Uluslararası Safran Festivali kapsamında düzenlenen Living Lab çalışmaları, Safranbolu safranının sadece bir tarım ürünü değil, aynı zamanda küresel gastronomi dünyasının vazgeçilmez bir bileşeni olma yolundaki iddiasını güçlendirdi. Etkinliklerin ardından Azerbaycan, İran, Bulgaristan ve Türkiye'den gelen şefler ile akademisyenler, Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Başkanı Erol Altuntepe'yi ziyaret ederek safranın geleceğine yönelik yürütülen bilimsel ve profesyonel çalışmaları değerlendirdi.
Bilimsel birikim Mutfak Atlası ile kayıt altına alınıyor
Ziyaretin en dikkat çekici çıktılarından biri, safranın farklı mutfak kültürlerindeki kullanımını belgelemeyi amaçlayan Safranbolu Safranı Mutfak Atlası projesi oldu. Living Lab sürecinde elde edilen tüm deneyimlerin ve profesyonel mutfak uygulamalarının bu atlas ile kalıcı bir kaynağa dönüştürülmesi hedefleniyor. Bu çalışma, safranın sadece yerel bir değer olarak kalmayıp, yeni ürün geliştirme süreçlerinde ve uluslararası tanıtım faaliyetlerinde temel bir referans noktası oluşturmasını sağlayacak.
Üretimden pazara uzanan stratejik iş birliği
STSO Başkanı Erol Altuntepe, safranın üretim aşamasından mutfaktaki son sunumuna kadar her evrenin bilimsel bir vizyonla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Altuntepe, Karabük Üniversitesi, Safranbolu Belediyesi ve Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı gibi kurumların desteğiyle yürütülen bu sürecin, yerel üreticinin emeğini katma değerli bir ürüne dönüştürme noktasında kritik bir rol oynadığını belirtti. Özellikle Öğretim Görevlisi Tolgahan Tabak'ın katkılarıyla akademi ve gastronomi dünyası arasında kurulan köprünün, şehrin ekonomik kalkınmasına doğrudan etki etmesi bekleniyor.
Gelecek yıl için uluslararası büyüme hedefi
Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası, önümüzdeki yıl bu çalışmaları bir adım öteye taşıyarak daha geniş kapsamlı araştırmalar ve yeni uluslararası iş birlikleri geliştirmeyi planlıyor. Safranbolu safranının bilinirliğini küresel ölçekte artırmayı hedefleyen bu strateji, yerel işletmelerin rekabet gücünü yükseltmeyi ve şehrin ekonomisine uzun vadeli katkı sağlamayı amaçlıyor. Bu vizyon, safranın kültürel mirasını korurken aynı zamanda modern gastronomi dünyasında hak ettiği yere ulaşmasını sağlayacak bir yol haritası olarak öne çıkıyor.
