Futbolun en büyüleyici yanı, siyahla beyazın, dram ile zaferin bazen sadece doksan dakikalık bir periyoda sığabilmesidir. Eskişehirspor gibi büyük camialarda, armanın ağırlığı omuzlardayken pas geçilecek hiçbir detay, affedilecek hiçbir puan kaybı yoktur. Tribünlerin kalbi bu yüzden hem en büyük güç kaynağıdır hem de en adil terazi.
Henüz birkaç hafta önce, iç sahada oynanan Etimesgut karşılaşmasının ardından tribünlerden yükselen o “istifa” seslerini hepimiz hatırlıyoruz. Maç sonundaki o gergin hava, camianın içindeki endişenin dışa vurumuydu. Teknik Direktör Hakan Şapçı için o anlar, hem kulübe olan aidiyetini kanıtlamak hem de sabrın ve inancın zaferini müjdelemek adına büyük bir kırılma noktasıydı. Şapçı, o günkü tepkileri sükûnetle karşılayıp inancını koruyarak aslında gelecekte yazılacak senaryonun ilk imzasını atmıştı.
Ve futbol, hak edene karşılığını vermekte gecikmedi.
Eskişehirspor, o günlerin gerilimini arkasında bırakıp sahada müthiş bir reaksiyon gösterdi. Özellikle kupadaki turlar, sahaya konulan karakter ve son olarak deplasmanda Gaziemir SK karşısında henüz ilk yarıda bulduğu gollerle akıllara kazınan o 5 farklı görkemli galibiyet, yalnızca skoru değil, kalpleri de değiştirdi. Siyah-kırmızılı ekip, son dönemdeki bu çıkışıyla hem oyunsal anlamda vites yükseltti hem de bizlere o özlenen, ezici ve dominant futbolun sevincini yaşattı.
Bugün tabloya baktığımızda, o gün tribünde tepki gösteren taraftarla Hakan Şapçı arasındaki buzların tamamen eridiğini, hatta yerini sarsılmaz bir kenetlenmeye bıraktığını net bir şekilde görüyoruz. Çünkü bu taraftar çarkın sesini duymak ister; mücadele eden, vazgeçmeyen, terinin son damlasına kadar savaşan bir takım gördüğünde ise bağrına basmasını en iyi bu büyük camia bilir.
Peki, şimdi ne olacak?
Bu 5 farklı Gaziemir zaferi ve yakalanan müthiş ivme, sadece hanemize yazılan üç puanı getirmekle kalmadı; takımın özgüvenini tavan yaptırdı. Şampiyonluk yolundaki kredisini yeniden tazeleyen, rakiplerine gözdağı veren bir Eskişehirspor var artık sahada. Hakan Şapçı ve öğrencileri, bu rüzgarı arkalarına aldıkları sürece yalnızca bugünü değil, bu şehrin uzun süredir hasret kaldığı büyük şampiyonluk yürüyüşünü de ilmek ilmek örüyorlar.
Ve o son düdük çaldığında, sahada yazılan hikaye taçlandı. Deplasmanı mesken tutan o cefakar Karakuvvetleri tribünleri ile futbolcularımız ve yönetimimiz, karşılıklı çektiği o gür sesli, o ezbere bilinen siyah-kırmızı Şampiyon “ESES” tezahüratı var ya... İşte o an, tüm kırgınlıkların bitip adeta yeniden doğulduğu andı.
Unutmayın; Eskişehirspor krizlerden küllerinden doğmayı sever. Tribünle kulüp omuz omuza verdiğinde, deplasmanda o ses İzmir göklerinde yankılandığında önünde durabilecek hiçbir baraj yoktur. Şapçı, takım ve bu büyük taraftar için şimdi yepyeni bir sayfa, şampiyonluk yolunda soluksuz bir yürüyüş başlıyor. Yolun sonu o özlenen şampiyonluk olsun!
Küllerinden Doğan Sevda: Tribünle Hakan Şapçı’nın Yeniden Buluşma Hikayesi
YAYINLAMA:
|
GÜNCELLEME:
