Eskişehir Haber Eskişehir Gündem Eskişehir Filistin Dayanışma Platformu’ndan “Sözde Barış Planı” Tepkisi

Eskişehir Filistin Dayanışma Platformu’ndan “Sözde Barış Planı” Tepkisi

Eskişehir Filistin Dayanışma Platformu adına konuşan Levent Baştürk, Gazze’de “barış” ve “ateşkes” adı altında yeni bir sömürge düzeni kurulduğunu savunarak, Filistin halkının iradesini yok sayan planlara karşı sert eleştirilerde bulundu.

Haberleri

Eskişehir Filistin Dayanışma Platformu adına açıklama yapan Levent Baştürk, Gazze’de “barış”, “istikrar” ve “yeniden inşa” söylemleriyle halklara yeni bir sömürge düzeninin dayatıldığını belirtti. Baştürk, bu kavramların barışı değil; işgali, yıkımı ve vesayeti gizlemek için kullanıldığını ifade etti.

 

Gazze’de uygulanan sözde barış planının işgali kalıcı hale getirdiğini savunan Baştürk, bölgenin yalnızca bombalarla değil, planlı bir siyasal tasfiye süreciyle yok edildiğini söyledi. Resmî verilere göre can kaybının 71 binin üzerinde olduğunu aktaran Baştürk, Birleşmiş Milletler uzmanlarının açlık, hastalık ve altyapı çöküşü dikkate alındığında bu sayının 680 binin üzerine çıkabileceğini dile getirdi.

“GAZZE’DE YIKIM, YENİ BİR YÖNETİM PLANININ GEREKÇESİ YAPILIYOR”

Uluslararası yargı organlarının soykırım tespitlerine rağmen herhangi bir yaptırım uygulanmadığını vurgulayan Baştürk, ortaya çıkan yıkımın yeni bir yönetim modelinin meşruiyet zemini haline getirildiğini savundu.
 

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararıyla gündeme gelen ve “Trump Barış Planı” olarak adlandırılan düzenlemenin, Filistin halkını tamamen dışlayan bir vesayet planı olduğunu belirten Baştürk, bu planın direnişi silahsızlandırmayı hedeflediğini ve Gazze’yi Filistinlilerin elinden aldığını söyledi.
 

Baştürk, Jared Kushner tarafından hazırlanan “Gazze Master Planı”nın Gazze’yi bir turizm ve ekonomi merkezine dönüştürmeyi amaçladığını ifade ederek, güvenlik, ekonomi ve yönetimin dış güçlerin kontrolüne bırakıldığını dile getirdi.

 

“TAM BOYKOT, TAM AMBARGO VE KESİNTİSİZ YAPTIRIM UYGULANMALI”

Gazze’de kurulmak istenen düzenin, Oslo süreciyle başlayan teslimiyetçi modelin daha sert ve teknolojik bir devamı olduğunu savunan Baştürk, biyometrik kayıtlar, dijital sistemler ve sürekli gözetim mekanizmalarıyla Gazze’nin yüksek teknolojili bir açık hava hapishanesine dönüştürüldüğünü ifade etti.


 

Türkiye’ye de çağrıda bulunan Baştürk, Filistin için kullanılan sert söylemlerle sahadaki diplomatik ve ekonomik uygulamalar arasındaki çelişkiye dikkat çekti. İktidara seslenen Baştürk, İsrail ile diplomatik ilişkilerin kesilmesini, limanların ve otobanların İsrail bağlantılı şirketlere kapatılmasını ve tam boykot uygulanmasını talep etti.
 

Baştürk açıklamasını şu sözlerle tamamladı “Halkların iradesine dayanmayan hiçbir barış kalıcı değildir. Yıkım üzerine kurulan hiçbir düzen adil değildir. Vesayet barış değildir. Halkların yaşamı, onuru ve geleceği barış adı altında pazarlık konusu yapılamaz.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *