17 Eylül 2026, Perşembe
Eskişehir Durum | Eskişehir Durum Özel | Çocuklarda Ekran Kullanımında Ailelere “Model Olun” Çağrısı

Çocuklarda Ekran Kullanımında Ailelere “Model Olun” Çağrısı

Klinik Psikolog Merve Vural, çocuklarda ekran kullanımının yalnızca süre üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek aile içi iletişim ve ortak sınırların önemine dikkat çekti.

Klinik Psikolog Merve Vural, çocuklarda ekran kullanımının yalnızca süre üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek aile içi iletişim ve ortak sınırların önemine dikkat çekti.

KAYNAK: (HABER MERKEZİ)
MUHABİR: Sarp Demirhan
Çocuklarda Ekran Kullanımında Ailelere “Model Olun” Çağrısı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocukların sosyal medya ve dijital oyunların olumsuz etkilerinden korunması için yeni düzenlemeler hazırlanacağını açıkladı. Göktaş, sosyal medya platformlarının çocuklarda uyku düzeninin bozulması, depresyon ve kaygı gibi sorunlara yol açabildiğini, ayrıca çocukların günlük ortalama 3,5 saatten fazla sosyal medyada vakit geçirdiğini belirtti.  

Klinik Psikolog Merve Vural, çocuk ve ergenlerde ekran kullanımının yalnızca belirli bir saat sınırı üzerinden değerlendirilmesinin doğru olmayabileceğini belirterek, kullanımın çocuğun günlük işlevselliğini nasıl etkilediğine bakılması gerektiğini söyledi. Vural, burada temel olarak çocuğun ekranı hangi amaçlarla kullandığının ve kullanım üzerinde kontrol kaybı yaşayıp yaşamadığının önemli olduğunu ifade etti. Çocuğun ekran nedeniyle uykusundan, hareketinden, günlük işlevselliğinden veya iletişim becerilerinden uzaklaşıp uzaklaşmadığına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Vural, “Burada en temel olarak bakmamız gereken nokta burasıdır” dedi.

Sosyal Medya Kimlik Gelişiminde Yeni Bir Alan Oluşturuyor

Ergenlik döneminde gençlerin “Ben nereye aitim?”, “Ben ne istiyorum?” ve “Ben nasıl biriyim?” sorularını kendilerine daha fazla sorduklarını belirten Vural, sosyal medyanın bu süreçte hem olumlu hem de olumsuz etkiler oluşturabileceğini söyledi. Sosyal mecraların kişilerin ilgi alanlarını keşfetmelerine ve iletişim kurmalarına yardımcı olabildiğini aktaran Vural, bunun yanında sosyal onay ve sosyal karşılaştırmaya da neden olabileceğine dikkat çekti. Sosyal medyanın bir yandan yalnızlık hissini azaltabileceğini ifade eden Vural, diğer yandan takipçi ve beğeni sayılarının sosyal onay arayışını artırabileceğini söyledi. Bu durumun bazı ergenlerde “Ben ne istiyorum?” sorusunun yerine “Karşı taraf benden ne bekliyor?” ve “Ne yaparsam daha çok onay alırım?” sorularının öne çıkmasına neden olabileceğini belirtti. Vural, sosyal medyanın doğrudan kimlik inşasını zedeleyen bir unsur olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak, “Burada sadece artık dış dünyayla birlikte sosyal medya da ergenlerin kendilerini değerlendirebileceği bir alan açıyor diyebiliriz” ifadelerini kullandı.

Aile, Okul ve Çocuk Birlikte Sürece Dahil Olmalı

Çocuklara yönelik platformların uygun şekilde düzenlenmesi, sınırların belirlenmesi, aile içi iletişim ile okul arasındaki iş birliğinin önemine değinen Vural, yalnızca yasaklama veya sınırlama yaklaşımının yeterli olmayacağını söyledi. Çocuğun ve ergenin de sürecin içerisine dahil edilmesi gerektiğini belirten Vural, getirilen sınırlamaların nedenlerinin mantıklı ve makul şekilde açıklanmasının çocuğun direncini azaltabileceğini ifade etti.

Depresyon ve Sosyal Medya Arasında Tek Yönlü İlişki Yok

Sosyal medya kullanımı ile depresif duygu durumu arasında doğrudan bir nedensellik kurulamayacağını belirten Vural, iki durumun birbiriyle ilişkili olabileceğini söyledi. Vural, sosyal medya kullanımının depresif duygu durumunu etkileyebildiği gibi mevcut depresif duygu durumu ve kaygı belirtilerinin de sosyal medya kullanımını tetikleyebildiğini ve etkileyebildiğini dile getirdi. Bu noktada çocuğun sosyal medyayı hangi amaçla kullandığının önem taşıdığını belirten Vural, çocuğun sosyal medyayı kaçınma davranışı olarak kullanıp kullanmadığının, kişilik süreçleri, özgüven veya iletişim kurma becerileriyle ilgili yaşadığı sorunların kullanımda etkili olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Vural, bu süreçte hem duygu durumunun hem de çocuğun sosyal medyayı hangi amaçla kullandığının ve tüketim alışkanlıklarının hangi yönde değiştiğinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Uyku Öncesi Ekran Kullanımına Dikkat

Vural, uyku öncesi sosyal medya ve ekran kullanımının da önemli bir başlık olduğunu belirtti. Uyku bozukluklarının arttığı dönemlerde çocuğun uykuya geçiş sürecinde sosyal medya platformlarını aktif şekilde kullanmasının uykusuzluk, tahammülsüzlük, yorgunluk ile dikkat ve odaklanma süreçlerini etkileyebileceğini söyledi.

Amaç Çocuğu Tamamen Ekransız Bırakmak Değil

Çocukların tamamen ekransız ve telefonsuz bırakılmasının amaç olmadığını belirten Vural, bir sınırlama getirilecekse ailenin çocukla bu konuda bir “pazarlığa” oturmasının önemli olduğunu ifade etti. Sınırlamaların nedenlerinin çocuğa açıklanması ve mantıklı bir zemine oturtulması gerektiğini yineleyen Vural, bunun yanında “ekransız zamanlar” oluşturulmasının önemine dikkat çekti. Yemek sırasında, uykuya geçişten bir süre önce, aileyle birlikte geçirilen zamanlarda ve ders çalışırken ekransız zamanların oluşturulması gerektiğini belirten Vural, bu kuralların sürdürülebilir olması için ailenin de belirlenen kurallara uyması gerektiğini söyledi. Çocukların gözlem yoluyla öğrenmeye daha açık olduğunu ifade eden Vural, ailenin de sürece dahil olmasının ekran kullanımına yönelik sınırların daha sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlayacağını belirtti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız