Meme kanseriyle mücadelede en etkili silahın erken teşhis olduğu gerçeği, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında bir kez daha gündeme geldi. Uzmanlar, hastalığın belirti vermeden ilerleyebildiği durumlarda dahi düzenli taramaların hayat kurtarıcı bir rol oynadığını hatırlatarak, özellikle 40 yaş üzerindeki kadınların sağlık kontrollerini aksatmaması gerektiğini belirtiyor.
Mamografi ile gizli riskleri erken yakalamak mümkün
Radyoloji Uzmanı Dr. Kübra Nalbant, mamografinin elle muayenede hissedilemeyecek kadar küçük değişiklikleri bile tespit edebilen en temel görüntüleme yöntemi olduğunu ifade ediyor. Erken evrede yakalanan vakaların tedavi başarısının çok daha yüksek olduğunu belirten Nalbant, 40-69 yaş arasındaki kadınların iki yılda bir bu taramadan geçmesinin standart bir sağlık prosedürü olarak benimsenmesi gerektiğini vurguluyor.
Şikayet olmaması taramayı ertelemek için bir neden değil
Birçok kadın, herhangi bir ağrı veya ele gelen kitle olmadığı sürece kontrolleri ihmal edebiliyor. Ancak uzmanlar, meme kanserinin her zaman belirgin semptomlarla ortaya çıkmadığı konusunda uyarıyor. Bu nedenle, hiçbir şikayet olmasa dahi düzenli tarama süreçlerine dahil olmak, hastalığın sinsi ilerleyişini durdurmak adına kritik bir adım olarak görülüyor.
Kişisel risk faktörleri ve hekim takibi
Standart tarama programlarının yanı sıra, aile öyküsü gibi kişisel risk faktörleri taşıyan kadınların süreçleri daha farklı işleyebiliyor. Dr. Nalbant, bu gruptaki kadınların mutlaka hekimlerine danışarak meme ultrasonografisi veya MR gibi ek tetkiklerle takip edilmeleri gerektiğini belirtiyor. Sağlığa zaman ayırmanın ve kontrolleri düzenli hale getirmenin, meme kanseriyle mücadelede en güçlü savunma mekanizması olduğu hatırlatılıyor.