Eskişehir Gündem

Serhat Tunç'tan Basına Müdahale Tepkisi: "Kabul Edilemez"

AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Serhat Tunç, Özgür Özel'in Eskişehir programında basın mensuplarına yönelik müdahalenin kabul edilemez olduğunu söyledi.

Abone Ol

AK Parti Eskişehir Tepebaşı İlçe Başkanı Serhat Tunç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Eskişehir programında görev yapan basın mensuplarına yönelik yaşanan fiziksel müdahaleye ilişkin açıklama yaptı. Tunç, gazetecilere yönelik müdahalenin kabul edilemez olduğunu belirterek, bazı basın kuruluşları ile meslek örgütlerinin sessiz kalmasını da eleştirdi.

AK Parti Eskişehir Tepebaşı İlçe Başkanı Serhat Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Eskişehir'deki programı sırasında görev yapan basın mensuplarının koruma ekibi tarafından fiziksel müdahaleye maruz kaldığı iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Gazetecilerin kamu adına görev yaptığını vurgulayan Tunç, görevlerini yerine getirirken baskı ya da fiziki müdahaleyle karşılaşmalarının yalnızca basın çalışanlarını değil, toplumun haber alma hakkını da olumsuz etkilediğini ifade etti.

"Gazetecilere yönelik müdahale kabul edilemez"

Açıklamasında basın özgürlüğünün siyasi görüşlere göre değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Serhat Tunç, şu ifadeleri kullandı:

"Eskişehir'de Özgür Özel'in programı sırasında görevini yapan basın mensuplarına yönelik koruma ekibinin sert müdahalesi, hangi siyasi görüşten olursa olsun kabul edilemez. Gazeteciler kamu adına görev yapar. Görevlerini yerine getirirken fiziki müdahaleye veya baskıya maruz kalmaları, sadece basın mensuplarına değil, halkın haber alma hakkına da zarar verir."

Tunç, yaşanan olayın ardından basın özgürlüğünü savunduğunu ifade eden bazı basın kuruluşları ve meslek örgütlerinin sessiz kalmasının da dikkat çekici olduğunu dile getirdi.

"İlkeler kişilere göre değişmez"

Serhat Tunç, açıklamasının devamında basın özgürlüğünün herkes için eşit şekilde savunulması gerektiğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Basın özgürlüğü, siyasi kimliğe göre savunulacak bir hak değildir. Gazeteci, mağdurun kim olduğuna bakılarak korunmaz. Eğer ilkelere gerçekten bağlıysak, haksızlık kime yapılırsa yapılsın aynı kararlılıkla ses yükseltmek zorundayız. Bugün sessiz kalanların, yarın basın özgürlüğü adına yapacakları açıklamaların kamuoyu nezdindeki inandırıcılığı da doğal olarak sorgulanacaktır. İlkeler, kişilere ve siyasi tercihlere göre değişmez; değişiyorsa ortada ilke değil, çifte standart vardır."

Tunç'un açıklamasında, basın özgürlüğünün evrensel bir hak olduğuna dikkat çekilirken, gazetecilere yönelik her türlü fiziki müdahalenin karşısında durulması gerektiği vurgulandı.