Eskişehir Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İl Başkanı İsmail Candemir, “Terörsüz Türkiye” süreci, kent berberi ve kent lokantası tartışmaları ile yerel yönetimlerin hizmet öncelikleri hakkında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Parti programları kapsamında vatandaşla temasın artacağını belirten Candemir, hem siyasi sürece hem de Eskişehir’deki yerel yönetim uygulamalarına yönelik kapsamlı açıklamalar yaptı.
İsmail Candemir, son günlerde kamuoyunda sıkça tartışılan “kent berberi” ve “kent lokantası” uygulamalarının olduğundan fazla büyütüldüğünü belirterek, bu tür hizmetlerin popülist nitelik taşıdığını dile getirdi. Vatandaş buluşmalarının yoğun şekilde süreceğini ifade eden İl Başkanı Candemir, “Şu ana kadar tepkiyle karşılaşmadık, olumlu dönüşler alıyoruz. Bundan sonraki süreçte bu programlarımıza daha fazla yoğunlaşacağız” dedi.
“Bunlar Boş İşler”
Candemir açıklamalarının devamında şu ifadeleri kullandı:
"Şu ana kadar tepkiyle karşılaşmadık. Yani olumlu tepkiler alıyoruz. Bundan sonraki süreçte biraz daha fazla yoğunlaşarak bu programlar devam edecek. Hatta perşembe günü Han, Çifteler ve Mahmudiye programımız olacak. Ayın 22’sinde akşam Dadaşlar Derneği’nde programımız olacak. Şu ana kadarki süreç iyi diyor. Anlatıyoruz. Vatandaşın derdini dinliyoruz. Sormak istediği sorulara cevap vermeye uğraşıyoruz. Şu ana kadar bir sıkıntı yaşamadık. Tabiki. Genel Başkan bu çağrıyı ilk yaptığı günden bugüne kadar aynı noktadayız. Bu bir al-ver süreci değil, pazarlık süreç değil. Bu Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge sürecinde artık bir devlet projesi haline geldi. Her şey şeffaf biçimde yürüyor. Bu konuda her türlü soruya açığız. Ne yazık ki olayı başka yöne çekmek isteyenler var. Başka siyasi partiler var. Onların yanlışlıklarını dilimiz döndüğünce anlatmaya uğraşıyoruz. Şimdi sürece doğru düzgün bakmak lazım. Birincisi öncelikle Türkiye bir hukuk devleti. Hukukun dışında hiç olamaz. Selahattin Demirtaş serbest kalır ya da kalmaz. Bu hukuki bir süreç. Biliyorsunuz en son Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği bir karar var. Ve bununla alakalı Adalet Bakanlığı hukuka uygun bir karar verecektir. Serbest kalır kalmaz. Bu hukukun bileceği bir şey. Terörist başının serbest kalması noktasında ve biliyorsunuz Türkiye'de bunun için yasa değişikliği gerekiyor. E bunun için de parlamentonun bir karar alması gerekiyor. Bunlar hukuki meseleler. Çıkacak şudur budur yani nasıl çıkacak? Neye göre çıkacak? Mevcut yasalara göre şu anda çıkar bu ortalığı karıştırmak için söylenmiş sözler. Türkiye bir hukuk değildir. Kimse hukukun dışında davranamaz. Suç varsa ceza da var. Cezanın karşılığında verilen işte hükümler var. Bunlar sembolik olarak bireyler yani sonuçta işte eee kent berberi gibi olaylar embolik olarak yapılmış yani çok da fazla böyle büyütecek de bir şey yok. Hani bir tane kent berberi açmakla arkadaşların işleri bozulacak durmuyor. Yani piyasada bir sıkıntı var. Arkadaşların dertlerini biliyoruz. Sorunlarını anlıyoruz. Yakından da takip ediyoruz. Eee bunları göstermek şeyler çok da fazla aslında büyütülecek üzerinde konuşulacak şeyler de değil yani. Yani biz bunları ciddiye almıyoruz. Bunlar yani kentlerde ne olacak yani o ilişkiye iki tane berber koymuşsunuz işte kaç tane vatandaşız tıraş yapacak yani. Bunlar zaten popülizmin zirve yaptığı şeyler. Yani kent lokantası atıyorsunuz. Tamam açın. Aşevinde bedava dağıttığımız yemeği belirli bir sayısını, belirli bir ücret karşılığında veriyorsunuz. Bırakalım bu işleri. Biz gerçek gündemimize dönelim. Ekonomide sıkıntı var. Bunu toplumun tüm kesimleri kabul ediyor. Peki yerel yönetimlerin bu sıkıntıda payı yok mu? Yerel yönetimler, vatandaşın cebine para koyamaz. Ama yaptığı hizmetleri ucuz hale getirerek ya da ücretsiz hale getirerek gerekli katkılarda bulunuyor. Siz hiçbir şey yapmazsanız ondan sonra ihtiyaç var. Işte kent berberi açtık, şu yaptık bunu yaptık. Bunlar biz bunları geçelim. Biz Eskişehir'in gerçek problemine dönelim. Belediyenin öncelikle yapması gereken şeyler var. Onları yapsınlar diyor öncelikle. Kentsel dönüşümü gerçekleştirsin. Her ne kadar Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız kabul etmezse de çekilmez bir trafik var. Bununla alakalı ciddi adımlar atsın. Popülist adımlar değil. Ya da otopark problemimiz var. Bunlarla alakalı bunlar atsın. Bıraksınlar bu popülist işleri. Zaten evde yapa yapay yirmi beş, yirmi altı senedir Eskişehir’in nokta zaten belli yaşanmaz bir şehir haline geliyoruz. Hepimiz bu şehirde yaşıyoruz. Gerçek gündemimize dönelim biz. Eskişehir'deki biliyorsunuz yani tramvaylar Altyapı problemi var. E siz bunların hepsini bir kenara koyun. Kent lokantası açtık. Kent berberi açtık. Kent kasaba açtık. Et market açtık. Ya belediyenin işi bunlar değil. Belediyenin işi öncelikli işleri. Bakın yerel yönetimler çok farklı bir şeydir. İnsanın doğumundan ölümüne kadar hayatın tüm noktasına değen yönetimleridir. Siz bunlarla alakalı gerçek işlerinizi işi yapın. Popülist yaklaşımlardan vazgeçsin. Bunlarla vatandaşın gözünü boyayamazsınız yeter artık. Eskişehir'deki problemleri hepimiz yaşıyoruz, görüyoruz. Ama arkadaşlarım bambaşka bir dünyası var. Uyansınlar artık bir uykudan uyansınlar. Gerçek gündeme dönsünler. Zaten altyapı yatırımı uzun süredir yapılmıyor ki Eskişehir'de. Çok uzun yıllardır altyapıyla alakalı bir tane çalışma mı var? Bir tane alt geçit mi var? Bir tane üst geçit mi yapılmış? Bir tane bulvar mı açılmış? Trafiği rahatlatmak için ne yapılmış? Ya da kentsel dönüşümle alakalı hangi adım atılmış? Ne yapılmış? Bakın şimdi yakın bir gelecekte içme suyu zaten problemde. Kullanım suyunda bile sıkıntı yaşıyoruz. Siz Porsuk'tan başka herhangi bir alternatifi bugüne kadar niye üretmediniz? Biz yirmi beş, yirmi altı senedir yerel yönetimlerde iktidarsınız. Her şeyi merkezi hükümetten bekliyorlar. Sizin yerel yönetimler olarak yapmanız gereken şeyleri niye yapmıyorsunuz? Ya asıl biz bunları konuşmamız lazım. Ama konuştuğumuz şeyler işte kent lokantası açılmış. Kent berberi açılmış. Bunları konuşuyoruz. Bunlar boş işler"