28 Şubat 2025
Eskişehir Haber Eskişehir Etkinlikleri SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRASIMIZ:NASREDDİN HOCA FIKRA ANLATI GELENEĞİ

SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRASIMIZ:NASREDDİN HOCA FIKRA ANLATI GELENEĞİ

Eskişehir'de düzenlenen Biyografi Akademisi programında, Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, Nasreddin Hoca fıkra anlatı geleneğinin UNESCO tarafından somut olmayan kültürel miras olarak tanındığını ve bu mirasın eğitim, kültür ve turizmdeki önemini vurguladı.

NASREDDİN HOCA FIKRA ANLATI GELENEĞİ

Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Anadolu Üniversitesi Nasreddin Hoca Salonu’nda düzenlediği BİYOĞRAFİ AKADEMİSİ programına “Somut Olmayan Kültürel Mirasımız: Nasreddin Hoca Fıkra Anlatı Geleneği” başlıklı sunumuyla Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Zülfikar BAYRAKTAR konuşmacı olarak katıldı. Öğrenci, akademisyen, öğretmen ve konuk protokolün de katılım gösterdiği etkinlik büyük ilgi gördü.

Nasreddin Hoca, UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Miras Listesinde 

Prof. Dr. Zülfikar BAYRAKTAR konuşmasında: “Nasreddin Hoca, Türk dünyasının ortak kültürel mirasının önemli bir parçasıdır. Türkiye’den Orta Asya’ya ve Çin’e, Azerbaycan’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada tanınan ve sevilen bir figürdür. Nasreddin Hoca Fıkralarını Anlatma Geleneği, 2022 yılında Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan ve Özbekistan adına UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesine kaydedilmiştir Nasreddin Hoca Fıkralarını Anlatma Geleneği, fıkra anlatma geleneğine ve bu geleneğe ilişkin toplumsal uygulamalar ve festivallere dayanan bir somut olmayan kültürel miras unsurudur. Unsur, mizah ve bilgeliğin sembolü haline gelen Nasreddin Hoca etrafında şekillenmekte ve kuşaktan kuşağa sözlü olarak aktarılmaktadır. Onun fıkraları, sadece gülmeceden ibaret olmayıp, aynı zamanda düşündüren, ders veren ve toplumun çeşitli yönlerini hicveden anlatılardır. Halk arasında yüzyıllardır anlatılan bu fıkralar, basit görünen yapısının altında derin anlamlar taşır ve toplumsal değerleri nesilden nesile aktarmada önemli bir rol oynar.” dedi.   


Nasreddin Hoca Türk İnsanının Evrensel Düşünebilme Becerisini Temsil Eder

Bayraktar, “Nasreddin Hoca fıkralarının en belirgin özelliği hem mizahi hem de düşündürücü bir yapıya sahip olmasıdır. Olaylar, genellikle gündelik hayattan kesitler içerir ve insanların karşılaşabileceği durumlara hicivli bir bakış açısı getirir. Adalet, doğruluk, akıl, cimrilik, aldatmaca gibi evrensel temalar üzerine kurgulanan bu fıkralar hem geçmişte hem de günümüzde geçerliliğini koruyan mesajlar içerir. Çoğu Nasreddin Hoca fıkrası, ironik ve sürpriz bir sonla biter ve dinleyiciyi ya da okuyucuyu şaşırtarak eğlendirirken düşündürmeyi de başarır. Dili ise son derece sadedir, halkın anlayabileceği şekilde anlatıldığı için her kesimden insan tarafından benimsenmiştir. Nasreddin Hoca fıkralarında ortaya çıkan gülme sadece sıradan bir refleks değildir. Bu, bilinçli ve amaca yönelik bir gülmedir. Gülen kişi bu yolla kendini ve karşısındakini belli bir hoşgörü atmosferi içinde yargılar ve bu durumu yine hoşgörü ile çözüme bağlar. Bu durum, Türk milletinin kendisiyle barışık olduğunu, komplekslerinden arındığını, kendi eksikliklerinin farkına varıp buna gülebildiğini göstermektedir. Kişinin eksikliklerini fark etmesi, buna gülebilmesi ve bununla ilgili çözüm üretmeye çalışması sağlıklı bir zihnin sonucudur. Nasreddin Hoca fıkralarının diğer coğrafyalarda bu kadar yaygın olmasında, bu sağlıklı düşünme biçiminin etkisi olmuştur. Nasreddin Hoca fıkraları, hangi toplumda varlık gösterirse göstersin, temelde insanı ve insanla ilgili olanı kendine konu edindiğinden gelenek içerisinde her zaman yaşam bulmuştur. Bu durum, bu tipin geldiği evrensellik çizgisini göstermesi bakımından önemlidir.” dedi. 

 

Sosyal Bilimlerde Katma Değer ve İstihdam İki Önemli Kavram: Nasreddin Hoca ve Fıkraları, Kültür Endüstrisi ve Turizmi Açısından Büyük Potansiyele Sahip

Prof. Dr. Zülfikar BAYRAKTAR, “Nasreddin Hoca fıkraları, Türk dünyasının farklı bölgelerinde benzer anlatılarla ve yerel uyarlamalarla kendine özgü bir çeşitlilik gösterir. Bu yönüyle ortak bir kültürel hafızanın parçası haline gelmiştir. Aynı zamanda, uluslararası festivallerde, kültürel etkinliklerde ve edebiyat çalışmalarında Nasreddin Hoca figürü sıkça kullanılarak Türk kültürünün tanıtımına katkı sağlanmaktadır.       Kültür turizmi açısından değerlendirildiğinde, Nasreddin Hoca’nın yaşadığı kabul edilen yerler ve ona adanmış festivaller büyük ilgi görmektedir. Sivrihisar başta olmak üzere, Akşehir’de düzenlenen Nasreddin Hoca Festivalleri hem yerli hem de yabancı turistler için kültürel bir cazibe merkezi haline gelmiştir. Bu tür etkinlikler, geleneksel halk edebiyatının yaşatılmasına ve kültürel mirasın korunmasına büyük katkı sağlamaktadır. Sosyal bilimlerde katma değer ve istihdam iki önemli kavram. Nasreddin Hoca sahasında katma değer oluşturabileceğimiz yeni arayışlara girmemiz kültür ekonomisi ve turizmi açısından da değerli. Mesela bir Nasreddin Hoca kültür Turizmi Rotası oluşturabilirsek hem Nasreddin Hoca kültürünün tanıtılmasına hem de bu alanda yeni iş sahalarının kurulmasına imkân sağlamış oluruz.” dedi. 

 

Nasreddin Hoca ve Fıkraları, “Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin” ve Kök Değerlerin” Öğrencilere Öğretilmesinde Önemli Bir İşleve Sahip

 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin ve Kök Değerlerin öğrencilere öğretilmesinde Nasreddin Hoca fıkra anlatı geleneğinin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Zülfikar BAYRAKTAR, eğitim açısından bakıldığında, “Nasreddin Hoca fıkraları dil öğretiminde önemli bir araç olarak kullanılır. Özellikle yabancılara Türkçe öğretiminde deyimler ve mecazlar açısından zengin içerik sunarak öğrencilerin dil becerilerini geliştirmelerine katkı sağlar. Aynı zamanda eleştirel düşünme ve problem çözme yetilerini geliştirmek için de faydalıdır. Öğrencilere olaylara farklı açılardan bakmayı öğretirken, değerler eğitimi açısından da önemli katkılar sunar. Adalet, dürüstlük, alçakgönüllülük ve hoşgörü gibi evrensel değerleri ele alarak öğrencilerin karakter gelişimine katkıda bulunur. Bununla birlikte, kültürel aktarım açısından da büyük bir öneme sahiptir. Türk kültürünün temel taşlarından biri olan bu fıkralar, öğrencilere kültürel kimlik bilinci kazandırır. Eğitim sürecinde yaratıcı drama ve tiyatro etkinliklerinde kullanılması, öğrencilerin anlatım ve iletişim becerilerini güçlendirirken, fıkraları daha eğlenceli ve akılda kalıcı hale getirir.” dedi.

           

Nasreddin Hoca Fıkralarının, “Yapay Zekâ” Sayesinde Daha Geniş İmkanlarla Tanıtılması Mümkün

Nasreddin Hoca Fıkralarının Yapay Zekâ sayesinde daha geniş imkanlarla tanıtılmasının mümkün olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Zülfikar BAYRAKTAR, “Yapay Zekâ, Nasreddin Hoca fıkralarının modern çağda daha geniş kitlelere ulaştırılması ve dijital ortamda etkileşimli hale getirilmesi için önemli fırsatlar sunmaktadır. Yapay zekâ destekli uygulamalar sayesinde fıkralar sesli ve görsel içeriklere dönüştürülerek eğitim ve eğlence amaçlı kullanılabilir. Örneğin, sesli asistanlar ve sohbet botları aracılığıyla kullanıcılar, Nasreddin Hoca fıkralarını dinleyebilir ve hatta kendi fıkralarını yaratabilirler. Ayrıca, doğal dil işleme teknolojileri sayesinde fıkralar farklı dillere çevrilebilir ve uluslararası kitlelere daha kolay ulaşabilir. Yapay zekâ ile zenginleştirilmiş interaktif oyunlar ve simülasyonlar, Nasreddin Hoca'nın mizahi anlatımını daha etkili bir şekilde sunarak yeni nesillere hitap edebilir. Sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik uygulamalarıyla da bu fıkralar, dijital ortamda yeniden canlandırılarak kullanıcıların hikayeleri deneyimlemesini sağlayabilir. Yapay zekâ destekli algoritmalar, fıkraların içerik analizini yaparak belirli temalara göre sınıflandırılmasını ve eğitim materyallerinde daha etkin kullanılmasını sağlayabilir. Örneğin, Nasreddin Hoca’nın adalet, doğruluk, mizah gibi belirli konularda söylediği sözleri bir veri tabanı üzerinden kategorize ederek öğretmenler ve öğrenciler için kolay erişilebilir hale getirebilir.
Sonuç olarak, Nasreddin Hoca fıkraları yalnızca geçmişin değil, günümüz eğitim sisteminin, kültür turizminin ve dijital çağın da önemli bir parçasıdır. Geleneksel anlatıyı koruyarak yeni teknolojilerle birleştirmek, bu değerli kültürel mirasın yaşatılması ve yaygınlaştırılması açısından büyük önem taşımaktadır. Nasreddin Hoca ve fıkraları, birden fazla disiplinin bilgi ve yöntemlerinin kullanılarak üzerinde çalışması gereken bir alan. Bu açıdan üniversitemiz bünyesinde bir Nasreddin Hoca Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin açılması Nasreddin Hoca sahasındaki çalışmalara değer katacaktır.” dedi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *