Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Volkan Marttin, Eskişehir Türk Ocağı’nın gelenekselleşen “Perşembe Sohbetleri” kapsamında düzenlenen programda “İmparatorluk’tan Ulus Devlete Geçişin Sancılı Mirası: Nüfus Mübadelesi” başlıklı bir konuşma yaptı. Marttin, konuşmasında zorunlu göçün hukuki, tarihi ve sosyal boyutlarını dinleyicilerle paylaştı.
Mübadelenin, yakın tarihte Türkiye ile Balkan ülkeleri arasında yaşanan kitlesel nüfus değişimini ifade ettiğini belirten Prof. Dr. Marttin, bu sürecin yalnızca 1923 Türk-Yunan Mübadelesi ile sınırlı kalmadığını söyledi. Marttin, 1913 İstanbul Antlaşması ile Osmanlı Devleti ve Bulgaristan arasında gerçekleştirilen ilk organize nüfus değişiminin, mübadele sürecinin önemli bir öncülü olduğunu vurguladı.
Lozan ve Zorunlu Göç Süreci
Konuşmasında 1923 Türk-Yunan Mübadelesi’ne ilişkin dikkat çekici bilgiler paylaşan Prof. Dr. Volkan Marttin, Lozan Barış Antlaşması’na ek protokol doğrultusunda Türkiye ve Yunanistan’ın kendi yurttaşlarını din esasına göre zorunlu göçe tabi tuttuğunu hatırlattı. Bu anlaşma kapsamında Anadolu’dan yaklaşık 1 milyon 200 bin Ortodoks Hristiyan Rum’un Yunanistan’a, Yunanistan’dan ise yaklaşık 500 bin Müslüman Türk’ün Türkiye’ye göç etmek zorunda kaldığını aktardı.
Marttin, İstanbul Rumları ile Batı Trakya Türklerinin ise bu zorunlu göç uygulamasının dışında tutulduğunu belirtti.
İskân Politikası ve Sosyoekonomik Etkiler
Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin bu büyük nüfus hareketini yönetebilmek amacıyla 13 Ekim 1923’te “Mübadele, İmar ve İskân Vekâleti”ni kurduğunu ifade eden Marttin, Türkiye’ye gelen mübadillerin Samsun, Adana, Balıkesir, İzmir ve Manisa gibi illere yerleştirildiğini söyledi. Konuşmada, mübadillerin geride bıraktıkları malların tasfiyesi ve tazminat sorunlarının uzun yıllar sürdüğü, bu sürecin ancak 1930 yılında imzalanan Ankara Sözleşmesi ile taşınmazların bulundukları ülkenin mülkiyetine geçmesi kararıyla çözüme kavuşturulabildiği vurgulandı.
Mübadelenin sosyal ve ekonomik etkilerine de değinen Prof. Dr. Marttin, Türkiye’ye gelen nüfusun büyük bölümünün tarım sektöründen gelmesinin tarımsal işgücüne katkı sağladığını, buna karşılık giden Rum nüfusun sanayi ve zanaat alanında bıraktığı boşluğun uzun süre doldurulamadığını belirtti. Marttin, mübadelenin her iki toplumda derin yaralar açtığını ancak dönemin şartları içinde kaçınılmaz bir uygulama olduğunu ifade ederek, bir Rum mübadilin yıllar sonra söylediği “Atatürk ve Venizelos iyi yaptı. Yoksa şimdi Bosna gibi olabilirdik. Bir yerden patlak verirdi” sözlerini hatırlattı.
Programın soru-cevap bölümünün ardından Eskişehir Türk Ocağı tarafından Prof. Dr. Volkan Marttin’e şükran beratı takdim edildi.
