. İkincisi ise tamamen mevsimsel. Yaz döneminin gelmesiyle nakit ihtiyaçları tatil, gayrimenkul veya otomotiv gibi farklı alanlara kaydı. Sarı'nın da ifade ettiği gibi, altın beklenen o devasa bireysel talebi tam olarak göremedi. Gorseydi, o 7000 liralık zirveden bu kadar çabuk geri dönmezdi.

Ekranları Kapatmayın, Oyun Yeni Başlıyor
Ons altında net bir yön yok, gram altında bekleyiş sürüyor. Ekranlardaki kırmızı oklara bakıp paniğe kapılmak veya anlık kararlarla pozisyon kapatmak şu an yapılabilecek en büyük hata. Jeopolitik fay hatları bu kadar hararetliyken ve Trump gibi öngörülemez bir aktör sahadayken, altın sadece bir emtia değil, aynı zamanda küresel krizlerin sigorta poliçesidir.

Yorumlar (1)
Editör Hakkında