Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Odunpazarı Belediye Meclisi’nde yaptığı konuşmada yatırım fonlarının tasfiyesi ve Kurşunlu Külliyesi’nin tahliye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Kasım 2025’te bazı fonlarda manipülasyon yapıldığını bildiklerine yönelik açıklamasını hatırlatan Kurt, aradan geçen bir yılda gerekli önlemlerin alınmadığını öne sürdü. Kurşunlu Külliyesi için belediyenin yaptığı harcamaları da kalem kalem açıklayan Kurt, tahliye kararının uygulanması halinde telafisi mümkün olmayan zararların ortaya çıkacağını ifade etti.
“Bir yılda hiçbir önlem alınmadı”
Konuşmasına yatırım fonlarına ilişkin tartışmayla başlayan Kazım Kurt, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Kasım 2025’te bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını bildiklerini ve bu alanda düzenleme ihtiyacının farkında olduklarını söylediğini hatırlattı. Aradan bir yıl geçtiğini belirten Kurt, bu süreçte iktidarın gerekli adımları atmadığını savundu.
Kurt, “Bu bir yıl içinde iktidarın, hükümetin, AK Parti'nin yaptığı hiçbir iş yok. Sömürü devam etmiş, haksız kazanç devam etmiş. Bilerek ve isteyerek birileri oradan zengin olmuş. Önce girmiş, sonra çıkmış. Önce yatırmış, iş büyürken çıkmış ve sonuçta vatandaşın yüz milyar doları yok” ifadelerini kullandı.
Yaşananların önceden bilinmesine rağmen önlem alınmadığını öne süren Kurt, “Mesele, bunu bilmiyoruz demenizin mümkün olmaması. Biliyorsunuz. Bakan, önlem alacağız diyor ama almamışsınız” dedi. Kurt, olayın organize biçimde işlenmiş bir suç olduğunu savunarak sorumlular hakkında hesap sorulması gerektiğini söyledi.
Soruşturma ve adli süreçlerde çifte standart bulunduğunu ileri süren Kurt, bazı kişilerin tutuklandığını, bazılarının ise adliyenin arka kapısından gizli ifade vererek çıktığını iddia etti. Bu durumu hukukta çifte standart olarak nitelendiren Kurt, fon meselesinin Kurşunlu Külliyesi tartışmasıyla birlikte değerlendirildiğinde benzer bir yaklaşımın görüldüğünü savundu.
Kurşunlu Külliyesi için yapılan harcamaları açıkladı
Kurşunlu Külliyesi’nin 2004 yılından bu yana Odunpazarı Belediyesi tarafından kültür ve sanat hizmetlerine tahsis edildiğini, bakım ve gözetiminin de belediye tarafından yapıldığını belirten Kurt, belediyenin göreve geldikten sonra Uluslararası Cam Festivali’ni sürdürdüğünü söyledi. Burhan Bey döneminde başlatılan festivali kendilerinin 10 kez daha düzenlediğini ifade eden Kurt, Cam Sanatları Müzesi’nde dünyada benzeri bulunmadığını söylediği eserlerin yer aldığını kaydetti.
Külliye’deki alt kiracılardan alınan kira ile Vakıflar’a ödenen kira arasındaki fark üzerinden değerlendirme yapılmasını eleştiren Kurt, yerleşkenin kültür ve sanat işlevinin göz ardı edildiğini savundu.
Kurt, belediyenin 1 Ocak 2026 ile 30 Ekim 2026 tarihleri arasında Kurşunlu Külliyesi için yaptığı harcamaları da açıkladı. Verdiği bilgilere göre elektrik tüketimi 409 bin 523 lira 30 kuruş, doğal gaz tüketimi 443 bin 366 lira oldu. Temizlik personelinin maliyetinin 794 bin 873 lira, güvenlik personelinin maliyetinin ise 3 milyon 238 bin 286 lira olduğunu belirten Kurt, cam sanatları atölyesindeki oksijen tesisatı ve diğer giderlerin yaklaşık 134 bin lira tuttuğunu söyledi.
Bu kalemlerle birlikte toplam harcamanın 6 milyon 26 bin liraya ulaştığını açıklayan Kurt, giderlerin aylık ortalamasının yaklaşık 600 bin lira olduğunu ifade etti.
Külliye’de görev yapan 18 kurs öğretmeni, teknisyen ve cam sanatçısının bulunduğunu belirten Kurt, en düşük maliyetli bir personelin yıllık maliyetinin 958 bin 698 lira olduğunu, 18 kişinin toplam yıllık maliyetinin ise 17 milyon lirayı aştığını söyledi.
Yerleşkede yaklaşık 60 ahşap atölyesi, 100 fotoğraf atölyesi ve 20’nin üzerinde cam atölyesinde eğitim alan kursiyerlerin bulunduğunu aktaran Kurt, 14 küçük işletmenin de Külliye’de faaliyet gösterdiğini ve bu işletmelerde çalışanların geçimini buradan sağladığını dile getirdi.
“Vakıflar başvurumuza yanıt vermedi”
Vakıflarla davalı olan kiracılara yönelik çıkarılan geçici yasal düzenlemeyi hatırlatan Kurt, belediyenin bu düzenleme kapsamında beş yıllık kira sözleşmesi için başvuruda bulunduğunu söyledi. Kurt, düzenlemede iki ay içinde başvuru yapılması ve şartların kabul edilmesi halinde kira sözleşmesinin beş yıl uzatılmasının öngörüldüğünü belirtti.
Belediyenin başvurusuna Vakıflar tarafından süresi içinde yanıt verilmediğini ifade eden Kurt, bu nedenle hukuken zımni ret durumunun oluştuğunu ve belediyenin dava açtığını kaydetti. Kurt, “Dedik ki biz kiracıyız. Bu yasa bize bu hakkı veriyor ama Vakıflar bize böyle bir öneride bulunmuyor. Yargılama devam ediyor. Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı vermedi” dedi.
Mahkeme süreci devam ederken Kaymakamlık tarafından belediyeye tahliye yazısı gönderildiğini belirten Kurt, yazıda 3 Kasım 2026 tarihinde Külliye’nin boşaltılmasının bildirildiğini söyledi.
Tahliye kararına çifte standart eleştirisi
Kaymakamlığın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75’inci maddesine göre işlem yaptığını belirten Kurt, Eskişehir İmam Hatip Mezunları Derneği için de daha önce tahliye kararı verildiğini hatırlattı. Aynı gün başvuruda bulundukları, şu anda Hakimevi olarak kullanılan yer için ise Kaymakamlığın tahliye kararı vermediğini öne sürdü. Çankaya’da Valiliğin bulunduğu bölgedeki halı sahalarla ilgili de tahliye kararı alınmadığını savunan Kurt, uygulamada çifte standart bulunduğunu iddia etti.
Külliye’de bulunan malzemelerin bir saat, bir gün ya da beş gün içerisinde taşınmasının mümkün olmadığını söyleyen Kurt, yaklaşık 400 sayfalık bir envanter bulunduğunu belirtti. Cam fırınlarının soğutulmasının bir hafta sürdüğünü, taşındıktan sonra yeni yerlerinde yeniden ısıtılmalarının da zaman alacağını ifade eden Kurt, tahliye halinde kursların ve çalışanların faaliyetlerinin aksayacağını dile getirdi.
Kurt, tahliyenin telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacağını savunarak Kaymakamlığın daha önce tahliye kararını geri çekip yürütmeyi durdurma kararı çıkıncaya kadar bekleme yönünde karar aldığını söyledi. Bu kararı vicdani ve insani olarak nitelendiren Kurt, üç gün içinde yaşanan siyasi tartışmaların ardından Kaymakamın 2 Kasım sabahı saat 09.00’da kararını değiştirdiğini ve tahliyenin ertesi gün yapılacağını bildirdiğini öne sürdü.
“Biz hiç kimseye bir şey teslim etmiyoruz. Kim alıyorsa alsın, nasıl alıyorsa alsın ama bunların hesabını sorarız” diyen Kurt, mevcut durumda yürütmeyi durdurma kararları bulunmadığı için önceki süreçte yaptıkları gibi bir eylem gerçekleştiremeyeceklerini söyledi.
“Kültür ve sanatın merkezi kararacak”
Külliye’nin tahliye edilmesi halinde Odunpazarı’nın kültür, sanat ve turizm merkezinin zarar göreceğini savunan Kurt, Göç Müzesi, Dede Korkut Parkı ve At Boyu üzerinden örnekler verdi. Külliye’deki üç müze, cam atölyesi ve fırını ile üç festivalin faaliyetlerinin de etkileneceğini belirtti.
Kurt, sanat ve kültür bölümünde çalışan 18 kişinin yanı sıra küçük esnaf ve işletmecilerin de sıkıntı yaşayacağını söyledi. Daha önce belediye tarafından ihale yoluyla kiralanan işletmelerin kira sözleşmelerinin devam edebileceğini belirten Kurt, ancak belediyenin altyapı ve çevre düzenlemesine yönelik desteği olmadan işletmelerin çalışma kapasitesinin ciddi biçimde düşeceğini savundu.
Mecliste yöneltilen sokak iyileştirmesi ve restorasyon çalışmalarına ilişkin eleştirilere de yanıt veren Kurt, Odunpazarı Belediyesi’nin 2014 yılından bu yana yaklaşık 100 milyon lira kültür payı ödediğini, buna karşılık yalnızca 2,5 milyon lira alabildiğini ileri sürdü. Önceki dönemlerde kültür paylarının Odunpazarı Belediyesi’ne aktarıldığını ve sokak iyileştirmelerinin bu kaynaklarla yapıldığını belirten Kurt; Atatürk Lisesi’nde müze oluşturduklarını, Yeşil Efendi Konağı’nı lokantaya dönüştürdüklerini ve Eskişehir İmam Hatip Mezunları Derneği’nin boşalttığı yeri Odunpazarı Sanat Merkezi yaptıklarını anlattı.
Ata Beyhanlı Müzesi yapılan yerin daha önce lokanta olarak kiraya verildiğini ve Türk Dünyası Vakfı’na satıldığını söyleyen Kurt, göreve geldikten sonra burayı satın aldıklarını ifade etti. Restore edilen konakların kamu hizmeti ile kültür ve sanat faaliyetlerine tahsis edildiğini belirten Kurt, bu alanların yakınlarının ticarethanesine dönüştürülmediğini söyledi.
“Külliye Odunpazarı Belediyesinde kalmalıdır”
AK Parti’nin yaşananlardan sorumlu olduğunu savunan Kurt, yargı kararlarına saygı gösterilmesi gerektiğini ancak Külliye’nin boşaltılması konusunda henüz mahkeme tarafından verilmiş bir karar bulunmadığını ileri sürdü. Geçici 15’inci maddenin Vakıflar’ın bütün kiracılarına tanınan bir hak olduğunu belirten Kurt, belediyenin de bu haktan yararlanması gerektiğini savundu.
Tahliye işleminin uygulanması halinde telafisi mümkün olmayan zararların ortaya çıkacağını yineleyen Kurt, mahkemenin kararının beklenmesini istedi. “Madem saygı göstereceğiz, bekleyin 15 gün. Ne kaybederiz? Bir şey kaybetmeyiz” ifadelerini kullandı.
Kurt, Külliye’nin gelecekte aşevi olarak kullanılacağı yönündeki açıklamaları da eleştirdi. Vakıflardan ihale aldığı iddiasında bulunduğu bir kişinin Külliye’yi de alabileceğini öne süren Kurt, aşevi üzerinden siyasi kazanç elde edilmeye çalışıldığını savundu.
Konuşmasının devamında ülke gündemindeki siyasi tartışmalara da değinen Kurt; Ekrem İmamoğlu hakkındaki iddianameye, siyasi sorumluluk ve adalet tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İddialarla somutlaşmış hükümlerin birbirinden ayrılması gerektiğini söyleyen Kurt, “Hak, hukuk ve adalet herkese lazım olacak. Size de bir gün lazım olacak” dedi.
Konuşmasını Kurşunlu Külliyesi’nin belediyede kalması gerektiğini vurgulayarak tamamlayan Kurt, “Külliye Odunpazarı Belediyesinde kalmalıdır” ifadelerini kullandı. Kurt, fon tartışmasına ilişkin olarak da Mehmet Şimşek’in Kasım 2025’te yaptığı açıklamayı yeniden hatırlatarak gerekli önlemlerin alınmadığını savundu.