Bu dönemde onların yanında yer alan tercüman, futbol tarihine oldukça ilginç bir anekdotla geçti. Normalde yabancı futbolcuların söylediklerini Türkçeye çevirmesi beklenen tercüman, kameralar önünde Türkçeyi Türkçeye çevirmesiyle hafızalara kazındı. Yani Şota ve Arçil’in zaten Türkçe olarak ifade ettikleri sözleri, hiçbir dil değişikliği yapmadan tekrar Türkçeye çevirmiş gibi aktardı. Bu durum hem futbol kamuoyunda hem de medya dünyasında yıllarca hatırlanan komik bir olay olarak tarihe geçti.
O dönemde Trabzonspor’un kadrosunda yer alan Şota ve Arçil, sahadaki performanslarıyla taraftarların sevgisini kazanırken, tercümanlarının bu ilginç hatası kulüp tarihine renkli bir anekdot olarak eklendi. Futbolcuların söylediklerini yanlış anlamak ya da farklı bir dile çevirmek yerine, zaten Türkçe olan ifadeleri tekrar Türkçe olarak aktarması, hem televizyon izleyicilerinin hem de basının dikkatini çekti. Bu olay, spor medyasında sık sık “Türkçeyi Türkçeye çevirmek” şeklinde esprili bir başlıkla anıldı.
Bugün hâlâ spor programlarında veya futbol sohbetlerinde bu olay hatırlatıldığında, Trabzonspor’un 1990’lardaki efsane kadrosu ve Arveladze kardeşler gündeme gelir. Tercümanın yaptığı bu sıra dışı çeviri, futbol tarihine yalnızca bir dil hatası olarak değil, aynı zamanda dönemin futbol kültürünü yansıtan eğlenceli bir anekdot olarak geçti.




