Eskişehir Gündem

Kurban kesiminde nelere dikkat edilmeli? Müftü yardımcısı açıkladı

İl Müftü Yardımcısı Sacit Ekerim, kurbanlık seçiminden kesim sürecine kadar dikkat edilmesi gereken dini kuralları anlattı.

Abone Ol

İl Müftü Yardımcısı Sacit Ekerim, kurban ibadetine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Kurbanlık hayvan seçiminde vatandaşların dikkatli olması gerektiğini belirten Ekerim, ibadetin özünde takva ve samimiyetin bulunduğunu ifade etti.

Ekerim, Allah’a ulaşanın et ve kan değil, kişinin takvası olduğunu hatırlatarak, kurbanın sembolik anlamda bir hediye olduğunu söyledi. Bu nedenle kusurlu hayvanların kurban edilmesinin uygun olmadığını belirten Ekerim, kör, topal, aşırı zayıf, ağır hasta, kulağı veya kuyruğunun üçte birinden fazlası kopuk hayvanların tercih edilmemesi gerektiğini dile getirdi. Dişlerinin yarıdan fazlası dökülen hayvanların da kurban için uygun olmadığını aktardı.

“Hayvana En Az Acı Verecek Yol Tercih Edilmeli”

Kurban kesiminde kasapların dikkatli davranması gerektiğini ifade eden Ekerim, bıçakların iyi bilenmiş olması gerektiğini söyledi. Hayvanlara güzel davranılmasının önemine değinen Ekerim, hayvanın korkmasının ve korku hormonu salgılamasının uygun kabul edilmediğini belirtti. Bu noktada hayvanın gözünün kapatılmasının güzel bir gelenek olduğunu ifade etti.

Kesim sırasında hayvanın iki şahdamarıyla birlikte nefes ve yemek borusunun kesilmesi gerektiğini anlatan Ekerim, kanın tamamen akmasının beklenmesi gerektiğini söyledi. Ana prensibin ise hayvana en az acı verecek yöntemin tercih edilmesi olduğunu kaydetti.

Kurban Etinin Paylaşımında Vicdan Vurgusu

Kurban etinin dağıtımıyla ilgili de konuşan Ekerim, vatandaşların çevresindeki ihtiyaç sahiplerini gözetmesi gerektiğini ifade etti. Kişinin ekonomik durumuna göre hareket edebileceğini belirten Ekerim, isteyenlerin kurbanın tamamını dağıtabileceğini, isteyenlerin ise bir kısmını ailesi için ayırabileceğini söyledi.

Ekerim, ecdattan gelen geleneğe göre kurban etinin üçte birinin misafire ikram edilmesi, üçte birinin fakir ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması, kalan kısmının ise aile için ayrılmasının uygun bir yöntem olarak kabul edildiğini dile getirdi.