"Nüfusumuz Azalıyor"

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye’de doğurganlık oranlarının ciddi şekilde gerilediğine dikkat çekerek bunun uzun vadede ülkenin demografik yapısını tehdit ettiğini söyledi. Geçmişte aile başına düşen çocuk sayısının üç seviyelerinde olduğunu hatırlatan Destici, bugün bu oranın 1,5’un altına indiğini belirterek "Nüfus olarak aşağıya gidiyoruz. Bundan 30 sene önce çocuk sayımız aile başı üçken, bugün 1,5’un altına inmiş. Dünyada şu anda dünya literatüründeki tanımıyla söylüyorum; nesli en fazla tükenmekte olan ilk beş milletin içindeyiz. Böyle gidersek 100 milyonu geçme hayalimiz vardı ama 30 sene sonra 50 milyonun altına düşebiliriz. Bu çok ciddi bir tehlikedir. Bu sadece bir sayı meselesi değil; ekonomik, askeri ve sosyal gücümüzü de doğrudan etkileyen bir durumdur. Onun için bugünden tedbir alınmazsa yarın çok geç olabilir" dedi.

I M G 0658

"Aile Yapımıza Sahip Çıkmalıyız"

Aile kurumunun korunması gerektiğini vurgulayan Destici, evliliklerin teşvik edilmesi ve çocuk sahibi olmanın kolaylaştırılması gerektiğini ifade etti. Özellikle çalışan kadınlara yönelik düzenlemelerin önemine dikkat çekerek "Aile yapımıza sahip çıkmalıyız. Çocuklarımızı mümkün olduğu kadar genç yaşta evlendirmeliyiz. Evliliklerini yaptıktan sonra çocuk sahibi olmaları noktasında açıktan teşvik etmeliyiz. Çalışan kadınlarımız işe bir saat geç gitsin, bir saat erken çıksın dedik. Türkiye ne kaybeder? Evde de ağır bir yükü var; çocuk var, ev var. Kadınlara bu konuda yardımcı olmak zorundayız. İşe alımlarda evli ve çocuklu olanlar, liyakat ve eşitlik çerçevesinde öncelikli değerlendirilebilir. Bakın, bu tip radikal tedbirler alınmadan doğum oranları artmaz, evlilik sayısı artmaz, boşanmalar da düşmez" şeklinde konuştu.

"Asgari Hane Geçim Rakamı Belirlenmeli"

Ekonomik politikalarla ilgili de önerilerde bulunan Destici, “asgari hane geçim rakamı” belirlenmesi gerektiğini ifade ederek özellikle dezavantajlı kesimlerin desteklenmesi gerektiğini söyleyerek "Bir asgari hane geçim rakamı belirlenmeli. Örneğin Eskişehir’de dört kişilik bir aile kaç liraya geçinebilir? Diyelim ki 40 bin lira. Ama emekli 20 bin lira alıyor. Eğer evi varsa belki kurtarıyor, eşi de emekliyse yine kurtarıyor. Ama tek maaşla geçinen, eşi çalışmayan, evi kirada olan vatandaşlarımız var. İşte bizim desteklememiz gereken kesim budur. Aradaki farkı kira yardımı ya da çocuk yardımı olarak vermek zorundayız. Aynı durum asgari ücretli için de geçerli. Bir ailede tek çalışan varsa, çocuk sayısı fazlaysa ve kira ödüyorsa bu vatandaşın desteklenmesi gerekir" cümlelerini kullandı.

I M G 0669

"Bayram İkramiyesi On Bin Lira Olmalı"

Destici, emekliler ve asgari ücretlilere yönelik ekonomik düzenlemelerle ilgili de açıklamalarda bulundu. Özellikle bayram ikramiyesi ve maaş artışlarına dikkat çekerek “Bu bayramın Kurban Bayramı olduğunu düşünerek emeklilerimizin en azından kurban kesebilmeleri adına bayram ikramiyesinin 10 bin lira olması gerektiğini düşünüyoruz. Şimdi memur, işçi, emekli maaşlarına enflasyon oranında zam yapılacak. Ama asgari ücretliye ara zam düşünülmüyor. Bu doğru değil. Enflasyonun yüzde 30’larda olduğu bir ülkede asgari ücret ara zamsız geçilemez. Aynı enflasyon oranı asgari ücrete de yansıtılmalı ki vatandaş biraz nefes alabilsin" dedi.

"Bu Yıl Başıboş Köpek Yılı Mı İlan Edildi?"

Sahipsiz sokak köpekleri konusuna geniş yer ayıran Destici, meselenin sadece hayvan hakları değil, aynı zamanda kamu güvenliği ve halk sağlığı meselesi olduğunu vurgulayarak sert ifadelere yer verdi. "Çocuklarımız sokakta oynayamıyor" diyen Destici, “Sahipsiz sokak köpekleri meselesi var. Bir de bunların savunucuları var; mama lobileri var. Bunların üzerinden servetine servet katanlar var. Kardeşim bir kere daha soruyorum; bizim çocuklarımızın hayatı başıboş köpeklerden daha mı değersiz? Bir köpeğe bir şey yapıldığında ortalığı ayağa kaldıranlar, köpekler çocukları parçalayıp öldürdüğünde sessiz kalıyor. Normal bir insan tam tersini yapar. Eğer bunu yapmıyorsa burada başka bir çıkar ilişkisi vardır. Bu sadece hayvan sevgisiyle açıklanamaz. Bu mesele artık görmezden gelinecek bir mesele değil. Bu bir halk sağlığı ve güvenliği meselesidir. Her gün yeni bir saldırı haberi alıyoruz. Çocuklarımız sokakta oynayamıyor, vatandaşlarımız tedirgin. Soruyorum; daha ne kadar sabredeceğiz? Bu yıl başıboş köpek yılı mı ilan edildi de bizim haberimiz yok? Devlet otoritesini bu konuda ne zaman göreceğiz? Bu sorunun çözümü ertelenemez, ertelendikçe daha büyük sorunlara yol açar" cümlelerini kullandı.

I M G 0660

"Kadına Şiddeti Lanetliyorum"

Kadına yönelik şiddet konusunda da açıklamalarda bulunan Destici, şiddeti kesin bir dille kınadığını belirtti. Aile hukukunun dengeli şekilde düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. Destici şu ifadeleri kullandı: “Kadına şiddeti lanetliyorum. Bu ne bizim kültürümüzde ne de inancımızda kabul edilebilir. Ama bu sorunları sadece tek taraflı düzenlemelerle çözemeyiz. İstanbul Sözleşmesi tartışmaları üzerinden yapılan değerlendirmelerin de sorunu çözmediğini gördük. Düzenlemeler sadece kadını ya da sadece erkeği koruyarak yapılmaz. Ailenin tamamını düşünerek yapılmalıdır.
Bugün bazı uygulamalarda bir anda erkek evden uzaklaştırılıyor ya da aile parçalanıyor. Bu da doğru değil. Bizim amacımız aileyi korumak olmalı. Kadın ve erkek birbirine karşı daha anlayışlı, daha merhametli olmalı. Aileyi ayakta tutan değerleri güçlendirmeliyiz.”

"Benim Kızım Özgür, İstediğini Yapar Anlayışı Doğru Değil"

Ailelere de önemli sorumluluklar düştüğünü belirten Destici, özellikle gençlerin takibi ve korunmasının önemine dikkat çekti.

Milletvekili Gürcan'dan Sazova'da Hane Ziyareti
Milletvekili Gürcan'dan Sazova'da Hane Ziyareti
İçeriği Görüntüle

Destici konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Ailelere de şunu söylüyorum; çocuklarımıza sahip çıkmalıyız. Özellikle genç yaşta kızlarımız sahipsiz bırakılıyor, kimlerle görüştüğü bilinmiyor. ‘Benim kızım özgür, istediğini yapar’ anlayışı doğru değil. Çünkü bu durum istismara açık hale getiriyor. Sonrasında çok acı olaylar yaşanıyor. İstismar edilen, sonra da öldürülen çocuklarımız var. Bunları yaşıyoruz.
Onun için aileler çocuklarını yakından takip etmeli. Bu bizim en önemli görevlerimizden biridir. Ailemize sahip çıkmalıyız. Çünkü güçlü toplum güçlü aileyle olur.”

I M G 0596

Kaynak: Eskişehir Durum Haber Merkezi