08 Kasım 2026, Pazar

66 Yaşındaki Usta 50 Yıldır Ateşin Başında Ter Döküyor

Dede ve baba mesleği kalaycılığı 50 yıldır sürdüren 66 yaşındaki Ramazan Kalaycı, çırak yetişmemesinden yakındı: “Biz bu mesleğin son kuşağıyız.”

66 Yaşındaki Usta 50 Yıldır Ateşin Başında Ter Döküyor

Dede ve baba mesleği olan kalaycılığı 50 yıldır sürdüren 66 yaşındaki dördüncü kuşak kalaycı ustası Ramazan Kalaycı, ilerleyen yaşına rağmen mesleğini yaşatmaya devam ediyor. Kalaycılığın zorluklarını ve inceliklerini anlatan Kalaycı, yeni neslin el emeği gerektiren mesleklere ilgisinin azaldığını söyledi. Küçük yaşlarda dedesi ve babasının yanında köyleri dolaşarak mesleğe başlayan Kalaycı, yarım asırdır ateşin başında çalışıyor.

“Biz bu mesleğin son kuşağıyız”

Ailesinden devraldığı meslek mirasını sürdürmeye çalıştığını belirten Ramazan Kalaycı, çırak yetişmemesinin kalaycılığın geleceği açısından endişe verici olduğunu ifade etti. Kalaycı, “Dedemin ustasından başlayıp bugüne kadar gelerek, ben dördüncü kuşak olarak bu işi devam ettiriyorum. Küçüklüğümde kap sürterek, köyleri dolaşarak yapmaya başladım. Yaşım 66, yaklaşık 50 yıldır ateşin başındayım. Ancak yeni usta yetişmiyor, çıraklığa hiç talep yok” dedi.

Yeni neslin mesleğe yeterince ilgi göstermediğini dile getiren Kalaycı, “Biz de mesleği bıraktığımızda gerisi yok. Bu nedenle biz bu mesleğin son kuşağıyız” ifadelerini kullandı.

Bakırın kalaylanma zamanı nasıl anlaşılır?

Bakır kap kullanımının geçmişten günümüze uzanan bir gelenek olduğunu belirten Kalaycı, kapların ne zaman yeniden kalaylanması gerektiği konusunda da bilgi verdi. Kalaycı, bakırın tabanında kırmızı rengin ortaya çıkmasının veya “göverme” olarak adlandırdığı renk değişimlerinin kalaylama zamanının geldiğine işaret ettiğini söyledi. Eskiden bakır kapların her yıl kalaylatıldığını aktaran Kalaycı, temiz ve özenli kullanılan bakır kapların kalayının uzun süre dayanabildiğini belirtti.

Eski bakırlar yeniden hayat buluyor

Eski bakır eşyaların özellikle gurbetçi vatandaşlar tarafından tercih edildiğini anlatan Kalaycı, anne ve babalarından kalan hatıra eşyalarının yeniden kullanıma kazandırıldığını ifade etti. Kalaycı, bu eşyaların hem dekorasyon hem de günlük kullanım amacıyla değerlendirildiğini belirterek, bakırın geçmişten kalan değerli bir malzeme olduğunu vurguladı.

 
 
 
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız