Eskişehir Gündem

İliç’in Yıl Dönümünde Sert Tepki: “Ekolojik ve İnsani Yıkım”

İliç’te yaşanan maden faciasının yıl dönümünde açıklama yapan Eskişehir Ekoloji Derneği Başkanı Filiz Fatma Özkoç, yaşananları “ekolojik ve insani yıkım” olarak nitelendirerek madencilik politikaları ve denetim süreçlerine sert eleştiriler yöneltti.

Abone Ol

Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu, Erzincan’ın İliç ilçesinde yaşanan maden faciasının yıl dönümünde açıklama yaptı. Platform adına konuşan Eskişehir Ekoloji Derneği Başkanı Filiz Fatma Özkoç, olayın yalnızca bir iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek sert ifadeler kullandı.

Özkoç, “Yaşananlar; bilim insanlarının, meslek odalarının ve sivil toplumun tüm uyarılarına rağmen şirketin kâr hırsına yenik düşen ekolojik ve insani bir yıkımdır” dedi.

Faciada hayatını kaybeden emekçilere dikkat çeken Özkoç, “9 emekçi cezasızlık düzenine kurban verilmiştir. Kamuoyunun gazını almak için göstermelik soruşturmalar açılmış, ne şirket yöneticileri ne de kamu görevlileri yargılanmıştır” ifadelerini kullandı.

Liç sahasındaki kaymanın yarattığı çevresel sonuçlara değinen Özkoç, “10 milyon metreküplük siyanür ve kimyasal karışımı liç malzemesinin kaymasıyla yaşanan devasa ekolojik yıkım, çevre kirliliği cezalarıyla örtbas edilmeye çalışılmıştır” dedi.

Madencilik politikalarına yönelik eleştirilerini sürdüren Özkoç, “Bu ülkede maden şirketlerine verilen para cezaları insan hayatı ve doğanın bedeli haline getirilmiştir” diyerek, yaşananların yönetim anlayışı ve denetim eksikliklerinin sonucu olduğunu savundu.

Açıklamada İliç dışında farklı bölgelerde yaşanan çevre risklerine de dikkat çekildi. Özkoç, Bursa Yenişehir’deki atık barajı olayını hatırlatarak, “İliç’in ardından benzer riskler devam etmektedir. Bu felaketler doğayı sınırsız kaynak, yaşamı maliyet kalemi gören madencilik anlayışının sonucudur” dedi.

Eskişehir’de yürütülen ve planlanan maden projelerine de değinen Özkoç, “Şehrimizin dört bir yanı maden şirketlerinin hizmetine feda edildi. Kaymaz ve Alpagut projeleri aynı riskleri barındırmaktadır” ifadelerini kullandı.

ÇED süreçlerine yönelik eleştirilerini de dile getiren Özkoç, “ÇED mekanizması çevreyi koruyan bir araç olmaktan çıkmış, sermaye faaliyetlerini aklayan bir onay sistemine dönüşmüştür” dedi.

Su kaynakları ve çevresel etkiler konusunda uyarılarda bulunan Özkoç, “Maden şirketlerinin su varlıklarını hoyratça kullanması su krizini derinleştirecek” ifadelerini kullanarak mücadele çağrısı yaptı.

Özkoç açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “İliç’te yitirdiğimiz insanların hayatı sermayenin kâr hırsından değersiz değildir. Bütün meydanlarda direnişimize ve yaşamı savunmaya devam edeceğiz.”