Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, son yıllarda gündemde olan Fasting Mimicking Diet (FMD) hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Beslenme biliminin artık yalnızca tüketilen gıdalara değil, açlık süreçlerinde vücutta yaşanan değişimlere de odaklandığını belirten Erden, FMD’nin bu yaklaşımın bir ürünü olduğunu ifade etti.
Erden, “Fasting Mimicking Diet, tam açlığın zorluklarını ve risklerini bertaraf ederken, vücuda ‘kıtlık varmış’ sinyali gönderir” diyerek, bu diyetin 5 günlük bir program çerçevesinde uygulandığını ve hücresel onarım süreçlerini tetiklemeyi hedeflediğini söyledi.
“HÜCREYE ONARIMA GEÇ TALİMATI VERİR”
Vücudun evrimsel olarak kıtlık ve bolluk dönemlerine uyum sağlayacak şekilde programlandığını vurgulayan Erden, modern yaşamda kesintisiz kalori alımının bu mekanizmaları zayıflattığını dile getirdi. FMD’nin ise kontrollü kalori kısıtlamasıyla insülin ve IGF-1 seviyelerini düşürdüğünü belirten Erden, bu durumun hücrelere “büyümeyi durdur, onarıma geç” sinyali verdiğini ifade etti.
Bu süreçte vücudun enerji kaynağını glikozdan keton cisimciklerine kaydırdığını aktaran Erden, otofaji mekanizmasının da devreye girerek hücre içindeki hasarlı yapıların temizlenmesini sağladığını kaydetti.
“FAYDALI OLABİLİR ANCAK HERKES İÇİN UYGUN DEĞİL”
FMD diyetinin bilimsel çalışmalarda enflamasyonun azalması, kök hücre bazlı yenilenmenin desteklenmesi ve bilişsel fonksiyonların korunması gibi etkilerle ilişkilendirildiğini ifade eden Erden, klinik gözlemlerde ise bel çevresinde azalma ve kan basıncında iyileşme gibi sonuçların elde edildiğini söyledi.
Ancak bu yöntemin bir “mucize çözüm” olmadığının altını çizen Erden, bilinçsiz uygulanması halinde kas kaybı, hormonal dengesizlikler ve ciddi sağlık sorunları doğurabileceği uyarısında bulundu. Özellikle Tip 1 diyabet, ileri böbrek yetmezliği ve yeme bozukluğu öyküsü olan bireyler için risk oluşturabileceğini belirtti.
Sürdürülebilirliğin önemine dikkat çeken Erden, kısa süreli diyetlerin uzun vadeli sağlıksız beslenmeyi telafi edemeyeceğini, kalıcı sağlık için dengeli ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarının şart olduğunu vurguladı.