Ekranlarda günlerdir dönüp duran yasa tasarısı nihayet Genel Kurul'dan geçerek yasalaştı. Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ'ın yönettiği o kritik oturumda ekonomiye dair can alıcı maddeler birbiri ardına onaylandı. Özellikle yıllardır otomobil bayilerinin kapısından eli boş dönen, ağır ortopedik engeli nedeniyle direksiyon başına geçmesi tıbben mümkün olmayan vatandaşların feryadı duyuldu. Yeni Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) düzenlemesi, barındırdığı o ince detaylarla binlerce ailenin hayatını kolaylaştırmaya hazırlanıyor.

Eski sistemi hatırlayın. Bir engelli vatandaşın ÖTV muafiyetinden faydalanabilmesi için o aracı bizzat kullanabileceğini kanıtlayan bir sürücü belgesine sahip olması şart koşuluyordu. Engeli çok ağır olan ve ehliyet alamayan bireyler ise bu haktan tamamen mahrumdu.

İşte kabul edilen yeni madde, bu derin adaletsizliğe neşter vurdu. Engel oranı yüzde 40 ve üzerinde olan, ancak bu bedensel engeli sebebiyle "ehliyet alamayacağı kesinleşen" ortopedik engelli bireyler artık kanun kapsamındaki araçları vergisiz alabilecek. Ailelerin ulaşım çilesini bitirecek bu hak, suistimalleri önlemek adına 10 yılda bir defaya mahsus olarak kullandırılacak.

Araç piyasasını rahatlatan Meclis, lüks tüketimde ise kemerleri sıktı. Aynı kanun teklifi içerisinde kabul edilen bir diğer maddeyle, kıymetli taşlara yönelik vergi dilimi sil baştan yazıldı. İnci, elmas ve diğer değerli taşlardan yapılan eşyalar için ÖTV oranı net yüzde 20 olarak belirlendi. Lüks mücevherat piyasasını yakından ilgilendiren bu keskin artış, düzenlemenin yayımını izleyen ikinci ayın başında etiketlere doğrudan yansıyacak.

Gelelim işin en çok konuşulan, en çok manipüle edilen kısmına: Emekliler. Sosyal medyada günlerdir "Emekliye ÖTV kalktı, bayilere koşun!" tarzında yayılan asılsız haberler, vatandaşın aklını fena halde karıştırmış durumda.

Durumu en net haliyle özetleyelim: Emeklilere ÖTV'den muaf araç alma imkânı sağlayacak olan kanun teklifi şu an hala Meclis komisyonunda bekliyor. Görüşmeler tamamlanmadı. Ufukta bu yasanın hemen yarın çıkacağına dair somut bir emare de yok.

Neden mi? Basit bir matematik hesabı yapalım. Türkiye'de şu an yaklaşık 17 milyon emekli var. Yıllık sıfır araç satışı ise en iyi ihtimalle 1,3 milyon seviyesinde. Böylesine devasa bir talebin aniden piyasaya sürülmesi, sadece sıfır araç bulmayı imkansızlaştırmakla kalmaz; ikinci el piyasasında tam bir kaosa ve geçmiş yıllarda acı tecrübelerle gördüğümüz o karanlık karaborsacılığa zemin hazırlar.

Yerli Üretim Şartı: O Masadaki İhtimaller
Şayet bu zorlu yasa bir gün komisyondan geçip onaylanırsa, masadaki en güçlü şart "en az yüzde 40 yerli üretim" zorunluluğu. Bu da demek oluyor ki, emeklilerin yönelebileceği araç havuzu oldukça kısıtlı kalacak. Kulislerde adı geçen o muhtemel modeller ise şunlar:

Togg: T10X ve T10F

Fiat: Egea Sedan ve Egea Cross

Renault: Clio, Megane Sedan ve Duster

Toyota: Corolla, Corolla Hybrid ve C-HR

Hyundai: i20 ve Bayon

Yorumlar
Editör Hakkında