İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, Eskişehir Durum YouTube kanalında Haber Müdürü Pınar Akarsu’nun sunduğu “Şehirde Siyaset Var” programına konuk oldu. Ulucan, programda “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin İYİ Parti’nin yaklaşımını ve sürece yönelik itirazlarının temelinde bulunan noktaları değerlendirdi.
Ulucan, İYİ Parti’nin terörün sona ermesine karşı olmadığını belirterek, asıl itirazlarının terörün bitirilmesi için izlenen yönteme yönelik olduğunu söyledi. Ulucan, “Kimse zaten terörle yaşamak, teröristlerle mücadele etmek ya da işte terör bitmesin... Kimse istemez bunu. Biz hepimiz aynı noktada diyoruz ki terör bitsin” ifadelerini kullandı.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ulus devlet yapan unsurların, kendisini Türk hisseden herkesi kapsadığını savunan Ulucan, Anayasa’da bu konunun açık olduğunu söyledi. Ulucan, insanların Türk, Kürt, Laz, Çerkes, Alevi ya da Sünni şeklinde ayrıştırılmadığını belirterek, kendisini Türk hisseden ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı kimliğini taşıyan herkesin bu kimliğin içerisinde olduğunu dile getirdi.
Ulucan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözünü hatırlatarak, “Ne mutlu Türk olana dememiş” dedi.
Ulucan, kendilerini en fazla üzen konulardan birinin Kürt vatandaşlar üzerinden siyaset yapılmaya çalışılması olduğunu savundu. Çerçeve yasanın Meclis’ten geçmesinin üzerinden çok kısa bir süre geçtiğini belirten Ulucan, “Senin Kürt kardeşlerimin hayatında ne değişti? Neleri iyileşti, neleri iyileştirildi?” diye sordu.
“Terörle mücadele edilir, müzakere edilmez”
PKK ve örgütün başındaki Abdullah Öcalan hakkında sert ifadeler kullanan Ulucan, örgütün geçmişte Türk askerinin, polisinin, öğretmeninin ve vatandaşların hayatına kastettiğini söyledi. Ulucan, geçmiş dönemlerde farklı çözüm süreçlerinin ve hendek olaylarının yaşandığını belirterek, bu girişimlerin daha önce de birçok kez denendiğini ifade etti.
Ulucan, PKK’nın Kürt vatandaşların hak arayışlarını kullanarak farklı bir yapı içerisinde hareket ettiğini ve dış güçlere hizmet ettiğini savundu. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının birbiriyle iç içe yaşadığını söyleyen Ulucan, “Kız alıyoruz, kız veriyoruz; hepimiz bir kardeşiz, bir aileyiz diyoruz” ifadelerini kullandı.
Terör örgütüyle devlet arasında kurulacak bir müzakereyi doğru bulmadığını belirten Ulucan, “Bu insanlarla biz devlet değiller ki masaya oturalım, çözüm süreci konuşalım, sükunet konuşalım. Terörle mücadele edilir, müzakere edilmez terörle” dedi.
Ulucan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin İmralı’daki Abdullah Öcalan’ın sözleri üzerinden şekillendirilemeyeceğini savunarak, çerçeve yasaya yönelik eleştirilerini sürdürdü. Ulucan, “Biz bu aymazlığa karşıyız. Biz üniter yapının bozulmasına, cumhuriyet değerlerinin dağılmasına ve anayasadaki değişmeyecek maddelerin, yarınki süreçlerde de göreceğiz, zorlanmasına karşıyız” diye konuştu.
İYİ Parti’nin terörün bitirilmesine karşı olmadığını bir kez daha vurgulayan Ulucan, mevcut iktidarın daha önce terör örgütü mensuplarının sayısına ve örgütün durumuna ilişkin açıklamalar yaptığını hatırlattı.
2002 yılında mevcut iktidarın ülkeyi sıfır terörle devraldığını ileri süren Ulucan, daha sonraki süreçte yeniden terör örgütlerinin ortaya çıktığını savundu. 2016 yılında 15 Temmuz’da yaşanan darbe girişimine de değinen Ulucan, iktidarın geçmişte “Kandırıldım” dediğini hatırlatarak, yeni süreçte benzer bir durum yaşanması halinde bunun faturasını milletin ödeyeceğini savundu.
Ulucan, “Biz İYİ Parti olarak millet bu faturayı ödemesin, yol erkenden dönün bu yoldan, bu yol size sağlık getirmez diyoruz” ifadelerini kullandı.
“Genel Başkanımızın alnından öpüyorum” tepkileri
Programda İYİ Parti Genel Başkanı’nın sürece yönelik sert tutumunun toplumdaki karşılığı da gündeme geldi. Ulucan, Ankara’da düzenlenen “Bayrağa Saygı Mitingi”ne değinerek, mitingin İstiklal Marşı eşliğinde Türk bayrağının göndere çekilmesiyle başladığını söyledi.
Ankara’daki mitingin ardından Balıkesir Kuva-yi Milliye Meydanı’nda da benzer bir etkinlik düzenlendiğini aktaran Ulucan, meydandaki atmosferin oldukça coşkulu olduğunu ifade etti.
Çerçeve yasa sürecinden sonra sahada vatandaşlarla ve şehit-gazi aileleriyle karşılaştıklarında olumlu tepkiler aldıklarını belirten Ulucan, kendilerine “Allah sizden razı olsun” ve “Genel Başkanınızın alnından öpüyorum” şeklinde ifadeler kullanıldığını söyledi.
Ulucan, vatandaşlardan kendilerine “Durmayın devam edin, biz sizlerle beraberiz. Evet bu korku imparatorluğu var, bazı noktalarda sessiziz ama biz sizin yanınızdayız” şeklinde destek mesajları geldiğini aktardı.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin karşısındaki bir kişi nedeniyle bu kadar aciz gösterilmemesi gerektiğini savunan Ulucan, vatandaşların “Bu devlet bizim, bu millet bizim” şeklinde görüş bildirdiğini söyledi.
Eskişehir’den Balıkesir’deki mitinge güçlü bir katılım sağlandığını belirten Ulucan, meydandaki atmosferin çok iyi olduğunu dile getirdi. Sahada siyaset yaparken Genel Başkanlarını anlatmak zorunda kalmadıklarını, vatandaşlardan doğrudan övgü aldıklarını ifade eden Ulucan, parti içerisindeki mevcut durumdan mutlu olduğunu ancak ülkenin gidişatına üzüldüğünü söyledi.
Ulucan, “Son kuğu, akıl kırılmadıkça biz son kuğuya düşmedikçe mücadeleye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Selçuk Türkoğlu olayına tepki
Programda İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu’nun Ankara Kurtuluş Parkı’nda şehit yakınları ve gazilerin gerçekleştirdiği eyleme destek verdiği sırada yaşanan olaylar da gündeme geldi.
Ulucan, Selçuk Türkoğlu’nun ve İYİ Parti yöneticilerinin orada siyasi faaliyet yürütmediğini özellikle vurguladı. Milletvekilleri ve genel başkan yardımcılarının şehit yakınları ile gazilere destek olmak amacıyla orada bulunduğunu belirten Ulucan, İYİ Parti Genel Başkanı’nın da sürekli olarak gazileri ve şehit yakınlarını ziyaret ettiğini söyledi.
Ulucan, “Destek olmak amacıyla” orada bulunduklarını ifade ederek, şehitlik mertebesinin Türk milleti açısından en büyük mertebelerden biri olduğunu dile getirdi. Gazilerin de şehitlik gibi onurlandırılmış askerler olduğunu söyleyen Ulucan, gazilerin “Sen er gazisisin, sen rütbeli gazisisin” şeklinde ayrıştırılmaması gerektiğini savundu.
Gazilerin temel haklarını almak için aylardır eylem yaptığını belirten Ulucan, gazilerin uzuvsal problemleri bulunmasına rağmen zor şartlar altında mücadele verdiklerini söyledi. Ulucan, bu kişilerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bekası ve milletin yarınları için mücadele ettiğini ifade etti.
Selçuk Türkoğlu’nun milletvekili olmasının yaşanan olayın değerlendirilmesinde belirleyici olmaması gerektiğini belirten Ulucan, danışman Aytaç’a ve Genel Başkan Yardımcısı Cenk Özatıcı’ya yönelik müdahaleye de tepki gösterdi.
Ulucan, “Bir polisin orada bir gaziye veya gazi yakınına, orada bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşına, ki aykırı bir eylem yapmıyor, devleti bölecek herhangi bir provokatif bir faaliyet içerisinde bulunmuyor, bunu yapması kabul edilemez” dedi.
Yaşananları Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin polisinin görev anlayışından ziyade mevcut hükümetin memuru gibi hareket edilmesi şeklinde algıladığını söyleyen Ulucan, bunun kabul edilemeyeceğini ifade etti.
“Devletin yaklaşımı farklı olmalı”
Ulucan, milletvekiline yönelik saldırı girişiminin yanı sıra, asıl meselenin milletin evladına yönelik bir saldırı olduğunu savundu.
Öcalan’ın özgürlüğünü savunan mitinglerde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin birliğine ve bütünlüğüne karşı sloganlar atıldığını ileri süren Ulucan, başka bir taraftar grubunun sarı poşu açması nedeniyle gözaltına alındığını savundu. Ulucan, aynı taraftar grubunun desteklediği spor kulübünün taraftarlarının ellerinde bayraklar, keleşler ve tüfeklerle şehir sokaklarında gezdiğini iddia ederek, polisin bu kişilere müdahale etmediğini söyledi.
Bu durum üzerinden çifte standart eleştirisi yapan Ulucan, “Öz yurdumuzda biz garibiz, biz parya” ifadelerini kullandı. Ulucan, yaşananların çerçeve yasaya ilişkin sürecin gelecekte oluşturabileceği sıkıntıları da ortaya koyduğunu savundu.
Ulucan’dan referandum çağrısı
Şehit yakınları ve gazilerin haklarını aradığı süreçte devletin yaklaşımının nasıl olması gerektiği sorusuna da yanıt veren Ulucan, hükümetin daha önce birçok konuda referanduma başvurduğunu hatırlatarak, bu konuda da halka sorulması gerektiğini savundu.
Ulucan, “Her şeye referandum yapan hükümetimiz bu konuda da referandum yapamadı mı? Halka sorsaydı. Aziz milletimize sorsaydı” dedi.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş sürecine de atıfta bulunan Ulucan, demokratik ve hukuk çerçevesinde bir referandum yapılması halinde hükümetin milletin vereceği cevabı alacağını söyledi.
Ulucan, bazı kişilerin şehit ve gazi yakını olarak kürsülere çıkarılarak mevcut durumdan memnun olduklarının söylenmesinin yeterli olmadığını savundu. Sahada şehit aileleri ve gazilerle görüştüklerini belirten Ulucan, kendilerine yasanın kabul edilmemesi için mücadele etmeleri yönünde çağrılar geldiğini söyledi.
Şehit aileleri ve gazilerin kendilerine, “Ben çocuğumu bu teröristler sokağa çıksın diye, serbest kalsın diye vermedim, şehit etmedim. Ben bu uzvumu bunun için kaybetmedim” şeklinde ifadeler kullandığını aktaran Ulucan, bu tepkilerin dikkate alınması gerektiğini savundu.
“Gerçekler gösterilmiyor, gerçekler konuşulmuyor”
Şehit yakınları ve gazilerin eylemlerinin kamuoyuna yeterince yansıtılmadığı yönündeki değerlendirmesini de paylaşan Ulucan, medyada gündem olan haberlerin içeriğini eleştirdi.
Ulucan, “Maalesef bu korku imparatorluğu olduğu için tabii bizler sesimizle dile getirmeye çalışıyoruz sahada falan ama gündem haberlerine baktığımızda bugün magazinsel haberler onlardan daha çok izleniyor” dedi.
Daha önce şehit haberlerinin kısa sürelerle verildiğini, buna karşılık magazin haberlerinin uzun süre gündemde tutulduğunu savunan Ulucan, bu durumu “toplum mühendisliği üzerinden siyasi algı operasyonu” olarak değerlendirdi.
Ulucan, “Gerçekler gösterilmiyor, gerçekler konuşulmuyor” ifadelerini kullandı.
Selçuk Türkoğlu’nun yaşadığı olayın da bazı medya kuruluşlarında yeterince yer bulmadığını savunan Ulucan, “Selçuk Başkanın olayını yandaş kanalların hangisinde görebildik?” diye sordu.
Meclis Başkanı’nın da bir milletvekiline sahip çıkma noktasında olaydan saatler sonra yazılı basın açıklaması yaptığını belirten Ulucan, polis müdahalesiyle ilgili olarak da olayda görev alan polis hakkında kamuoyuna net bir bilgilendirme yapılmadığını ifade ederek değerlendirmelerini tamamladı.