Çarşı pazarın ateşi sönmek bilmezken, gözler yine Ankara'ya çevrildi. Ocak ayında yüzde 12,19'luk kök maaş zammının üzerine yapılan ek düzenlemeyle en düşük emekli maaşı 18 bin 939 liradan 20 bin lira sınırına çekilmiş, böylece yüzde 18,4 oranında bir artış sağlanmıştı. Ancak market raflarındaki etiketler her hafta değişirken, emeklinin o 20 bin lirası da aydan aya erimeye devam ediyor.
Bugün (3 Nisan) TÜİK tarafından paylaşılan Mart ayı verileri, Temmuz ayında yapılacak olan o büyük maaş güncellemesinin tam yarısını, yani ilk 3 aylık dilimini kesinleştirmiş oldu. Artık masadaki rakamlar çok daha net.
İşin matematiği aslında oldukça açık. Emekli maaşlarındaki o kritik altı aylık zammın yapıtaşları birer birer yerine oturuyor.
Ocak ayında yüzde 4,84, Şubat ayında ise yüzde 2,96 olarak hesaplanan enflasyonun ardından, bugün açıklanan Mart ayı aylık enflasyon oranı yüzde 1,94 (yıllık bazda yüzde 30,87) olarak kayıtlara geçti. Tüm bu verileri alt alta koyduğumuzda, SSK ve Bağ-Kur emeklisinin cebine girmesi kesinleşen 3 aylık kümülatif enflasyon farkı tam yüzde 10,04 oldu.
Bu ne anlama geliyor? Önümüzdeki Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında enflasyon mucizevi bir şekilde "sıfır" dahi çıksa, o yüzde 10,04'lük zam oranı emeklinin cebinde garanti.
Gelelim o en çok merak edilen hesaba. Kesinleşen bu yüzde 10,04'lük 3 aylık veriyi mevcut maaşlara uyguladığımızda ortaya çıkan tablo, Temmuz zammının sadece bir fragmanı niteliğinde.
Eğer şu an en düşük limit olan 20.000 TL maaş alıyorsanız, bugünkü verilerle maaşınız şimdiden 22.008 TL'ye ulaşmış durumda.
Mevcut maaşı 25.000 TL olan bir vatandaşın yeni rakamı 27.510 TL'ye fırlarken; 30.000 TL seviyesinde maaş alan bir emeklinin Temmuz ayındaki kazancı şimdiden 33.012 TL'ye garantilendi.
Memur ve memur emeklileri için de durum farksız; onların da yüzde 11'lik toplu sözleşme zammına eklenecek enflasyon farkı şimdiden şekillenmeye başladı.
Açlık ve yoksulluk sınırının her ay sarsıcı yeni bir rekor kırdığı, temel gıda maddelerine ulaşmanın giderek zorlaştığı bu günlerde, masada biriken bu yüzde 10'luk oran emeklinin mutfağındaki yangını söndürmeye yetecek mi?
Temmuz ayına kadar açıklanacak üç aylık veri daha var. Ancak sokağın gerçeği ile TÜİK'in rakamları arasındaki o meşhur makas, vatandaşın en büyük kaygısı olmaya devam ediyor.