Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık rotasını belirleyen 2027-2029 dönemine ait Orta Vadeli Programı (OVP) Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen toplantıyla kamuoyuna duyurdu. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'ın da katıldığı toplantıda, küresel jeopolitik risklerin ve savaşın ekonomi üzerindeki etkileri gözetilerek makroekonomik hedefler yeniden şekillendirildi. Yılmaz, özellikle enerji ve emtia fiyatlarındaki artışın enflasyon ve dış ticaret dengesi üzerindeki baskısına dikkat çekerek, programın temel önceliğinin fiyat istikrarını kalıcı hale getirmek olduğunu vurguladı.
Enflasyonda düşüş eğilimi ve yıl sonu beklentisi
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2026 yılı son çeyreğinde enflasyonun yeniden düşüşe geçeceğini belirterek, yıl sonu tahminini yüzde 28,4 olarak açıkladı. Savaşın arz yönlü baskıları nedeniyle enflasyonun geçici olarak yatay seyrettiğini ifade eden Yılmaz, gıda ve enerji gibi doğrudan etkilenen kalemler dışarıda tutulduğunda ana eğilimin aşağı yönlü olduğunu belirtti. Program kapsamında enflasyonun 2027'de yüzde 21, 2028'de yüzde 13,5 ve 2029 yılında ise yüzde 9 seviyesine inerek yeniden tek haneli rakamlara ulaşması hedefleniyor.
Büyüme ve istihdamda yeni hedefler
Küresel ticaretteki yavaşlama ve jeopolitik gerilimler nedeniyle 2026 yılı büyüme tahmini yüzde 3,3 olarak güncellendi. Yılmaz, büyümenin 2029 yılına kadar kademeli bir artışla yüzde 5 seviyesine ulaşmasının öngörüldüğünü belirtti.
İstihdam tarafında ise ekonomiye 2,1 milyon ilave istihdam kazandırılması hedeflenirken, işsizlik oranının 2029 yılı sonunda yüzde 7,6'ya düşürülmesi planlanıyor. Kişi başına düşen milli gelirin ise 2026 sonunda 20 bin doları, program dönemi sonunda ise 25 bin dolar seviyesini aşması bekleniyor.
Sanayiye yönelik finansman desteği
Türkiye'nin üretim kapasitesini korumak ve rekabet gücünü artırmak amacıyla İmalat Sanayii Güçlendirme Programı'nın hayata geçirildiği açıklandı. Bu kapsamda sanayicilere 250 milyar liralık ilave kredi desteği sağlanırken, yüksek teknoloji yatırımları için 750 milyar liralık YTAK kredilerinin kullandırılmasına devam edilecek. Yılmaz, özellikle savunma sanayiinde başarıyla uygulanan uzun vadeli sipariş modelinin sağlık teknolojileri, raylı sistemler ve enerji ekipmanları gibi kritik alanlara da yaygınlaştırılacağını ifade etti.