Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl, Eskişehir’de son dönemde gündeme gelen Barlar Sokağı tartışmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bingöl, konunun yalnızca Barlar Sokağı üzerinden ele alınmasının doğru olmadığını belirterek, meselenin bütün boyutlarıyla sosyolojik olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bingöl, gençlerin neden Barlar Sokağı’na yöneldiğinin ortaya konulması gerektiğini ifade ederek, bunun gençlerin geleceklerini inşa etme konusunda yaşadıkları sorunlardan mı yoksa başka sebeplerden mi kaynaklandığının araştırılması gerektiğini kaydetti.
“Önce gençlerin sorunlarını ortadan kaldırmak gerekiyor”
Gençlere önem verdiklerini vurgulayan Bingöl, Saadet Partisi’nin temel dünya görüşünde “Önce ahlak ve maneviyat” anlayışının bulunduğunu söyledi. Bir ülkenin esas gücünün imanlı gençler olduğunu ifade eden Bingöl, üniversiteyi bitirdiği halde iş bulamayan, ailesinden kopan veya gelecek arayışı içerisinde olan gençlerin de bulunduğuna dikkat çekti.
Bingöl, bu boyutlar dikkate alınmadan yalnızca “Kapatacağız” veya “Kapatılmalıdır” denilmesinin farklı sonuçlar doğurabileceğini belirterek, öncelikle gençlerin söz konusu bölgeye yönelmesine neden olan sebeplerin ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi.
Mekânsal olarak bazı değişikliklerin yapılabileceğini daha önce de ifade ettiğini aktaran Bingöl, özellikle emniyet güçlerinin bölgede meydana gelen olaylarla ilgili çalışma yürütüp yürütmediğinin ve bölgede neler yaşandığının Eskişehir kamuoyu tarafından bilinmesi gerektiğini dile getirdi.
“İkinci bir Barlar Sokağı açacağım denilmişti”
Bingöl, 2004 yılında Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğunu hatırlatarak, o dönemde AK Partili Büyükşehir Belediye Başkan adayının “Ben seçilirsem ikinci bir Barlar Sokağı açacağım” ifadesini kullandığını söyledi. Bingöl, bu açıklamanın hâlâ ortada olduğunu belirterek, konunun değerlendirilmesinde bunun da dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Gençleri önemsediklerini yineleyen Bingöl, adalet ve hukukun rafa kaldırılması halinde ekonominin bozulacağını, ekonominin bozulmasının ise ahlaki çöküntüyü beraberinde getireceğini savundu. Bingöl, bugün yaşananların bu sürecin sonuçlarından biri olduğunu düşündüğünü belirterek, bütün sorumluluğun gençlere yüklenmemesi gerektiğini söyledi.
Bingöl’den “13 Y” vurgusu
Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl, Barlar Sokağı tartışmasının gençlerin gelecek kaygıları ve ekonomik sorunlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.İçki yasağı veya başka idari kararlar getirmenin kolay olabileceğini ancak asıl meselenin mevcut tabloyu ortaya çıkaran sebepleri ortadan kaldırmak olduğunu ifade eden Bingöl, iktidarın yaklaşık 25 yıldır ülkeyi yönettiğini söyledi.
İktidarın “3 Y” söylemiyle göreve geldiğini belirten Bingöl, bugün ise “13 Y” olarak ifade ettiği bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu dile getirdi. Bingöl bu ifadeyi; yasaklar, yoksulluk, yolsuzluk, yorgunluk, adaletsizlik, yandaşlık, yanılgı, yüksek enflasyon, yüksek faiz, yüksek vergiler, yıpranmışlık ve yönetememe şeklinde sıraladı.
“Gençlerin geleceğe umutla bakması gerekiyor”
Hükümetin Eskişehir Barlar Sokağı ile ilgili yapacağı çalışmanın ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bingöl, öncelikle Türkiye’de insanların yarınlarına umutla bakabileceği bir ortam oluşturulması gerektiğini söyledi.
Böyle bir ortam sağlandığında bugün tartışılan birçok sorunun zaman içerisinde farklı bir noktaya gelebileceğini ifade eden Bingöl, gençlerin geleceğe umutla bakamadığını savundu.
İşsiz gençlerin bulunduğunu, iş bulanların önemli bir bölümünün ise asgari ücretle çalıştığını ve geçinemediğini belirten Bingöl, üniversite mezunu olduğu halde iş bulamayan insanların da bulunduğunu söyledi. Bu sorunların çözülmesi halinde Barlar Sokağı veya benzeri alternatif yerlerin zaman içerisinde bugünkü özelliğini kendiliğinden kaybedebileceğini ifade eden Bingöl, insanların esas mecralarına dönebileceğini düşündüğünü dile getirdi.
Bingöl’den ESOGÜ Hastanesi için yeni öneri
Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl, Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin yeniden yapılması yönündeki tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konunun uzmanlık alanı olduğunu belirten Bingöl, geçmişte yapılan binaların depreme dayanıklılığının her zaman tartışma konusu olduğunu söyledi.
Bingöl, bir binanın yıkılıp yeniden yapılmasının gündeme gelmesi halinde öncelikle maliyet analizi yapılması gerektiğini ifade etti. Güçlendirme maliyetinin binanın toplam maliyetinin yüzde 40’ını aşması durumunda binanın yıkılarak yeniden yapılmasının daha doğru olabileceğini belirten Bingöl, maliyetin yüzde 40’ın altında kalması halinde ise ekonomik açıdan güçlendirme yapılarak binanın kullanılmaya devam edilmesinin daha doğru bir tercih olduğunu dile getirdi.
“Henüz böyle bir maliyet analizi yapılmadı”
Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin mevcut binası için henüz böyle bir maliyet analizi yapılmadığını belirten Bingöl, bunun önemli bir konu olduğunu söyledi.
Binanın riskli olduğunu net şekilde ifade eden Bingöl, ekonomik gerekçeler açısından her riskli binanın doğrudan yıkılmasının doğru olmayacağını savundu. Bingöl, bütün değerlendirmelerin üzerinde insan hayatının bulunduğunu vurguladı.
Bingöl, hastanenin bulunduğu bölgede uygun bir arazi olduğunu belirterek, bu alana yeni bir hastane yapılmasını önerdi. Yeni hastanenin yüksek katlı olmaması gerektiğini ifade eden Bingöl, çevre dostu ve yatay mimarinin esas alındığı, alanın daha verimli kullanılacağı bir hastane yapılmasının doğru olacağını söyledi.
“Mevcut hastane güçlendirilerek kullanılabilir”
Mevcut hastane binasının ise kısmi güçlendirme çalışmalarıyla ayakta tutulabileceğini ve kullanılmaya devam edilebileceğini düşündüğünü belirten Bingöl, yeni atanan rektörü de ziyaret edeceklerini söyledi.
Bingöl, gerçekleştirecekleri ziyarette konuya ilişkin görüşlerini rektöre aktaracaklarını ifade etti.