Eskişehir Durum Özel

Anadolu’nun Asırlık El Sanatı: Nakış

Anadolu'nun binlerce yıllık el sanatlarından biri olan nakış, usta öğreticiler ve kursiyerlerin emeğiyle yaşatılmaya devam ediyor.

Abone Ol

Anadolu'nun yüzyıllardır kuşaktan kuşağa aktarılan el sanatlarından biri olan nakış, günümüzde usta öğreticiler ve kursiyerlerin özverili çalışmalarıyla yaşatılmaya devam ediyor. Geleneksel motifleri modern tasarımlarla buluşturan nakış sanatı, kültürel mirası korumanın yanı sıra üretime, istihdama ve sosyal yaşama da katkı sağlıyor.

"Nakışımız Binlerce Yıllık Bir Kültürün Parçası"

El Nakışları Usta Öğreticisi Nermin Başaroğlu, nakışın yalnızca bir süsleme sanatı olmadığını, toplumun tarihini ve duygularını yansıtan önemli bir kültürel miras olduğunu söyledi.

Başaroğlu, insanların geçmişte dile getiremedikleri duygu ve düşüncelerini nakışlarla anlattığını belirterek şunları söyledi: "Nakışımız geçmişten gelen en önemli geleneksel değerlerimizden biridir. Milattan önceye kadar uzanan bir geçmişe sahip. İnsanlar evlerini, kıyafetlerini, gelinliklerini ve günlük yaşamda kullandıkları birçok eşyayı nakışlarla süslemiş. Bunlar sadece el işi değil, aynı zamanda kültürümüzün yaşayan belgeleridir."

"Bu Sanatın Yok Olmaması İçin Mücadele Ediyoruz"

Gençlerin geleneksel el sanatlarına ilgisinin her geçen gün azaldığını ifade eden Başaroğlu, nakışı yaşatmak için büyük çaba gösterdiklerini dile getirdi. Başaroğlu, "Artık son çırpınışlarımız diyebiliriz. Gençlerimizin ilgisi eskisi kadar yoğun değil. Daha çok ev hanımları ve emekli kadınlarımız kurslara katılıyor. Ancak biz bu kültürü yaşatmak için elimizden geleni yapıyoruz. Çünkü geleneklerimizi kaybetmemeliyiz" cümlelerini aktardı.

Yüzlerce Kursiyer Yetiştirdi

2004 yılından bu yana eğitmenlik yaptığını belirten Başaroğlu, bugüne kadar sayısız kursiyer yetiştirdiğini ifade ederek şunları söyledi: "Birçok öğrencim bugün usta öğretici olarak görev yapıyor. Bu benim için en büyük gurur. Nakışı bundan sonra onlar yaşatacak."

Başaroğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin açtığı kursların geleneksel sanatların yaşatılmasına önemli katkı sunduğunu belirterek Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'ye desteklerinden dolayı teşekkür etti.

30 Yıllık Nakış Yolculuğu

Yaklaşık 30 yıldır nakışla ilgilenen kursiyer Melike Demirezen ise el sanatlarının yalnızca üretim değil, aynı zamanda sosyal yaşam açısından da önemli katkılar sunduğunu söyleyerek "Bu sadece nakış değil, aynı zamanda terapi. Ev hanımlarına mutlaka tavsiye ediyorum. Burada hem sosyalleşiyoruz hem de üretmenin mutluluğunu yaşıyoruz" ifadelerine yer verdi.

30'dan Fazla Nakış Tekniği Kullanılıyor

Nakış sanatının oldukça geniş bir teknik çeşitliliğe sahip olduğunu belirten Demirezen, tel kırma, Türk işi, Antep işi, Maraş işi, hesap işi ve suzeni gibi birçok tekniğin kullanıldığını söyledi. Demirezen, "30'dan fazla farklı nakış tekniğimiz var. Her biri farklı bir emek ve farklı bir ustalık gerektiriyor" dedi.

Motifler Gelenekten İlham Alıyor

Nakışlarda kullanılan motiflerin bazen tarihi kaynaklardan bazen de kişisel tasarımlardan ortaya çıktığını ifade eden Demirezen, farklı desenlerin bir araya getirilerek özgün eserler oluşturulduğunu belirtti.

Hazırlanan ürünlerin ev dekorasyonunda, panolarda, abajurlarda ve çeşitli hediyelik eşyalarda değerlendirildiğini söyleyen Demirezen, nakışın yaratıcılığı da geliştirdiğini dile getirdi.

Üretilen Eserler Ekonomiye Katkı Sağlıyor

Kurslarda hazırlanan ürünlerin satış noktalarında alıcı bulduğunu belirten Demirezen, nakışın aile ekonomisine de katkı sunduğunu söyleyerek "Ürettiklerimizi satabiliyoruz. Hediye ediyoruz, çeyizlerde kullanıyoruz. En önemlisi ise üretirken mutlu oluyoruz" dedi.

"Bu Kültürü Gelecek Nesillere Aktarmalıyız"

Nakış sanatının gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini vurgulayan Demirezen, bu kültürün korunmasının herkesin sorumluluğu olduğunu şöyle aktardı: "Bu sanatın kesinlikle ölmemesi gerekiyor. Çocuklarımıza ve torunlarımıza aktarmalıyız. Anneannelerimizden, büyüklerimizden gördüğümüz bu mirası teknik eğitimlerle geliştirerek yaşatmaya devam etmeliyiz."