Eskişehir’in Odunpazarı ilçesine bağlı Demirli Mahallesi’nde faaliyet gösteren bentonit maden ocağının kapasite artışına yönelik proje, mahkeme kararıyla durduruldu. Kararın ardından Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu üyeleri, mahalle muhtarları ve çevre örgütlerinin temsilcileri bir araya gelerek sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Açıklamalarda, kararın bölgenin ormanlarını, su kaynaklarını, tarım alanlarını ve doğal yaşamını korumak açısından önemli bir kazanım olduğu ifade edildi.
“Mahkemenin Bu Kapasite Artışını Durdurduğunu Öğrenmiş Olduk”
Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu adına konuşan Cevat Aydemir, Demirli Mahallesi’ndeki maden ocağına yönelik mücadelenin 2025 yılında başladığını belirtti. Bölge halkının kapasite artışına karşı çıktığını ve yetkili kurumlara dilekçeler sunduklarını aktaran Aydemir, taleplerine yanıt alamadıklarını söyledi.
Mayıs 2026'da maden sahasındaki pasa depolama alanında meydana gelen çökmeye de dikkat çeken Aydemir, kapasite artışının durdurulması kararını şu sözlerle değerlendirdi:
“Dolayısıyla geçen hafta aldığımız haberle mahkemenin bu kapasite artışını durdurduğunu öğrenmiş olduk.”
Aydemir, şirketin bölgedeki faaliyetlerini takip etmeye devam edeceklerini ve Demirli Mahallesi'nin maden faaliyetleri nedeniyle zarar görmesine karşı mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.
“Yeniden Doğmuş Gibi Bir Sevinç İçindeyiz”
Demirli Mahallesi Muhtarı Abdullah Mermer, kapasite artışına karşı 2025 yılında başlatılan mücadelede mahalle sakinlerinin dilekçelerinin dikkate alınmadığını belirtti.
TEMA Vakfı aracılığıyla yürütülen hukuki süreç sonucunda mahkeme kararının ortaya çıktığını aktaran Mermer, “Birkaç gün önce sevindirici haber bize ulaştı. Biz yeniden doğmuş gibi bir sevinç içindeyiz.” dedi.
Mermer, kararın ardından maden sahasının rehabilite edilmesi konusunda da doğru adımların atılmasını temenni ettiklerini söyledi.
“Doğanın Üstündeki Yaşam, Yer Altı Zenginliğinden Çok Daha Kalitelidir”
Seklice Mahallesi Muhtarı Enver Furtın, doğal yaşamın korunmasının önemine dikkat çekerek, bölgenin sahip olduğu yeşil alanların, su kaynaklarının ve hayvan varlığının önemini vurguladı.
Furtın, “Fayanssız yaşayabiliriz, altınsız yaşayabiliriz ama oksijensiz, susuz ve doğal yaşam olmadan nefes almamız mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.
“Çocukluğumuzdaki O Ormanlık Alan Maalesef Yok Oldu”
Demirli Mahallesi sakinlerinden Ayşe Azgezen, maden faaliyetlerinin köy yaşamını ve hayvancılığı olumsuz etkilediğini belirtti. En büyük kayıplarının ağaçlık alanlar olduğunu söyleyen Azgezen, kararın kendilerini mutlu ettiğini dile getirdi.
Azgezen, kaybedilen ormanlık alanların yeniden kazanılması gerektiğini belirterek, “Bizim çocukluğumuzdaki o ormanlık alan maalesef yok oldu. İnşallah orayı tekrar yeşillendirmek adına güzel adımlar atarız diye düşünüyorum.” dedi.
Mahalle sakinlerinden Fatma Akalan da kararın kendisini çok mutlu ettiğini ifade etti.
“Bu Yalnızca Bir Çevre Sorunu Değil”
Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Nazan Aksaray, maden faaliyetlerine karşı verilen mücadelenin aynı zamanda bir halk sağlığı mücadelesi olduğunu söyledi.

Bentonit madeni içerisinde bulunan kristalize silikaya dikkat çeken Aksaray, bu maddenin uluslararası kanser kuruluşları tarafından Grup 1 kanserojen olarak sınıflandırıldığını belirtti. Aksaray, madencilik faaliyetlerinin hava, su, toprak ve insan sağlığı üzerindeki olası etkilerine karşı önleyici çalışmaların önemini vurguladı.
Aksaray, “Dolayısıyla bu karar bize neyi kazandırdı? Havamızı, suyumuzu, toprağımızı, yaşam alanlarımızı ve sağlığımızı.” ifadelerini kullandı.
“Orman Yalnızca Ağaç Sayısından İbaret Değildir”
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, maden sahasının bulunduğu bölgenin su kaynakları ve verimli topraklarıyla önemli bir ekosisteme sahip olduğunu belirtti.
Güder, tarım alanlarının korunması gerektiğine dikkat çekerek, “Tarımdan, insan sağlığından ve hocamızın da ifade ettiği gibi yaşamdan daha önemli hiçbir şey olamaz.” dedi.
Eskişehir Ekoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Mert Yedek ise kapasite artışı projesinin 166 hektarlık ÇED alanını kapsadığını, bunun 117 hektarının ormanlık alan olduğunu ve bölgede 60 binin üzerinde dikili ağaç bulunduğunu aktardı.
Maden sahasındaki çökme, pasa depolama alanı ve yeraltı sularına yönelik risklere de değinen Yedek, bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin önemine dikkat çekti.

Yedek, “Çünkü orman yalnızca ağaç sayısından ibaret değildir. Karbon tutma kapasitesi, su kaynaklarını koruması, toprağı muhafaza etmesi ve yaban hayatına yaşam alanı sağlaması bakımından önemli bir varlıktır.” ifadelerini kullandı.
Maden Sahasındaki Çökme Yeniden Gündeme Getirildi
Basın açıklamasının sonunda yeniden söz alan Cevat Aydemir, Mayıs 2026'da çöken pasa depolama alanındaki enkazın aradan yaklaşık 6 ay geçmesine rağmen kaldırılmadığını öne sürdü. Bentonit madeninin yapışkan yapısı nedeniyle sahada çalışma yürütülemediğini belirten Aydemir, yağışların oluşturabileceği risklere dikkat çekti.
Aydemir, kapasite artışının durdurulmasına rağmen şirketin bölgedeki faaliyetlerini takip etmeyi sürdüreceklerini belirtti.

Basın açıklamasında YENİ Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Bayram Yumrukaya ve İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer de yer aldı.
