Türkiye'nin en önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olan ve Yeşilırmak Nehri'nin bereketli sularıyla beslenen Çarşamba Ovası, son yıllarda köklü bir değişim yaşıyor. Yaklaşık 88 bin hektarlık geniş bir alana yayılan bu delta ovasında, geçmişte sofraların vazgeçilmezi olan domates, biber, patlıcan ve şeker pancarı gibi ürünlerin yerini kavak ve fındık ağaçları aldı. Bölge halkı, tarımsal çeşitliliğin kaybolduğu bu süreci Çarşamba Ovası yok, Çarşamba ormanlığı var sözleriyle özetliyor.
Fabrika kapanışları üreticiyi tercihe zorladı
Bölgedeki değişimin temelinde ekonomik faktörlerin ve sanayi tesislerinin kapanmasının yattığı ifade ediliyor. Özellikle şeker fabrikasının faaliyetlerini durdurması, çiftçinin geleneksel ürünlerden uzaklaşmasına neden oldu.
Geçmişte şeker pancarı, mısır ve buğday gibi ürünlerle geçimini sağlayan üreticiler, alternatif arayışıyla kavak ve fındık yetiştiriciliğine yöneldi. 50 yaşındaki üretici Cevdet Özkan, eskiden sebzecilikle geçinen ailelerin artık kendi ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale geldiğini ve başka illerden gelen ürünlere bağımlı kaldıklarını vurguluyor.
Fiyat belirsizliği sebze üretimini bitirdi
Çarşamba Ziraat Odası Başkanı Muammer Aydemir, sebze üretimindeki düşüşün temelinde fiyat istikrarsızlığı ve artan girdi maliyetlerinin yattığını belirtiyor. Bir yıl iyi kazanç elde eden çiftçinin, ertesi yıl fiyatların düşmesiyle büyük zararlar yaşaması, üreticiyi daha garantili gördüğü fındık gibi ürünlere itiyor. Özellikle kışlık sera üretimi yapan çiftçilerin, gelirlerin azalmasıyla seralarını sökerek fındık bahçelerine dönüştüğü gözlemleniyor.
Ovanın geleceği için sözleşmeli tarım önerisi
Tarımsal dokunun değişmesiyle birlikte bazı bölgelerde çevresel sorunlar da baş gösteriyor. Sahil kesimlerinde yoğun yağış ve deniz suyu seviyesinin yükselmesi, fındık bahçelerinde kök çürümelerine yol açıyor.
Uzmanlar ve oda temsilcileri, bu bölgelerde çeltik gibi alternatif ürünlerin değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Üreticinin maliyet hesabını önceden yapabilmesi ve ürününü değerinde satabilmesi için ise sözleşmeli tarım modeline geçilmesinin, ovanın tarımsal geleceği açısından kritik bir çözüm olabileceği ifade ediliyor.