1967 yılından bu yana o masada oturan, küresel enerji dengelerini belirleyen devasa bir aktör masayı devirdi. Birleşik Arap Emirlikleri devlet medyasının son dakika koduyla geçtiği ayrılık açıklaması, uluslararası borsalarda adeta deprem etkisi yarattı. BAE, küresel petrol arzını kontrol eden OPEC'ten fiilen çekiliyor.
Kararın piyasalara düşmesiyle birlikte zaten haftalardır diken üstünde olan enerji sektörü anında tepki verdi. Brent petrolün varil fiyatı saat 16.00 itibarıyla yüzde 2,7'lik sert bir prim yaparak 105 dolar sınırına fırladı. Akaryakıt pompalarındaki olası yangının ilk kıvılcımı çoktan atılmış oldu.
Neden şimdi? Ne oldu da Suudi Arabistan ve Irak'ın ardından örgütün en büyük üçüncü üreticisi konumundaki BAE gemileri yaktı?
Aslında perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. Brent petrolün 100-110 dolar gibi ateşten bir bantta seyrettiği, arz kıtlığının tüm dünyayı boğduğu bir ortamda, OPEC'in dayattığı o katı üretim kotaları Abu Dabi'nin elini kolunu bağlıyordu. Ülkenin devasa üretim kapasitesi ve yeni sahalara olan yatırım iştahı, masadaki ortak kararlarla frenleniyordu.
BAE Enerji ve Altyapı Bakanlığı'nın yaptığı diplomatik ama tavizsiz açıklama da bu durumu net bir şekilde doğruluyor. Ülke, uzun vadeli stratejik vizyonuna ve değişen enerji profiline odaklanmak istiyor. Kendi yurt içi üretim yatırımlarını hızlandırmak ve başkalarının çizdiği sınırlardan kurtulup kendi göbeğini kendi kesmek... Alınan kararın tam çevirisi aslında bu.
BAE, bu dramatik ayrılığın faturasının tüm dünya ekonomilerine kesilmemesi için de oldukça temkinli bir dil kullanmayı ihmal etmedi. Resmi metinde, piyasaya ilave üretimin "kademeli ve ölçülü" bir şekilde, talebe uyumlu olarak sunulacağının altı çizildi. Yani "Ben masadan kalktım ama petrol vanalarını kontrolsüzce açıp piyasayı kaosa sürüklemeyeceğim" mesajı veriliyor.
Dahası, bu hamlenin sadece kara altına odaklı olmadığı; doğal gaz, yenilenebilir enerji ve düşük karbonlu projelere olan milyarlarca dolarlık yatırımların da kesintisiz süreceği vurgulanıyor.
İşin en can alıcı noktasına gelirsek... BAE'nin bu gidişi, OPEC için sadece günlük birkaç milyon varillik bir fiziksel kayıp demek değil. Bu kırılma, Körfez'deki o sarsılmaz sanılan diplomatik birliğin ve kartelin küresel fiyat belirleme gücünün tam kalbinden vurulması anlamına geliyor. Uzmanların bu kopuşu "ağır bir darbe" olarak yorumlaması kesinlikle tesadüf değil.