Sağlıkta "özel" hizmet almanın bedeli her geçen gün ağırlaşırken, kapalı kapılar ardında kesilen astronomik faturalara nihayet çok sert bir fren geldi. Geçtiğimiz günlerde yaşanan ve KDK'nın masasına uzanan o çarpıcı olay, özel sağlık kuruluşlarında ameliyat masasına yatan herkesin cebini doğrudan ilgilendiriyor.

Olayın kahramanı, şiddetli ağrılarından kurtulmak için özel bir hastanenin yolunu tutan ve bel fıtığı ameliyatı olan bir vatandaş. Operasyon sonrası vezneye yanaştığında karşısına çıkan fatura tam 73 bin liraydı. Dile kolay. Üstelik bu rakama ameliyat öncesi yapılan o uzun tetkik listesi dahil bile değildi. Parayı ödeyip sağlığına kavuşan vatandaş, eve döndüğünde küçük bir merakın peşinden giderek e-Devlet üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) dökümlerini inceledi. Ekranda, geçirdiği o ağır operasyon için SGK'nın hastaneye 19 bin 180 lira ödeme yaptığı yazıyordu. Aradaki o devasa uçurumu gören vatandaş, "Benden yasal sınırların üzerinde para alındı" diyerek soluğu Kamu Denetçiliği Kurumu'nda aldı.

Şikayet üzerine derhal inceleme başlatan KDK, iddiaların odağındaki özel hastaneden resmi bir savunma istedi. Hastane yönetiminin gönderdiği cevap yazısı ise sektördeki o bilindik taktiğin kağıda dökülmüş haliydi.

Yönetim; hastanın özel sağlık hizmetlerinden kendi isteğiyle faydalandığını, önüne konulan evrakları imzalayarak çıkacak olan ücret farkını peşinen kabul ettiğini iddia etti. Kısacası, "Biz zorla almadık, imza attı, parayı geri veremeyiz" diyorlardı.

İşin asıl çarpıcı ve sistemdeki o devasa deliği gözler önüne seren kısmı SGK'dan gelen yazıyla ortaya çıktı.

SGK, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) hükümlerini hatırlatarak çok net bir sınır çizdi: Bir özel hastane, SGK'nın ödediği tutarın en fazla iki katı kadar ilave ücret talep edebilir. Yapılan hesaplamalara göre vatandaştan yasal sınırın tam 34 bin 638 lira üzerinde haksız bir tahsilat yapılmıştı. Ancak SGK'nın yazısındaki o son cümle adeta saç baş yoldurdu. Kurum, söz konusu hastane ile imzalanan 'Afiliye Üniversitesi Protokolü'nde herhangi bir cezai yaptırım maddesi bulunmadığını, bu yüzden hastane mevzuatı çiğnese bile ceza kesemediklerini ve ücretin iadesini sağlayamadıklarını itiraf etti.

Sistemdeki boşluklardan faydalanarak vatandaşı mağdur eden bu tabloya son noktayı Kamu Denetçiliği Kurumu koydu.

"Rıza var" savunmasını elinin tersiyle iten KDK, başvurucuyu sonuna kadar haklı buldu. Verilen emsal kararda; hastanın "sağlık hakkı ile vücut bütünlüğünün korunması hakkına" ölçüsüz bir müdahalede bulunulduğu, SGK'nın yaptırım uygulamamasının hastayı katlanılamaz bir külfetin altına soktuğu kalın harflerle vurgulandı. KDK, haksız yere alınan o 34 bin 638 liranın, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte kuruşu kuruşuna vatandaşa iade edilmesine karar verdi.

Ayrıca kurum, SGK'ya da çok sert bir uyarıda bulunarak, bundan sonra özel hastanelerle yapılacak sözleşmelere mutlaka 'caydırıcı ve koruyucu yaptırım maddeleri' eklenmesini tavsiye etti.

Yorumlar
Editör Hakkında