Saadet Partisi Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Mücahit Ateş, düzenlediği basın açıklamasında hem sınır hattında yaşanan bayrak provokasyonuna hem de İstanbul’da meydana gelen Atlas Çağlayan cinayetine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Ateş, açıklamasında Saadet Partisi’nin “Önce Ahlak ve Maneviyat” anlayışıyla süreci ele aldıklarını vurguladı.
“Türk Bayrağına Yapılan Saldırı Bir Milletin Onuruna Yöneliktir”
Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen saldırının basit bir olay olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Ateş, bunun bir provokasyon olduğunun altını çizdi. Söz konusu saldırının yalnızca bayrağa değil, Türkiye’nin bağımsızlığına ve şehitlerin hatırasına yöneldiğini dile getiren Ateş, Genel Başkan Mahmut Arıkan’ın sözlerini hatırlatarak, “Suriye’nin kuzeyinde Türk bayrağı indirilirken, güneyinde İsrail bayrağı dikiliyor” ifadelerini kullandı.
Bu tablonun bölgedeki jeopolitik tehlikelere işaret ettiğini söyleyen Ateş, yaşananların Büyük İsrail Projesi’nin sinsi adımlarından biri olduğunu savundu. Saadet Partisi olarak bu tür girişimleri şiddetle lanetlediklerini belirten Ateş, devletin söz konusu saldırılara hukuk çerçevesinde sert ve caydırıcı bir karşılık vermesi gerektiğini ifade etti.
“Atlas Çağlayan Cinayeti Toplumsal Çöküşün Alarmıdır”
Açıklamasında İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın hayatını kaybettiği olaya da değinen Ateş, bu cinayetin yalnızca bir asayiş meselesi olarak görülemeyeceğini söyledi. Genç yaşta yaşanan bu kaybın eğitim, adalet ve aile yapısında yaşanan derin krizin bir sonucu olduğunu dile getiren Ateş, suça sürüklenen çocukların ve sokaklardaki şiddetin manevi tahribatın açık bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Saadet Partisi’nin çözüm önerilerine de değinen Ateş, ahlak ve maneviyatın devlet politikası haline gelmesi gerektiğini belirterek, gençleri şiddete özendiren medya içeriklerinin denetlenmesini ve eğitimin insan odaklı bir yapıya kavuşturulmasını savundu. Adalet sisteminin caydırıcı bir yapıya kavuşturulmasının zorunlu olduğunu ifade eden Ateş, suçluların cezadan korkmadığı bir ortamda yeni suçların kaçınılmaz hale geldiğini söyledi.
Güvenli sokakların yeniden tesis edilmesi gerektiğini kaydeden Ateş, mahalle kültürünün ve bekçilik sisteminin etkin hale getirilmesinin önemine dikkat çekti. Aile kurumunun güçlendirilmesine yönelik destek programlarının hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Ateş, güçlü bir toplumun ancak güçlü aile yapısıyla mümkün olabileceğini ifade etti.
Ateş, ne Türk bayrağına yönelik saldırılara ne de gençlerin şiddet nedeniyle hayatını kaybetmesine tahammüllerinin olmadığını vurgulayarak, Saadet Partisi’nin hem sınır hattındaki provokasyonların hem de toplumsal şiddetin takipçisi olmaya devam edeceğini söyledi. Açıklamasını, “Yaşanabilir Bir Türkiye ve Yeniden Büyük Türkiye ancak adaletin ve ahlakın hâkim olduğu bir düzenle mümkündür” sözleriyle tamamladı.