ATA Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatımatüzzehra Kıraç, katıldığı programda bağımlılıkla mücadeleye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bağımlılık konusunun mesleği gereği doğrudan ilgi alanına girdiğini ifade eden Kıraç, bağımlılığın yalnızca narkotik maddelerle sınırlı olmadığını vurguladı.
Kıraç, “Bağımlılık denildiğinde ilk akla uyuşturucu gelirken artık sosyal bağımlılık, teknoloji bağımlılığı ve internet bağımlılığı gibi pek çok farklı türü konuşuyoruz” dedi. Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyeliği yaptığını ve bu alanda çalışmalar yürüttüklerini belirten Kıraç, Valilik bünyesinde oluşturulan bağımlılık koordinasyon komisyonunda da görev aldıklarını ifade etti.
“Bağımlılığın Dört Ayağı Var”
Bağımlılıkla mücadelenin çok boyutlu bir süreç olduğuna dikkat çeken Kıraç, sürecin dört temel ayağı bulunduğunu belirtti. Bu ayakların STK’lar, kolluk kuvvetleri, tedavi ve rehabilitasyon olduğunu söyleyen Kıraç, şu ifadeleri kullandı:
“STK’lar algı oluşturmak ve farkındalık yaratmakla sorumludur. Kolluk kuvvetleri yakalama ve denetim kısmını yürütür. Tedavi aşamasında AMATEM merkezleri devreye girer. Rehabilitasyon ve adaptasyon ise kişinin topluma yeniden kazandırılması açısından son derece önemlidir ve devlet ile STK’ların birlikte çalışmasını gerektirir.”
ATA Parti olarak bağımlılıkla mücadeleye yönelik sürdürülebilir bir projeleri bulunduğunu ifade eden Kıraç, farkındalık çalışmalarının özellikle aileleri bilinçlendirme açısından önemli olduğunu söyledi. Ailelerin bağımlılığı çoğu zaman kendi çevrelerinde ihtimal olarak görmediğini belirten Kıraç, bu algının kırılması gerektiğini dile getirdi.
“Dolaylı Anlatım Yöntemleri Daha Etkili Oluyor”
Bağımlılık riskinin özellikle 15–25 yaş aralığında yüksek olduğunu vurgulayan Kıraç, bu dönemde gençlerin kimlik arayışı ve merak duygusu nedeniyle daha açık hale geldiğini ifade etti. Bu nedenle bilgilendirme çalışmalarında klasik konferans yöntemlerinin yeterli olmadığını düşündüğünü belirten Kıraç, “Dolaylı anlatımlar daha etkili oluyor. Müzik ya da tiyatro gibi yöntemlerle verilen mesajlar daha kalıcı sonuçlar doğurabiliyor. Çocuk tiyatrolarında bağımlılık temasının işlenmesi hem şehir hem de ülke açısından faydalı olabilir" ifadelerini kullandı.
Üniversite öğrencisi hareketliliğinin de şehirlerde sosyal alışkanlıkların çeşitlenmesine yol açtığını ifade eden Kıraç, bu nedenle yerel ölçekte bilinçlendirme çalışmalarının artırılması gerektiğini sözlerine ekledi.