Trabzon'un Yomra ilçesine bağlı Oymalıtepe Mahallesi'nde yaşayan 70 yaşındaki İsmail Ayaz, altmış yıl önce başladığı terzilik mesleğini ilk günkü tutkuyla devam ettiriyor. Bölgenin değişen çehresine ve hazır giyim sektörünün yükselişine rağmen dükkânının kapılarını her sabah aynı özveriyle açan Ayaz, çevre köylerin de ihtiyaç duyduğu nadir ustalardan biri olarak öne çıkıyor.
Gaz lambasından günümüze uzanan bir ömür
İsmail Usta, mesleğe başladığı ilk yılları elektrik ve yol imkânlarının kısıtlı olduğu zorlu dönemler olarak tanımlıyor. O günlerde gaz lambasının cılız ışığında pedallı dikiş makineleriyle kıyafetleri ilmek ilmek işleyen Ayaz, bugün modern dünyanın sunduğu kolaylıklara rağmen eski usul çalışma disiplininden taviz vermiyor. Geçmişin izlerini taşıyan dükkânında, kömürle ısıtılan ütülerin yerini alan modern cihazlara rağmen geleneksel döküm ütüsünü kullanmaya devam etmesi, onun mesleğine duyduğu bağlılığın en somut göstergesi olarak dikkat çekiyor.
Yarım asırlık emeğin sessiz tanıkları
Dükkânın dört bir yanını süsleyen üç iplik ve iplik işleme makineleri, İsmail Ayaz'ın meslek hayatındaki uzun yolculuğun sessiz tanıkları konumunda. Üzerlerindeki aşınmış izlerle adeta birer tarih müzesini andıran bu ekipmanlar, ustanın beş çocuğunu büyütürken sarf ettiği emeğin de birer parçası. Hazır giyimin yaygınlaşmasıyla birlikte terzilik mesleğinin eski popülaritesini yitirdiğini kabul eden Ayaz, buna rağmen her dikişte yılların getirdiği tecrübeyi yansıtmaya devam ediyor.
Geleneksel zanaatın bugünkü temsilcisi
İsmail Ayaz, sadece bir kıyafet dikmekle kalmıyor, aynı zamanda Oymalıtepe'nin sosyal hafızasını da dükkânında yaşatıyor. Hazır giyim sektörünün sunduğu hızlı tüketim alışkanlıklarına karşı el emeğinin değerini korumaya çalışan usta, bölge halkı için sadece bir terzi değil, aynı zamanda bir dönemin zanaatkârlık kültürünü temsil eden önemli bir figür olarak varlığını sürdürüyor.