AK Parti kanadından yapılan “CHP’li belediyeler batık” açıklamalarına katılmadığını belirten Yalaz, CHP’li belediyelerin tüm imkanlarını halka hizmet için kullandığını vurguladı. Batık olanın belediyeler değil, genel maliye hazinesi olduğunu ifade eden Yalaz, “Batık olan AKP iktidarının kasasıdır. Yatırım planlarına baktığımızda bunun sonuçlarını net şekilde görüyoruz” dedi.
Ekonomiyi iyi yönetemeyenlerin kendi yarattıkları sorunların sorumluluğunu halka ve yerel yönetimlere yüklememesi gerektiğini dile getiren Yalaz, “Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden birini yaratan bir iktidarın temsilcilerinin bu şekilde açıklamalar yapmasını yadırgıyorum” ifadelerini kullandı.
“Bir dilim kuru ekmeğe, kuru soğana muhtaç bırakılan milyonlarca yurttaşa rağmen hâlâ ‘belediyeler batık’ diyebilmek akıl alır gibi değildir” diyen Yalaz, yoksullukla mücadele eden yurttaşlar için gece gündüz çalışan belediye başkanlarına yönelik bu söylemleri vicdanen de kabul edilebilir bulmadığını söyledi.
Yalaz, AK Parti Meclis Üyesi Gürhan Albayrak’ın ESKİ binası önünde yaptığı basın açıklamasına da yanıt verdi. Albayrak’ın ESKİ Genel Müdürü Oğuzhan Özen’i istifaya davet etmesini eleştiren Yalaz, “Keşke ESKİ’den sonra DSİ’nin önüne de gidip aynı açıklamayı yapsaydı. O zaman daha tutarlı olurdu” dedi.
Yaşanan su kesintisiyle ilgili sürecin net olduğunu belirten Yalaz, bir gece önce Devlet Su İşleri’ne ESKİ tarafından vanaların açılmasına yönelik talep iletildiğini, bu talebin karşılanmaması üzerine sorunun yaşandığını söyledi. Konuyla ilgili kurumdan ESKİ’nin açıklamalarına yönelik bir itiraz ya da farklı bir bilginin kamuoyuyla paylaşılmadığını vurgulayan Yalaz, Albayrak’ın aceleci tutum sergileyerek kendisini gülünç duruma düşürdüğünü ifade etti.
Suyun siyasi malzeme yapılmaması gereken ciddi bir konu olduğunu vurgulayan Yalaz, Eskişehir’in önümüzdeki yıllarda ciddi bir su sıkıntısıyla karşı karşıya kalma ihtimalinin bulunduğunu söyledi. Daha önce yaptığı “Bugün itibarıyla Eskişehir’de su sıkıntısı yoktur” açıklamasının yanlış yorumlandığını belirten Yalaz, bu sözlerin gelecekte yaşanabilecek olası su krizini reddetmediğini ifade etti.
Eskişehir’in şu an tek alternatifli bir su kaynağına sahip olduğunu dile getiren Yalaz, şehrin suyunun yalnızca 70–80 yıllık Porsuk Barajı’ndan sağlandığını hatırlattı. Bu durumun risk oluşturduğunu söyleyen Yalaz, Sakarya Nehri’nden Eskişehir’e su getirilmesi gerektiğini bir kez daha yineledi.
Sakarya Nehri’yle ilgili yapılan debi ölçümü açıklamalarını bilimsel bulmadığını ifade eden Yalaz, “1.3 debi ölçüldü deniliyor. Nerede, ne zaman, kim tarafından ölçüldü? Harman zamanı, mısır sulamalarının yoğun olduğu dönemde ölçerseniz bu sonuç çıkar. Kış aylarında yapılan ölçümlerde bu debinin yeterli olduğunu biliyoruz” dedi.
Sorunun bahanelerle geçiştirildiğini savunan Yalaz, Eskişehir’in susuzlukla imtihan edilmemesi gerektiğini belirterek, çözümün kökten ele alınması çağrısında bulundu. Gaziantep örneğini hatırlatan Yalaz, daha zor koşullarda kilometrelerce uzaklıktan su getirildiğini, Eskişehir’de ise düz bir hat üzerinden bunun yapılabileceğini söyledi.
Sakarya Nehri’nden su getirilmesinin maliyetinin dahi ESKİ tarafından 40 yıla yayılarak ödenebileceğini belirten Yalaz, bu konuda üzerlerine düşeni yapmaya hazır olduklarını ifade etti. Ancak asıl sorumluluğun devlet ve iktidar imkanlarında olduğunu vurgulayan Yalaz, “Kaçak dövüşmek yerine sorunu kökten çözecek adımlar atılmalı” dedi.