27 Ağustos 2026, Perşembe
Eskişehir Durum | Eskişehir Durum Özel | Ulucan’dan milletvekili transferlerine “siyasi haramzadelik” tepkisi

Ulucan’dan milletvekili transferlerine “siyasi haramzadelik” tepkisi

İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, milletvekili transferlerini eleştirerek 28. Dönem’in siyasi ahlak açısından tarihe kara bir dönem olarak geçeceğini söyledi.

İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, milletvekili transferlerini eleştirerek 28. Dönem’in siyasi ahlak açısından tarihe kara bir dönem olarak geçeceğini söyledi.

KAYNAK: (HABER MERKEZİ)
Ulucan’dan milletvekili transferlerine “siyasi haramzadelik” tepkisi

İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, Eskişehir Durum YouTube kanalında Haber Müdürü Pınar Akarsu’nun sunduğu “Şehirde Siyaset Var” programına konuk oldu. Ulucan, programda İYİ Parti’nin Türk siyasetindeki konumundan milletvekili transferlerine, partinin kuruluş amacından milliyetçilik anlayışına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.

“İYİ Parti boşluk doldurmak için kurulmadı”

Programda sunucu Pınar Akarsu, İYİ Parti’nin son dönemde daha sert ve daha net bir çizgiye geldiğini, özellikle milliyetçi vurgusunun daha güçlü hale geldiğini belirterek, partinin siyasette hangi boşluğu doldurduğunu ve seçmene “Neden İYİ Parti?” sorusunun cevabının nasıl verileceğini Ulucan’a sordu.

Ulucan ise İYİ Parti’nin bir siyasi boşluğu doldurmak amacıyla kurulmadığını belirterek, kuruluşundan itibaren temel amaçlarının 86 milyon vatandaşı kutuplaşma siyasetinden uzaklaştırarak bir araya getirmek olduğunu ifade etti.

İYİ Parti’nin 25 Ekim 2017 tarihinde milletle kucaklaştığını hatırlatan Ulucan, hem Kurucu Genel Başkanın hem de mevcut Genel Başkan ve Lider Müsavat Dervişoğlu’nun kuruluş sürecindeki söylemlerine dikkat çekti. Ulucan, partinin kuruluş amacını, “86 milyon vatandaşımızı, yani bu kutuplaşma siyasetinden, bu mevcut 25 yıllık iktidarın getirmiş olduğu tablodan, insanları ayrıştırma noktasında mevcut bütün hemşehrilerimizi, 86 milyonu bir bayram sofrasında buluşturmak dileğiyle ve ümidiyle kuruldu” sözleriyle anlattı.

İYİ Parti’nin 2017 yılından bu yana Türk siyasetinde yer aldığını belirten Ulucan, partinin 9. yıl içerisinde olduğunu söyledi. Ulucan, Genel Başkanlar ve parti kurmaylarının geçmişte yaptıkları açıklamaların zaman içerisinde ortaya çıkan siyasi tablolarla örtüştüğünü savundu.

“Söylediklerimiz tek tek ortaya çıktı”

Ulucan, İYİ Parti’nin bugüne kadar yaptığı siyasi değerlendirmelerin gerçekleştiğini öne sürerek, partinin toplum mühendisliği ve siyaset mühendisliği olarak nitelendirdiği süreçlerde çeşitli iftira ve yaftalarla karşı karşıya kaldığını söyledi.

2023 seçimlerini de örnek gösteren Ulucan, seçim sürecinde “kazanacak aday” vurgusunu yapan partinin İYİ Parti olduğunu ifade etti. Ulucan, “2023 seçimlerine bile gidersek, ‘kazanacak aday’ diye tek kendini ortaya atan ve net millete ‘kazanacak adayla seçime gidelim’ konusunu dile getiren parti İYİ Parti’ydi” dedi.

Ulucan, son dönemde Meclis’ten geçirilen ve kendisinin “Anayasa’ya aykırı olan çerçeve yasa” olarak nitelendirdiği düzenlemeye ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Söz konusu konunun ilk olarak 2024 yılının ekim ayında konuşulmaya başlandığını belirten Ulucan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun grup toplantılarında ve kamuoyuna yönelik açıklamalarında yaptığı değerlendirmelerin bugün ortaya çıkan tabloyla örtüştüğünü savundu.

“İYİ Parti ulus devletinin bütünlüğünü savunuyor”

İYİ Parti’nin bugün siyasetteki konumunu da değerlendiren Ulucan, partisinin ulus devletinin bütünlüğünü ve üniter yapıyı savunduğunu söyledi. Milliyetçilik kavramının da önemli olduğunu belirten Ulucan, burada özellikle Atatürk’ü referans gösterdi.

Ulucan, “Atatürk gibi düşünebilen Türk milliyetçilerinin bu toplumda dışlandığı, hor görüldüğü noktada, Atatürk’ün bizlere kazandırmış olduğu, bizlere emanet etmiş olduğu” değerlerin korunması gerektiğini söyledi.

Atatürk milliyetçiliği ifadesinin de doğru bir tanımlama olmadığını savunan Ulucan, “Çünkü Atatürk de bir Türk milliyetçisiydi” dedi.

Türkiye’nin tarihsel süreçte yaşadığı önemli dönüm noktalarına da değinen Ulucan, Malazgirt ile Anadolu’nun kapılarının açılmasını ve Kurtuluş Savaşı mücadelesinin başlamasını hatırlattı. Ulucan, bu süreçlerde hayatını kaybeden tüm şehitleri rahmetle andığını ifade etti.

İYİ Parti’nin siyasi mücadelesini Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyet’e sahip çıkma ilkesi doğrultusunda sürdürdüğünü belirten Ulucan, “ulusal devletini, üniter yapıyı ve üstünlerin hukukunu değil, hukukun üstünlüğünü korumaya çalışan bir yapıda İYİ Parti olarak biz siyasi mücadelemize devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Milletvekili transferlerini değerlendirdi

Programın devamında Türkiye siyasetinde son dönemde gündeme gelen milletvekili transferleri konuşuldu. Sunucu Pınar Akarsu, İYİ Parti’den Aydın Milletvekili Ömer Karakaş ile Gaziantep Milletvekili Mehmet Mustafa Gürban’ın partiden ayrıldığını, Gelecek Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici’nin de AK Parti’ye geçtiğini hatırlatarak Ulucan’ın bu gelişmeleri nasıl değerlendirdiğini sordu.

Ulucan, milletvekili transferlerine ilişkin oldukça sert ifadeler kullandı. Milletvekillerinin seçmenlerinden aldıkları emaneti başka bir siyasi yapıya taşımasını eleştiren Ulucan, bu durumu “siyasi haramzadelik” ifadesiyle nitelendirdi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 28. Dönemi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Ulucan, bu dönemin ilerleyen yıllarda olumsuz şekilde hatırlanacağını savundu.

Ulucan, “Türkiye Büyük Millet Meclisinin, Gazi Meclisimizin kurulduğu gün itibarıyla bu 28. Dönem olarak adlandırdığımız dönemi, tarihte önümüzdeki zamanlarda hem çocuklarımız hem nasip olursa torunlarımız falan kirli bir dönem, ahlaksız bir dönem ve siyasi haramzadeliğin hat safhaya ulaştığı bir dönem olarak hatırlayacak” ifadelerini kullandı.

Ulucan, bunun tarih sayfalarında görüleceğini belirterek, milletvekillerinin siyasi tercihlerinin Meclis’in itibarı açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Siyaset gidenlerle değil, kalanlarla yapılır”

İYİ Parti’den ayrılan milletvekilleri üzerinden değerlendirmelerini sürdüren Ulucan, parti içerisinde daha önce de ifade ettiği bir görüşü yineledi. Ulucan, “Ben hep söylüyorum, Genel Başkanımız da bunu söylüyor; yani siyaset gidenlerle değil, kalanlarla yapılır” dedi.

İYİ Parti’nin bugüne kadar siyasi çizgisinden herhangi bir sapma yaşamadığını savunan Ulucan, partinin oylarıyla seçilen milletvekillerinin daha sonra farklı siyasi tercihlerde bulunmasını eleştirdi.

Özellikle Aydın Milletvekili’nin AK Parti’ye geçişine değinen Ulucan, söz konusu milletvekilinin Meclis’te “çerçeve yasa” görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmaların kendi sosyal medya hesabında bulunduğunu belirtti. Ulucan, bu konuşmalardaki ifadelerle daha sonraki siyasi tercih arasında kısa sürede değişiklik yaşandığını savundu.

Ulucan, “O kadar net söylemleri, eylemleri var ki... İki gün içerisinde senin kafanda ne değişti?” diyerek milletvekili transferlerini eleştirdi.

“İnsan kendi iradesinden mesuldür”

Sunucu Pınar Akarsu’nun, milletvekillerinin siyasi düşüncelerinin nasıl değişebildiğini sorması üzerine Ulucan, bunun kişilerin karakteristik yapısıyla ve kendi iradeleriyle ilgili olduğunu ifade etti.

Ulucan, “Kişi her şekilde kendinden mesuldür. İlke ve çizgiler, değerler noktasında baktığımızda bu kişinin kendi iradesidir. Yani onun nasıl bir kafa dünyası yaşadığını ben bilemem” dedi.

Kendi siyasi duruşuna ilişkin de değerlendirmede bulunan Ulucan, geçmişten gelen değerlerin ve ülke topraklarının kendisi açısından önem taşıdığını söyledi. Ulucan, “Ben kendi şahsım adına konuşacak olursam; benim bildiğim bir ecdadım var, benim bildiğim kazanılmış topraklar var ve bu topraklar üzerinde oynanan oyun, yapılan projeler üzerine net bir görünüm, görünüşler var” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı olarak görev yaptığını belirten Ulucan, herhangi bir fikir ayrılığı yaşamadığı sürece siyasi duruşundan taviz vermeyeceğini dile getirdi. Dünyevi çıkarlar uğruna kişinin onurunu ve karakterini hiçe saymasının doğru olmadığını belirten Ulucan, milletvekillerinin siyasi tercihlerini ilke, çizgi, değer ve ahlak üzerinden açıklamalarını da eleştirdi.

“Gazi Meclis’in onurunu kaybettiği noktada söyleyecek sözümüz yok”

Ulucan, milletvekillerinin seçildikleri bölgelerde kendilerine oy veren seçmenlerin emanetini taşıdığını belirterek, milletvekili kavramının temsil sorumluluğuna işaret etti.

Ulucan, “Durup onurlu bir şekilde Gazi Meclisin onurunu, seçilmiş milletin oylarıyla seçilmiş emanet olarak milletin vekili diyoruz ya adı üzerinde, vekili olarak oraya gittiğinde milleti temsil etme onurunu kaybettiği noktada bizim bu insanlara söyleyebileceğimiz bir şeyimiz yok” diye konuştu.

  1. Dönem milletvekillerine ilişkin eleştirilerini sürdüren Ulucan, Meclis’te görev yapan milletvekillerinin önemli bir bölümünün tarihte olumsuz şekilde hatırlanacağını savundu.

Ulucan, 28. Dönem’i “Türk siyasetindeki siyasi ahlaksızlığın, etik kurallarının harcandığı, hiçe sayıldığı” bir dönem olarak nitelendirirken, siyasi tercihlerde para ve başka unsurların etkili olduğu yönündeki eleştirilerini de dile getirdi.

Ulucan, “28. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılan, parlamentodaki görev yapan milletvekillerinin birçoğu tarihte kara bir leke, 28. Dönemde Türk siyasetindeki siyasi ahlaksızlığın, etik kurallarının harcandığı, hiçe sayıldığı, tamamıyla artık Benjamin mi diyelim, başka bir şey mi diyelim, bu noktalarda alındı, verildi; kötü, çirkin bir anı olarak anılacak” ifadelerini kullandı.

“Helal süt emmiş insanlar Gazi Meclis’te temsil eder”

Konuşmasının sonunda siyasi etik konusuna da değinen Ulucan, Türkiye’nin gelecek dönemlerde milletvekili olarak görev yapacak isimler konusunda farklı bir tabloyla karşılaşması temennisinde bulundu.

Ulucan, siyasi etik yasasının yanı sıra kişisel ahlak, ilke ve değerlerin de önemli olduğunu vurgulayarak, “İnşallah yani siyasi etik yasasından ziyade kendini bilen, hani deriz ya biz atalarımız; ‘Helal süt emmiş, süt hakkını bilen, toprak, ekmek hakkını bilen, kul hakkını bilen insanlar inşallah bir dahaki dönem bizi Gazi Meclisimizde temsil ederler’” dedi.

Ulucan’ın açıklamaları, İYİ Parti’nin siyasi çizgisi, milliyetçilik anlayışı ve son dönemde yaşanan milletvekili transferlerine yönelik değerlendirmeleriyle programın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

İYİ Parti’ye farklı partilerden katılımlar

Programda, farklı siyasi partilerden İYİ Parti’ye yönelik katılımlar da gündeme geldi. Sunucu Pınar Akarsu, Türkiye siyasetinde partiler arası milletvekili geçişleri yaşanırken diğer taraftan farklı partilerden İYİ Parti’ye katılımların da olduğunu belirterek Ulucan’a bu durumu nasıl değerlendirdiğini sordu.

Ulucan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun milletvekili transferleri konusundaki yaklaşımına dikkat çekerek, partisinin siyasi etik ve ahlak açısından diğer partilerden ayrıldığını savundu.

İYİ Parti’ye katılan milletvekillerinden Balıkesir Milletvekili Burak Akburak’ı örnek gösteren Ulucan, “Bizim Genel Başkanımız bu duruma karşı olduğu için kabul etmedi. Milletvekillerinden bir Burak Bey geldi, şu an Genel Başkan Yardımcımız, Balıkesir Milletvekilimiz, yaklaşık 1,5-2 yıldan beri de bağımsız olarak görev yapıyordu” dedi.

Ulucan, daha önce Adalet ve Kalkınma Partisi’nden Ankara Milletvekili ve İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın da İYİ Parti’ye katıldığını hatırlattı. Fakıbaba’nın partiye katılırken milletvekilliğinden de istifa ettiğini belirten Ulucan, bu durumun siyasi etik açısından önem taşıdığını ifade etti.

İYİ Parti’nin siyasi transferler konusunda “siyasi haramzadelik” pozisyonuna girmediğini savunan Ulucan, farklı siyasi partilere daha önce gönül vermiş ancak kendi partilerinin yanlışlarını gördüğünü düşünen vatandaşlardan İYİ Parti’ye yoğun ilgi olduğunu söyledi.

Bu kişileri yalnızca geçmişte üyesi oldukları veya destekledikleri siyasi parti üzerinden değerlendirmediklerini belirten Ulucan, “Onlar da bizim seçmenimiz zaten; o parti, bu parti olarak bakmıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti milletinin asıl sahipleri onlar” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti’ye yönelik artan ilginin partinin doğru bir siyasi çizgide olduğunun göstergesi olduğunu savunan Ulucan, “Demek ki biz doğru yoldayız ki bize güç veriyorlar, bizimle beraber yürüyorlar. Buna da zaten kimse bir şey diyemez” dedi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız