Eskişehir’in düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü olan 2 Eylül kutlamaları kapsamında, kentteki sivil toplum kuruluşları ve sendika temsilcileri Vilayet Meydanı’nda bir araya geldi.
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avcı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Eskişehir Şube Başkanı Sevgi Akmen ve Eğitim-İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan’ın katılımıyla gerçekleştirilen törende, Atatürk Anıtı’na çelenk bırakıldı.
Eskişehir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümünde, kentin toprağı ve geleceğine ilişkin değerlendirmeler gündeme getirildi. Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası Eskişehir Şubeleri tarafından yapılan açıklamada, 2 Eylül 1922’nin yalnızca Eskişehir’in işgalden kurtuluş tarihi olmadığı belirtildi.
Açıklamada, 2 Eylül’ün bir milletin bağımsızlık iradesinin, vatan toprağına sahip çıkma kararlılığının ve Cumhuriyet’e uzanan büyük mücadelenin Eskişehir’deki simgesi olduğu ifade edildi. Eskişehir’in Millî Mücadele’nin kritik safhalarına tanıklık ettiği, işgali yaşadığı ve büyük acılar çekmesine rağmen bağımsızlık ve özgürlük iradesinden vazgeçmediği kaydedildi.
“Eskişehir’in toprağı ve geleceği üzerine alınan kararların takipçisiyiz”
Açıklamada, geçmişte vatan toprağı uğruna verilen mücadelenin yalnızca anılmaması, bu mücadeleden kalan sorumluluğun da hatırlanması gerektiği vurgulandı. Vatanın yalnızca üzerinde bayrak dalgalanan bir toprak parçası olmadığı belirtilerek, toprağın, suyun, ormanın, tarlanın, köyün, insanın ve geleceğin bir bütün olduğu ifade edildi.
Bu kapsamda Eskişehir’in kurtuluşunun 104’üncü yılında önemli bir gelişmeye dikkat çekildi. Açıklamada, “Eskişehir’in toprağı ve geleceği üzerine alınan kararların takipçisiyiz!” denildi.
30 Ağustos 2026 tarihli ve 11690 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Sivrihisar ve Beylikova ilçelerinde, Eti Maden ruhsat sahası içerisinde bulunan bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verildiği hatırlatıldı.
Açıklamada, konunun 2 Eylül’de gündeme getirilmesinin nedeninin ise kurtarılan toprakların bugün de Eskişehirlinin geleceğini oluşturması olduğu belirtildi.
Acele kamulaştırma için sorular yöneltildi
Yeraltı kaynaklarının ülkenin ekonomik ve stratejik gücüne katkı sağlamasının önemsendiği belirtilirken, madenlerin stratejik olmasının toprağın, suyun, tarımın ve yurttaşların haklarının stratejik önemini ortadan kaldırmayacağı ifade edildi.
Açıklamada, stratejik kaynakların işletilmesinin daha fazla şeffaflık, bilimsel denetim ve güçlü bir kamu yararı anlayışı gerektirdiği vurgulanarak şu sorular yöneltildi: Neden acele kamulaştırma ?Bölgedeki yurttaşların mülkiyet hakları nasıl korunacaktır? Tarım arazilerinin kaybının bölge ekonomisine etkisi nedir? Bölgenin su kaynakları nasıl korunacaktır? Madencilik faaliyetlerinin çevresel ve sosyal etkileri bağımsız bilimsel çalışmalarla ortaya konulmuş mudur? Yöre halkının, çiftçinin, üreticinin ve Eskişehir kamuoyunun görüşleri alınmış mıdır?
Bu soruların cevabını istemenin madenciliğe karşı çıkmak olmadığı, aksine kamu yararını savunmak anlamına geldiği ifade edildi.
“2 Eylül’ün ruhu bize bunu söylüyor”
Açıklamada, 104 yıl önce Eskişehir’i işgalden kurtaran iradenin, toprakların gelecek kuşaklara bağımsız ve özgür biçimde bırakılması iradesi olduğu belirtildi. Bugün de Eskişehir’in geleceğine sahip çıkılması, toprağın, suyun, çiftçinin ve üretimin korunması gerektiği vurgulandı.
Ayrıca yeraltı zenginliklerinin milletin ortak yararına kullanılmasının sağlanması gerektiği ifade edildi.
Üç kuruluş tarafından yapılan ortak açıklamada, 2 Eylül’ün anlamının yalnızca tören alanlarında değil, kentin karşı karşıya olduğu meselelerde de yaşatılması gerektiğine inanıldığı belirtildi.
“Eskişehir konusunda sessiz kalmayacağız”
Açıklamada, “Dün işgale karşı nasıl susmadıysak, bugün de Eskişehir’in toprağı, suyu, üreticisi ve geleceği konusunda sessiz kalmayacağız” ifadelerine yer verildi.
Kamulaştırma süreçlerinin şeffaf, hukuka uygun, bilimsel verilere dayalı ve gerçek anlamda kamu yararını gözeten bir anlayışla yürütülmesi istendi. Yöre halkının mülkiyet ve yaşam haklarının korunması, tarım ve su kaynaklarının güvence altına alınması gerektiği belirtildi.
Eskişehir’in geleceğini ilgilendiren önemli projelerde Eskişehir kamuoyunun bilgilendirilmesi ve sürecin gerçek paydaşı haline getirilmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamanın sonunda, “2 Eylül sadece geçmişimiz değil, geleceğimize karşı sorumluluğumuzdur” denilerek, 104 yıl önce bu toprakları işgalden kurtaranlara verilen söz doğrultusunda Eskişehir’in geleceğine sahip çıkılacağı, vatan toprağının korunacağı ve Cumhuriyet’in emanet ettiği bağımsızlık ile kamu yararı anlayışının yaşatılacağı kaydedildi.
Açıklamada başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Eskişehir’in kurtuluşu için mücadele eden tüm kahramanlar saygı ve minnetle anılırken, Eskişehir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü kutlandı.