Yatırım dünyasının rotası, iklim krizinin acımasız gerçekleriyle birlikte tamamen farklı bir yöne kırılıyor. Bugüne kadar zenginliğin ve güvenli limanın sembolü olan altın, ya da son yılların dijital çılgınlığı Bitcoin... Hepsi tahtını devretmeye hazırlanıyor. Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, katıldığı bir yayında sadece cüzdanlarımıza değil, hayatta kalma mücadelemize de ayna tutan tüyler ürpertici bir tablo çizdi. Usta isme göre çok da uzak olmayan bir gelecekte, tam olarak 2027 yılında, bir bardak "Su" petrolle, altınla ve kripto paralarla yarışır hale gelecek.
Özellikle Ankara'nın o kavurucu yaz sıcaklarında barajların nasıl hızla kuruduğuna bizzat şahit olan Başkentliler için bu tehlike aslında hiç de uzak değil. Yılın ilk çeyreğinde yurt genelinde etkili olan bereketli yağışlar yüzleri güldürse de, İslam Memiş bu durumun kalıcı bir rehavete yol açmaması gerektiği konusunda oldukça net.
"Yılın ilk çeyreğinde hamdolsun güzel bir yağmur gördük" diyen Memiş, o kritik soruyu soruyor: "Barajlardaki doluluk oranları artıyor ama ne zamana kadar? Şimdilik! Yarın nasıl bir küresel ısınmayla karşı karşıya kalacağız bilmiyoruz. Yaz aylarında sıcaklığa bağlı buharlaşmayla o suların nasıl yok olacağını önümüzdeki dönemde acı bir şekilde göreceğiz." Doğanın bize sunduğu bu geçici kredinin, hızla tükenen bir sermaye olduğuna dikkat çekiliyor.
İşin asıl çarpıcı boyutu ise devletlerin bu yakıcı kriz karşısında alacağı radikal önlemlerde gizli. Memiş'in kulisleri ve küresel vizyonu harmanlayarak ortaya koyduğu iddiaya göre; 2027 yılı dünya genelinde bir "Su Devrimi"ne sahne olacak.
Altyapısı şimdiden sessiz sedasız hazırlanan bu yeni devasa yasal düzenlemelerle birlikte, su kullanımı üzerindeki devlet tekelinin inanılmaz boyutlara ulaşması bekleniyor. "Herkes kuyu sularını veya normal suları kafasına göre harcayamayacak" diyen uzman isim, vahşi tarımsal sulamaların, kaçak kuyuların ve limitsiz su israfının çok ağır cezai yaptırımlara bağlanacağının sinyalini veriyor.
Ve geldik yatırımcının kulağını en çok kabarttığı o kırılma noktasına. Su, sadece çeşmeden akan bir yaşam kaynağı olmaktan çıkıp, Wall Street'ten Borsa İstanbul'a kadar tüm ekranlarda alınıp satılan ticari bir emtiaya dönüşüyor!
Memiş bu distopik ama bir o kadar da gerçekçi geleceği şu vurucu sözlerle özetliyor: "Özellikle su, bence 2027 yılında bir emtia piyasasına dâhil olacak. Suyu aynı petrol gibi grafikleri olan, alım-satımı yapılan bir yatırım piyasası hâline getireceklerini düşünüyorum." Suyu "Geleceğin Bitcoin'i" ve "Geleceğin Altını" olarak nitelendiren bu açıklama, akıllı paranın rotasını şimdiden çiziyor. Önümüzdeki birkaç yıl içinde su teknolojileri üreten firmalar, deniz suyunu arıtan devasa tesisler ve su hisseleri borsaların en çok kazandıran, en popüler araçları arasına girecek gibi görünüyor.
NOT:YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR