Bayburt Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın yıl dönümünü kutlamak amacıyla Saray Bahçesi Kent Meydanı'nda halkın yoğun ilgi gösterdiği özel bir etkinlik düzenledi. Kültürel mirasın en önemli taşıyıcılarından olan aşıklık geleneğinin yaşatıldığı gecede, sahne alan ozanlar seslendirdikleri eserlerle milli bayramın coşkusunu meydandaki vatandaşlarla paylaştı. Etkinlik, hem tarihi bir zaferin anılmasını sağladı hem de geleneksel halk müziğinin sevilen örneklerini bir araya getirdi.
Bölge ozanları aynı sahnede buluştu
Program kapsamında Bayburtlu Aşık Süphani'nin yanı sıra Aşık Kul Nuri, Aşık İhsan Yavuzer ve Aşık Rahim Sağlam gibi bölgenin tanınmış isimleri sahne aldı. Gümüşhane ve Erzurum gibi çevre illerden gelen aşıkların da katılımıyla zenginleşen programda, sanatçılar hem solo türküler seslendirdi hem de aşıklık geleneğinin vazgeçilmez bir parçası olan atışmalarla izleyicilere keyifli anlar yaşattı. Meydanı dolduran vatandaşlar, aşıkların seslendirdiği eserlere hep bir ağızdan eşlik ederek kutlamalara ortak oldu.
Halkın sesi olan gelenek yaşatılıyor
Sahne alan Aşık Süphani, aşıklık geleneğinin toplumun duygularını yansıtan bir ayna olduğunu belirterek, bu tür etkinliklerin kültürel süreklilik açısından önemine dikkat çekti. Aşıkların sözlerinin destanlardan ağıtlara kadar geniş bir yelpazede halkın dilini temsil ettiğini vurgulayan Süphani, sanatçıların incitmeden, toplumsal değerleri yücelten bir üslupla eserlerini icra ettiklerini ifade etti. Etkinliğe katılan vatandaşlardan İmdat Sancar da aşıklık geleneğine olan tutkusunu dile getirerek, kendisinin de bu kültürü sürdürmeye gayret ettiğini ve türkülerin nakaratlarına eşlik etmekten büyük mutluluk duyduğunu belirtti.
Plaket takdimiyle sona eren gece
Büyük bir ilgiyle takip edilen ve gece boyunca süren müzik şöleni, katılımcı aşıkların performanslarının ardından gerçekleştirilen plaket töreniyle nihayete erdi. Bayburt halkının yoğun katılımıyla gerçekleşen etkinlik, hem 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın anlam ve önemine uygun bir kutlama ortamı oluşturdu hem de unutulmaya yüz tutmuş geleneksel sanatların yerel düzeyde ne kadar güçlü bir karşılığı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.