Aylardır çarşı pazardaki yangınla boğuşan milyonlarca emeklinin gözü kulağı bankalardan gelecek ek gelir fırsatlarındaydı. A Para canlı yayınında gündemi sarsan açıklamalara imza atan ekonomi gazetecisi Faruk Erdem, 2026'nın Nisan ayı itibarıyla promosyon savaşlarında yepyeni bir evreye, yani "paket dönemine" geçildiğini duyurdu. Sadece maaşını taşıyana verilen standart ödemelerin devri kapandı. SGK'nın belirlediği taban rakamların çok üzerine çıkan özel bankalar, yeni müşteri kapabilmek ve mevcutları ellerinde tutabilmek adına akılalmaz rakamları masaya sürmeye başladı.
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun bankalar için belirlediği alt limit aslında 5 bin ile 12 bin lira arasında değişiyor. Fakat serbest piyasa koşullarında üst sınır yok.
Faruk Erdem'in sektör kulislerinden aktardığı son bilgilere göre, bankalar 3 yıllık taahhüt karşılığında verdikleri saf nakit promosyon tutarını 50 bin lira seviyelerine kadar tırmandırdı. Asıl sürpriz ise paketin ikinci yarısında gizli. Nakit ödemenin yanına bir de anında onaylı 50 bin liralık "faizsiz kredi" seçeneği ekleniyor. Her iki avantajı da kullanan bir emeklinin cebine giren ve o anki nakit ihtiyacını çözen toplam ekonomik fayda tam 100 bin lirayı buluyor. Faizlerin bu denli yüksek olduğu bir piyasa koşulunda, 50 bin liralık sıfır faizli bir can suyu emekli için adeta piyango niteliği taşıyor.
Peki bankalar neden nisan ayında bir anda bu kadar agresifleşti? Cevap, takvim yapraklarında saklı.
Hatırlanacağı üzere Türkiye'de Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) yasasının çıkmasıyla birlikte, yaklaşık 2 milyon vatandaş ilk maaşlarını 2023 yılının Nisan ayında cebine koymuştu. O dönem atılan 3 yıllık banka promosyon taahhütlerinin süresi tam da bu günlerde, yani Nisan 2026 itibarıyla resmen doluyor! Milyonlarca taze emekli artık özgür. İlk maaş tarihlerinden bu yana 3 koca yıl geçtiği için, şimdi elleri çok daha güçlü bir şekilde masaya oturup bu yeni 100 bin liralık paketlerle sözleşme yenileyebilecekler.
Dile kolay, 100 bin liralık bir paketten söz ediyoruz. Fakat bankalar bu parayı kimseye karşılıksız bir iyilik olarak dağıtmıyor.
Erdem'in üzerine basa basa uyardığı en kritik nokta burası. Yüksek promosyon rakamlarının altında oldukça bağlayıcı şartlar yatıyor. Promosyon sözleşmelerinin o ince puntolu satırlarında; "Bana 3 tane otomatik fatura talimatı vereceksin", "Kredi kartımdan her ay şu kadar harcama yapacaksın" veya "Bana bankamıza geçecek başka bir emekli arkadaşını getireceksin" gibi ağır şartlar bulunabiliyor. Özellikle dijital okuryazarlığı düşük olan vatandaşlar, mobil bankacılık üzerinden ekrana çıkan teklife "Hızlıca Onayla" diyerek geçtiklerinde, ilerleyen aylarda kesintilerle veya taahhüt ihlalleriyle yüzleşip büyük sıkıntılar yaşayabiliyor.
Bankanız Gitmenize İzin Vermiyor Mu? Haklarınızı Bilin!
Sistem aslında emekliden yana. Bir bankayla sözleşme yapmış olsanız bile 3 yıl o bankada esir kalmak zorunda değilsiniz. İçeride kalan sürenizin promosyon tutarını iade ederek, size daha yüksek ve cazip bir paket sunan başka bir bankaya saniyeler içinde geçiş yapabilirsiniz.
Bazı şube çalışanları "Sizin bizde devam eden krediniz var, maaşınızı başka bankaya taşıyamazsınız" diyerek ayak direyebiliyor. Ancak Yargıtay ve Tüketici Hakem Heyetleri bu konuda son derece net: Kredi borcu ayrıdır, maaş hesabı ayrıdır. Emekli istediği an maaşını dilediği kuruma taşıma özgürlüğüne sahiptir. Üstelik bu kıyasıya promosyon yarışından sadece yaşlılık aylığı alanlar değil; dul ve yetim aylığı alanlar, gaziler ve şehit yakınları da SGK'dan banka aracılığıyla ödenek aldıkları sürece son kuruşuna kadar yararlanma hakkına sahip.