Türkiye’nin doktora derecesine sahip ilk işitme engelli bilgisayar mühendisi olan Dr. Burak Uyanık, başarılarla dolu eğitim yolculuğunu bugün öğrencilerine aktarıyor. Savunma sanayiinde uzman mühendis olarak görev yapan Uyanık, aynı zamanda Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu’nda misafir öğretim elemanı olarak ders vererek kendisiyle benzer deneyimler yaşayan gençlerin hayallerine ışık tutuyor.
Eğitim hayatı boyunca karşılaştığı engelleri azmi ve kararlılığıyla aşan Uyanık, bugün işitme engelli öğrenciler için hem bir akademisyen hem de güçlü bir rol model olarak öne çıkıyor.
İmkânsız Denilen Hedefe Ulaştı
İzmir’de başlayan eğitim yolculuğunun Eskişehir’deki Anadolu Üniversitesi İşitme Engelli Çocuklar Eğitim, Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde devam ettiğini anlatan Dr. Burak Uyanık, meslek lisesinden başlayarak ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamladığını söyledi.
Bilgisayar mühendisi olma hayalini gerçekleştirmek için uzun ve zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Uyanık, akademik kariyeri sırasında iletişim engelleri nedeniyle zaman zaman pes etme noktasına geldiğini ifade etti.
Uyanık, "Meslek lisesinde okurken hocam hangi bölümde okumak istediğimi sordu. Hayalim bilgisayar mühendisliğiydi ama o dönem doğrudan geçiş imkanı yoktu. Yılmadım; önce iki yıllık ön lisansı dereceyle bitirdim, ardından DGS ile bilgisayar mühendisliğini kazandım ve bölüm ikincisi olarak mezun oldum. Akademik alanda işaret dili tercümanı eksikliği nedeniyle yaşanan iletişim bariyerleri beni oldukça yormuştu. Tam bu süreçte eşimin desteğiyle doktora yapmaya karar verdim ve Türkiye’de doktorasını tamamlayan ilk işitme engelli bilgisayar mühendisi oldum." dedi.
“Ben Yaptıysam Sizler de Yapabilirsiniz”
Bugün öğrencilerinin karşısına bir öğretim elemanı olarak çıkmanın kendisi için büyük anlam taşıdığını belirten Uyanık, gençlere özgüven kazandırmayı amaçladığını söyledi.
İşitme engelli öğrencilerin eğitim süreçlerinde kendilerini daha rahat ifade edebildiğini vurgulayan Uyanık, "Şimdiki görevim çocuklara neleri başarabileceklerini göstermek, kendilerine inanmalarını sağlamak ve benim gibi insanların bu yollardan daha kolay yürüyebileceğini onlara aşılamaktır. Benim bugün buralara gelmem ve öğrencilerin karşısına çıkmam onlar için bir umut ışığı oluyor. Onlara, ‘Ben yaptıysam sizler de yapabilirsiniz’ diyorum." ifadelerini kullandı.
Milli Eğitim Bakanlığına da çağrıda bulunan Uyanık, işitme engelli çocukların eğitim aldığı okullarda daha fazla öğretmenin işaret dili bilmesinin eğitim kalitesini artıracağını belirtti.
Öğrencilerden İşaret Diliyle Eğitim Vurgusu
Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu öğrencileri de işitme engelli bir akademisyenden ders almanın eğitim süreçlerine önemli katkı sağladığını dile getirdi.
Öğrenci Fatma Alıcı, geçmişte hem derslerini takip etmeye hem de arkadaşlarıyla öğretmenler arasında iletişim kurmaya çalıştığını belirterek, "Şimdi Burak hocamız geldi. Artık derslerde hem işaret diliyle konuşuyoruz hem de tüm öğrenciler hocayı çok rahat anlıyor. Ben o kadar rahatladım ki benim için çok güzel bir ders yılı oldu." dedi.
Öğrencilerden Ayşe Sude Öngen ise işaret diliyle doğrudan iletişim kurabilmenin özgüvenlerini artırdığını belirterek, "Burak hocamızla çok rahat iletişim kurabildim ve dersi çok iyi anlayabildim. Sorularımı hiç çekinmeden sorabildim. Eğitimimizin ne kadar daha iyi bir noktaya ulaştığını gördüm." ifadelerini kullandı.
Öğrencilerine Rol Model Oluyor
İşitme engelli bir öğretmenden ilk kez ders aldığını söyleyen Mehmet Duman da Dr. Burak Uyanık'ın kendisi için önemli bir rol model olduğunu belirtti.
Duman, "Üniversiteye geçip de ilk defa işitme engelli bir hocayla karşılaşınca çok şaşırmıştım. Hayatta en çok istediğim şey, işitme engelli bir hocamın olması ve onunla işaret diliyle çok rahat iletişim kurabilmekti. Burak hocamız dersleri işaret diliyle anlattığı için iletişimimiz çok kolay oldu. Bu sayede ben de çok hızlı bir şekilde kendimi geliştirdim." diye konuştu.
Savunma sanayiindeki çalışmalarını sürdüren Dr. Burak Uyanık, bugün yalnızca mühendislik alanındaki başarılarıyla değil, eğitim verdiği öğrencilerin hayatlarına dokunarak oluşturduğu farkla da dikkat çekiyor.