Özgür Özel, Eskişehir programı kapsamında Atatürk Kültür Merkezi’nde grup toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıya Cumhuriyet Halk Partisi’nin çok sayıda siyasetçisi katılım sağladı.
CHP’nin önde gelen isimleri salondaydı
Grup toplantısına Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP Eskişehir Milletvekilleri İbrahim Arslan ile Utku Çakırözer, farklı şehirlerden gelen CHP milletvekilleri, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, görevden alınan CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz da katıldı.
“Değişimin, özgürlüğün ve cumhuriyetin şehrindeyiz”
Özel, konuşmasının başlangıcında Eskişehir’e ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şu ifadeleri kullandı: “Değişimin, özgürlüğün, cumhuriyetin şehrindeyiz. Sosyal demokrat belediyecilikle kalkınmış, bozkırın ortasında hizmetin, kültürün, çağdaş yaşamın simgesi haline gelen bir şehirdeyiz. Bugün bu kentte hem umut olmaya hem de bu kente her geldiğimizde olduğu gibi umutla dolmaya, buradan güç almaya geldik.”
“Ankara’da durmadık, milletimize sığındık”
CHP’nin son dönemde yürüttüğü saha çalışmalarına değinen Özel, şu ifadeleri kullandı: “Ankara’da durmadık. Binalardan çıktık, milletimize sığındık. Köy köy, belde belde, şehir şehir geziyoruz. Sokak sokak, cadde cadde, meydan meydan hep birlikte büyüyoruz. Türkiye’nin hasret kaldığı yeni siyaseti milletimizle birlikte kuruyoruz. Belki şatafatlı binalarımız, görkemli sahnelerimiz, büyük otobüslerimiz yok. Bazen bir bankın üstünde, bazen bir köy kahvesinde, bir sandalyenin üzerindeyiz ama şükürler olsun ki milletimizin gönlündeyiz.”
Madımak ve Başbağlar mesajı
2 Temmuz ve 5 Temmuz programlarına değinen Özel, şu ifadeleri kullandı: “Son grup toplantımızın ardından hep birlikte sahadaydık. Ben 2 Temmuz’da Sivas’a, Sivas’ta Madımak katliamının acısını paylaştık, ailelerle kucaklaştık. 33 yıldır gözyaşı dinmeyenlerle, içindeki kor ateş sönmeyenlerle birlikteydik. Buradan bir kez daha Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük utançlarından bir tanesini, orada kaybettiklerimizi saygıyla anarken, bir gün Madımak’ın utanç müzesi olacağı ve o günün utanç günü olarak kanunla meclisten geçeceği güne kadar o acıyı yüreğimizde taşımaya devam edeceğimizi ifade ediyorum. 2 Temmuz’un ardından 5 Temmuz’da Başbağlar’da ben olamadım ama kıymetli heyetimiz oradaydı, milletvekillerimiz oradaydı. Başbağlar katliamını bir kez daha lanetliyor, hayatını kaybedenleri rahmetle anıyorum.”
Kastamonu ve Zonguldak ziyaretlerini anlattı
Saha ziyaretlerine ilişkin konuşan Özel, şu ifadeleri kullandı: “Ardından Kastamonu’daydık. Orman işçileriyle, esnafla, kadınlarla bir araya geldik. Dertleri dinledik, çözüm önerilerimizi anlattık. Zonguldak’a geçerken Karabük Safranbolu’da, Yenice’de yolumuza çıkan, yolumuzu kesen ve büyük bir sevgi seliyle bizleri kucaklayanlarla hem umudumuzu pekiştirdik hem mücadelemizi büyüttük. Cumartesi günü emeğin başkentindeydik. Ecevit’in, Karaoğlan’ın gönlündeki memlekette seçim sevdasındaydık. Karaelmas diyarı Zonguldak’taydık. Esnaf ziyareti diye yola çıktık ancak on binler olduk, sel olduk aktık. Zonguldak’tan bütün Türkiye’ye mücadelenin ve kararlılığın fotoğrafını yolladık.”
“Bu yürüyüş milletin yürüyüşüdür”
Eskişehir’in son kararın ardından ziyaret edilen 19’uncu şehir olduğunu belirten Özel, şu ifadeleri kullandı: “Bugün, bu son karardan sonra çıktığımız yolda 19. şehirde sizlerle birlikteyiz. Gençlerin umuduyla, annelerin duasıyla her şehirde büyüye büyüyerek yürüyoruz. Bu yürüyüş bir partinin, bir grubun, bir liderin yürüyüşü değildir. Bu yürüyüş yok sayılan, hor görülen, karınca gibi ezilmek istenen bir milletin yürüyüşüdür ve buradan, Eskişehir’den haykırıyorum ki, andolsun ki milletin azim ve kararlılığının önünde hiçbir güç duramayacak.”
“Türkiye çoklu krizlerin içinde”
Türkiye’nin uzun süredir çoklu kriz ortamında olduğunu savunan Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Değerli arkadaşlar, yıllardır bitmeyen, kronik hale gelen, 10 yılı bulan bir krizin içindeyiz. Çoklu krizler ortamının içindeyiz. 2018’de parlamenter sistem ortadan kaldırıldı. Yerine tek kişilik bir yönetim anlayışı getirildi. O günlerde itiraz etmiştik. O günden bugüne de hep birlikte çilesini çekiyoruz. Demokrasi zedelendi, adalet keyfileşti, liyakatsizlik derinleşti. İşsizlik, yolsuzluk, enflasyon, hayat pahalılığı her birisi daha kötüye gitti. Avrupa’da yoksullukta birinciyiz. Avrupa’da işsizlikte birinciyiz. Avrupa’da yüksek faizde birinciyiz. Gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa’da birinciyiz.”
“Bu iktidar emekliye değil, faizcilere çalışıyor”
Ekonomi ve kamu-özel iş birliği projelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, şu ifadeleri kullandı: “Bu iktidar emekliye, işçiye değil, faizcilere, tefecilere çalışan, onları zengin eden bir iktidardır. Ne yazık ki bu kara düzende o otoyollarda geçiş garantisi vardır. ‘Otoyol yapacağız, cebinizden bir kuruş para çıkmayacak’ diye tarihin en büyük yalanını attılar. Dediler ki yandaş müteahhitlerle; ‘Londra’daki tefecilerden parayı bul gel, ben parayı sana ödemek için yapacağın yolun 30 yıllık geçiş ücretini sana vereceğim. Ya geçmezlerse? Geçmeyeni de cepten ödeyeceğim. Faizini de vereceğim, o ülkenin enflasyonunu da üstüne ekleyeceğim.’ Yapılan otoyola, yapılan köprüye, yapılan tünele geçiş garantisi var, havaalanı yaparsan ‘uçmasa da uçak’ uçuş garantisi, yolcu garantisi var, yapılan şehir hastanelerine hasta garantisi var ama emekliye, emekçiye geçim garantisi yok.”
Emekli maaşı ve köprü geçiş ücretlerini karşılaştırdı
Emekli maaşı ile köprü geçiş ücretlerindeki artışı örnek gösteren Özel, şu ifadeleri kullandı: “Tek bir örnek vereceğim; son genel seçimlerin yapıldığı Mayıs 2023’te en düşük emekli maaşı 7 bin 500 liraydı. Bugün zamlanmış haliyle 23 bin 500 lira. Yüzde 213 arttı. O gün Osmangazi Köprüsü’nün geçiş ücreti 184 liraydı, bugün bin 170 lira. Yüzde 534 arttı. Emekliye verilen para yüzde 213 artarken köprüyü yapan müteahhide verilen para ya da köprüden geçiş ücreti yüzde 534 arttı. Bu ülkede her şeyin fiyatı emekliye verilen maaştan daha fazla arttı. AK Parti iktidarının tercihlerinin özeti budur. Onlar zenginlere daha çok zengin olma garantisi veriyorlar ama biz bu ülkenin emeklisine, işçisine, esnafına, memuruna, çiftçisine geçim garantisi vermeye geliyoruz.”
NATO Zirvesi değerlendirmesi
Türkiye’nin NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yaptığını belirten Özel, şu ifadeleri kullandı: “Ülkemiz bugün ve yarın devlet başkanlarının da bulunacağı NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapıyor. Öncelikle şunu söyleyeyim; biz son yerel seçimin birinci partisi olarak böyle bir dönemde böyle bir ev sahipliğini önemsiyoruz. Elbette çok iyi bir ev sahipliği yapılmalıdır. Yabancı liderler, heyetler ağırlanmalı. Türkiye’yi görmeliler. NATO’da sözümüz geçsin, Türkiye bölgesel ve küresel gelişmelerde söz ve karar sahibi olsun isteriz. Ülkemizin milli menfaatlerinin iktidarıyla muhalefetiyle birlikte savunulmasını ve bu tip organizasyonların hep birlikte sahiplenilmesini arzu ederiz.”
“Türkiye’de demokrasi ve adalet zayıflatıldı”
Konuşmasının devamında Türkiye’deki hukuk sistemi ve muhalefete yönelik uygulamaları eleştiren Özel, şu ifadeleri kullandı: “Demokrasiyi ve adalet sistemini zayıf katan, 86 milyonu kutuplaştıran, kendi gibi düşünmeyenlere hukuksuzlukla müdahale eden iktidarın varlığında bugün Türkiye NATO liderlerini ağırlamaktadır. Muhalefete saldıran, kendinden olmayana hukuksuzlukla muamele eden bir iktidarın Türkiye’nin milli menfaatlerini savunamadığını ve savunamayacağını üzüntüyle görüyoruz.”
Ankara’daki güvenlik önlemlerini eleştirdi
NATO Zirvesi nedeniyle Ankara’da alınan tedbirleri değerlendiren Özel, şu ifadeleri kullandı: “Haftalardır Ankara’mızda olağanüstü hal uygulanmaktadır. Kendi insanına çile çektiren anlamsız, paranoyak bir olağanüstü halin içindeyiz. Protesto gösterileri yapılabilir diye insanlar ev baskınlarıyla gözaltına alınmıştır. Bizim yasalarımızda önleyici gözaltı bile yokken ‘önleyici tutuklama’ adı altında insanlar özgürlüklerinden edilmiştir.”
“Bu kadar özgüvensiz bir yönetim anlayışı olamaz”
Ankara’daki uygulamaların Türkiye’nin görüntüsüne zarar verdiğini savunan Özel, şu ifadeleri kullandı: “Daha önce NATO zirvelerine ev sahipliği yapan hiçbir ülkede böyle bir özgüvensizlik görülmemiştir. Yüzlerce insanın gözaltına alındığı, meydanların kapatıldığı, yolların bariyerlendiği, esnafın iş yapmasının önüne geçildiği bir yerde ülkenin başkenti perişan haldedir. Ülkemize gelen liderler, heyetler hayalet bir şehir görecekler. Ankara’ya gelip bir tane Ankaralı görmeden, bir dükkâna uğramadan, polislerle dolu bomboş sokakları görüp ayrılacaklar. Bu güç değil, güçsüzlüktür. Bu acizliktir, özgüvensizliktir. Kendi insanından korkan, kendi insanından utanan, onları bariyerlerin arkasına saklayan bir iktidarın ömrünün sonu gelmiş demektir.”
Atatürk’ün Ankara vizyonuna değindi
Ankara’nın planlanma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, şu ifadeleri kullandı: “Oysa gizledikleri şehir, ‘Bir gün yabancılar geldiğinde ne görecekler?’ diye o şehre bakan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizzat tasarladığı Ankara’dır. Kurucu liderin vizyonundan bugünün vizyonsuzluğuna bu ülke sürüklenmiştir. Ancak bunun sonu er ya da geç gelecektir.”
“Dış politikada kurumsal akıl şart”
Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, şu ifadeleri kullandı: “Biz bu ülkenin kurucu partisiyiz, kurucu iradesiyiz. Bu ülkeyi cumhuriyetle güçlendiren, kalkındıran, dış politikada sözünü dinleten, tehditlere karşı caydırıcı bir güç haline getiren kadroların bugünkü temsilcileriyiz. Dış politikadaki ilkelerimiz de bize kurucu kadrolarımızdan bir mirastır. Dış politikaya siyaset üstü bir pencereden bakarız. Planların günlük değil; 10 yıllık, 20 yıllık, 30 yıllık hazırlanması fikrinin sahipleriyiz. Hiçbir iktidarın bu ilkeleri kişiselleştirmesine, kendi menfaati için aşındırmasına, 86 milyonun değil kendi siyasi çıkarları için zayıflatmasına müsaade edemeyiz.”
S-400, F-35 ve ABD ilişkileri üzerinden eleştiriler
Savunma politikaları ve Türkiye-ABD ilişkilerine değinen Özel, şu ifadeleri kullandı: “Bu stratejik akıl, Rusya’dan S-400’leri bir inatla alıp sonra hiç kullanmadan hangarda çürütmekle sağlanamaz. Bu stratejik akıl, F-35 programına girilmiş, 1,5 milyar dolar ödeyip de tek uçak bile alınmadan sürdürülemez. Trump’ın oğluyla görüşüp babasından randevu istemekle, 250 Boeing uçağından sipariş vermekle ve Eskişehir’in nadir toprak elementlerini Trump’a vadetmekle stratejik akıl sürdürülemez.”
“Türkiye ABD’ye bu şekilde bağlı hale getirilemez”
ABD Başkanı Donald Trump üzerinden değerlendirmelerde bulunan Özel, şu ifadeleri kullandı: “Tarihimizde Amerika yönetimine bu kadar göbekten bağlı bir yönetim görülmemiştir. Türkiye, ABD’ye bu şekilde bağlı hale getirilemez. Gazze’de 75 bin insanı katledenlerle bu şekilde yürünemez. Bize her türlü ambargoyu uygulayanların ambargodan vazgeçmeleri için ağzının içine bu şekilde bakılamaz.”
Trump’ın Anıtkabir ziyaretine değindi
Trump’ın Türkiye ziyaretiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Özel, şu ifadeleri kullandı: “Trump, Ankara’ya gelip Anıtkabir’i ziyaret etmeyen bir Amerikan başkanıdır. Eğer Amerikan Başkanı çocuklarla karşılanacaksa, o çocuklar ellerinde İran’da öldürülen kız çocuklarının resimlerini tutmalıdır.”
Milli Eğitim Bakanı’na eleştiri
Konuşmasının devamında Milli Eğitim Bakanı’nı da eleştiren Özel, şu ifadeleri kullandı: “Bugün o törene götürülecek çocukların eğitiminden sorumlu Milli Eğitim Bakanı’nın daha dün çıkıp Kurtuluş Savaşı’nın adını değiştirmeye kalkması, ‘Neden kurtuluyoruz?’ diye soru sorması artık bu iktidarın bu millet tarafından taşınamayacağının göstergesidir.”
“Tam bağımsız Türkiye’yi savunmaya devam edeceğiz”
CHP’nin dış politika anlayışına ilişkin konuşan Özel, şu ifadeleri kullandı: “Biz Türkiye’nin birinci partisi olarak dış politikada kurumsal akla dayanan, uzun vadeli planları olan, bu milletin hakkını hukukunu cesaretle savunan bir anlayışı benimsedik. Ortadoğu’da komşularımızla iyi ilişkiler kurmayı önceliyoruz. Bölgesel kalkınmayı, iş birliğini ve barışı savunuyoruz. Elbette yönümüzü Batı’ya, Avrupa Birliği’ne dönüyoruz ama Rusya ve Çin ile, Türk coğrafyasıyla, Balkanlarla stratejik ilişkilerin güçlendirilmesini öngörüyoruz. Türkiye’nin Trump yönetimine karşı bu teslimiyetini reddediyoruz. Bundan sonra da tam bağımsız Türkiye’yi savunmaya, her türlü emperyalizme itiraz etmeye devam edeceğiz.”
“Öfkeyi iktidar yürüyüşünün enerjisine dönüştürelim”
Partililere seslenen Özel, şu ifadeleri kullandı: “Ben öfkeyi anlıyorum. Ben uğranılan haksızlığı anlıyorum. Ancak öfke sözlerinin böyle dillendirilmesi yerine bu öfkenin bir enerjiye dönüşmesi, bu enerjinin de kararlılıkla iktidar yürüyüşüne tahsis edilmesi gerekiyor.”
“47 yıl sonra partimizi birinci yaptık”
Yerel seçim sonuçlarına değinen Özel, şu ifadeleri kullandı: “Biz partimizi 47 yıl sonra birinci parti yapan kadrolarız. Ancak bu başarıyı kendimize yazmayız. Bu başarı doğru tespitlerin, doğru sözlerin ve hep birlikte ortaya koyduğumuz azmin eseridir. Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurulduğu günden sonra ilk kez yenen kadrolar biziz.”
Eskişehir’in neden seçildiğini açıkladı
Grup toplantısının neden Eskişehir’de yapıldığını anlatan Özel, şu ifadeleri kullandı: “Ankara’da Meclis kapanınca, yollar kapanınca bu grup toplantısının Ankara’da yapılmasının fiili imkanları kalmayınca, ‘Bu toplantıyı nerede yapalım?’ dedik. Geçen hafta Talat Yalaz’ın mücadelesini görünce, Eskişehir’in bir iki istisna hariç gelmiş geçmiş bütün seçilmişlerinin bir arada olduğunu, milletin de arkalarında olduğunu görünce bu grubu Eskişehir’de yapmaya karar verdik.”
“CHP milletle birlikte yürümeye devam edecek”
Konuşmasının sonunda birlik ve beraberlik mesajı veren Özel, şu ifadeleri kullandı: “Butlan kararından beri sabırla, sağduyuyla bekliyoruz. Milletin safında durmaya devam ediyoruz. Çarşıda, pazarda, sokakta, meydanda milletle birlikteyiz. Partimizi geri almak için sonuna kadar hukuki, siyasi ve fiziki mücadeleyi veriyoruz, vermeye devam edeceğiz. Bu yürüyüş benden çok daha büyük bir yürüyüştür. Bu yürüyüş Ekrem Başkanı unutmayan, Mansur Başkandan ayrılmayan, Yılmaz Hoca’nın elini bırakmayan bir yürüyüştür. Oy oy, zarf zarf kazanacağız. Köy köy, belde belde, şehir şehir kazanacağız. Sokak sokak, meydan meydan büyümeye devam edeceğiz. Bu yürüyüşte pusulamız millettir, rotamız iktidardır, hedefimiz iktidardır. Hepinize inanıyorum, hepinize güveniyorum. Yolumuz açık olsun, yarınımız açık olsun.”