Migren hakkında açıklamalarda bulunan Nuray Can Uluğ, hastalığın yalnızca basit bir baş ağrısı olmadığını, yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren nörolojik bir sorun olduğunu ifade etti. Eskişehir Özel Ümit Hastanesi’nde görev yapan Uluğ, migrenin çocukluk çağlarından itibaren görülebileceğini ve günlük yaşamı önemli ölçüde etkilediğini söyledi.
"Doğru Tanı Tedavinin Temelini Oluşturuyor"
Migren tanısında dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Uluğ, her baş ağrısının migren olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Öncelikle migreni taklit eden damarsal hastalıklar gibi durumların olup olmadığı araştırılmalı. Gerekirse görüntüleme ve kan tahlilleri yapılmalıdır. Seyrek ataklarda ağrı kesici tedaviler yeterli olabilir. Ancak sık atak yaşayan hastalarda koruyucu tedavi planlanmalıdır.”

Modern Tedavi Yöntemlerine Değindi
Güncel tedavi seçeneklerine de değinen Uluğ, migren botoksu ve halk arasında “migren aşısı” olarak bilinen uygulamaların başarılı sonuçlar verdiğini söyledi. Migrenin sadece ağrı ile sınırlı olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Migren; ışığa hassasiyet, kusma ve yaşam kalitesinde ciddi düşüş gibi etkilerle sosyal hayatı da olumsuz etkileyebilir.”
Tetikleyici Faktörlere Dikkat
Hastalarda atakları tetikleyen unsurların belirlenmesinin tedavide kritik rol oynadığını ifade eden Uluğ, şu uyarılarda bulundu: “Adet dönemleri, uzun süreli açlık, lodoslu hava, mayalı içecekler ve aroması yüksek gıdalar migreni tetikleyebilir. Şeker tüketimiyle de doğrudan ilişki görülebilmektedir. En önemli amaç hastaların kendi tetikleyicilerini fark etmesidir.”





