TMMOB İKK Kadın Çalışma Grubu Başkanı Duygu Karaca, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin üçüncü yılında Jeoloji Mühendisleri oda binasında bir açıklama yaparak, yaşanan yıkımın nedenlerine ve devam eden sorunlara dikkat çekti.

Karaca, Kahramanmaraş’ın Elbistan ve Pazarcık ilçelerinde 9 saat arayla meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremlerde yaşamını yitiren tüm yurttaşları saygıyla andıklarını belirterek, geride kalanların acısını paylaştıklarını ifade etti.

Deprem bölgesinde elli binin üzerinde yurttaşın hayatını kaybettiğini, binlercesinin yaralandığını ve çok sayıda insanın evsiz ve işsiz kalarak yaşadıkları kentleri terk etmek zorunda kaldığını hatırlatan Karaca, büyük acıların ve çaresizliklerin halen devam ettiğini vurguladı.

TMMOB ve bağlı odaların depremin hemen ardından bölgeye giderek kapsamlı incelemeler yaptığını belirten Karaca, ön değerlendirme raporları ile 6. ay, 1. yıl ve 2. yıl raporlarında yıkım nedenlerinin bilimsel ve teknik verilerle ortaya konulduğunu söyledi. Bu raporlarda ortak olarak vurgulanan gerçeğin; mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı hizmetlerinin dışlanması, yapı denetiminin piyasaya terk edilmesi ve kamu sorumluluğunun sistemli biçimde tasfiye edilmesi olduğunu dile getirdi.

Odunpazarında “Doğa Elçileri Yetişecek
Odunpazarında “Doğa Elçileri Yetişecek
İçeriği Görüntüle

Depremler sonrası belirlenen rezerv alanlarının gerekli zemin etütleri yapılmadan ve halkın ihtiyaçları gözetilmeden planlandığını ifade eden Karaca, tarım arazileri, ormanlık alanlar, zeytinlikler ve doğal sit alanlarının yapılaşmaya açılmasının yeni çevre sorunlarını beraberinde getirdiğini belirtti.

Açılan davalar ve yürütülen soruşturmaların adalet mekanizmasının işleyişini sorgulattığını söyleyen Karaca, son dönemde verilen kararların sorumluluğu bireysel aktörlere yüklediğini, kamu yöneticilerinin ve siyasi kararların yargı sürecinin dışında bırakıldığını ifade etti. Bu durumun açık bir cezasızlık politikası olduğunu vurguladı.

Karaca, gelinen noktada enkazın yalnızca yıkılan binalardan ibaret olmadığını belirterek; kamusal planlama anlayışının, bilimsel aklın, hukuk devleti ilkesinin ve adalet duygusunun da enkaz altında kaldığını söyledi.

Depremin yol açtığı kalıcı hasarların; mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı hizmetlerinin mevzuat çerçevesinde uygulanması, kurumlar arası koordinasyon ve ortak akılla önlenebileceğini dile getiren Karaca, afetlerin felakete dönüşmesinin önüne geçilebileceğini vurguladı.

6 Şubat depremlerinin ülkenin yaşadığı son afet olmadığını ifade eden Karaca, yapılması gerekenin bilim ve tekniğin ışığında, hızlı ve etkili toparlanmayı hedefleyen projelerin hayata geçirilmesi olduğunu belirtti. Rant odaklı olmayan kentsel dönüşüm projelerinin hazırlanması ve uygulanması gerektiğini söyleyen Karaca, kısa vadeli imar affı ve imar barışı gibi çözümlerden vazgeçilmesi çağrısında bulundu.

Afetlere karşı şehirlerin yalnızca binalardan ibaret olmadığını vurgulayan Karaca, sosyal ve kültürel dokunun korunduğu, çevreyle uyumlu, insan odaklı kentler için bilimsel planlamanın esas alınması gerektiğini belirtti.

Açıklamasının sonunda TMMOB’un, bilimi ve tekniği halkın yararına kullanma, raporlarında ortaya koyduğu gerçeklerin takipçisi olma ve gerçek adalet sağlanana kadar mücadele etme kararlılığını sürdüreceğini ifade eden Karaca, “Deprem öldürmez, ihmal öldürür” dedi.

Kaynak: Eskişehir Durum