Eğitim-Bir-Sen Eskişehir Şube Başkanı İbrahim Akar, sendika binasında yaptığı açıklamada son dönemde MESEM (Mesleki Eğitim Merkezi) hakkında ortaya atılan iddiaların kasıtlı bir karalama kampanyası olduğunu belirtti. Akar, “MESEM’e ‘çocuk işçiliği’ demek, emeğe ve eğitime acımasızca iftira atmaktır” diyerek tepkisini dile getirdi. Uygulamanın, öğrencilerin sigortalı, kayıtlı ve denetime tabi bir süreçte mesleki yeterlilik kazanmasını sağladığını vurgulayan Akar, sosyal medyada ve bazı çevrelerde oluşturulan algının gerçeği yansıtmadığını ifade etti.
Karalama kampanyalarının bilgi eksikliğinden beslendiğini söyleyen Akar, “Bugün ‘çocuk işçiliği arttı’ demek, gerçeği ters yüz eden bir manipülasyondur” ifadelerini kullandı. MESEM öncesinde gençlerin kayıt dışı ve güvencesiz alanlara yöneldiğini hatırlatan Akar, programın öğrenciyi koruyan bir çerçeve sunduğunu dile getirdi. İş kazalarının sistemle ilişkilendirilmesini doğru bulmadığını belirten Akar, “Her iş kazası acıdır ancak münferit vakalar üzerinden MESEM’i ‘ölüm düzeni’ gibi göstermek kolaycılık ve popülizmdir” dedi.
İş sağlığı ve güvenliğinin işletmelerin hukuki sorumluluğu olduğunu hatırlatan Akar, “Kazaların büyük kısmı, işletmelerin mevzuata uymaması sonucu ortaya çıkmaktadır” diyerek çözümün sistemi yıkmak değil denetimleri artırmak olduğunu vurguladı. Öğrencilerin güvenliğinin tartışmasız öncelik olduğunu söyleyen Akar, bu hassasiyetin manipülasyon malzemesi yapılmasına da karşı çıktığını ifade etti.
Akar ayrıca MESEM’i hedef alan bazı eğitim sendikalarının tutarsız davrandığını belirterek, “Mesem üzerinden çocuklarımızı korumaya çalıştığını iddia edenler daha önce okulları LGBT+ içerikli eylemlere sahne haline getirerek eğitim ortamını ideolojik bir zemine çekmiştir” sözleriyle eleştirilerini dile getirdi. Toplumsal cinsiyet eşitliği söylemi altında aileyi ve gençleri tehdit eden yapıların meşrulaştırıldığını savunan Akar, bu çevrelerin bugün MESEM konusunda farklı bir pozisyon almasının dikkat çekici olduğunu söyledi.
MESEM’i hedef alan açıklamaların, kayıt dışı çalışmayı yeniden büyüteceğini belirten Akar, sendikal duruşlarının açık olduğunu ifade ederek “Sistemi yıkmak değil, iyileştirmek ve güçlendirmek gerekir” dedi. Programda yaşanan eksikliklerin giderilmesi için çağrıda bulunan Akar, öğrencilerin yaşlarına uygun sektörlere yönlendirilmesi gerektiğini, ağır ve riskli işlerin kapsam dışı tutulmasının önemini vurguladı. İş güvenliği şartlarını kontrol etme sorumluluğunun öğretmenlere yüklenemeyeceğini belirterek, işletmelerin bu konuda net sorumluluk taşıdığını ifade etti.
Açıklamasının sonunda, Eğitim-Bir-Sen’in manipülasyonun değil çözümün tarafı olduğunu belirten Akar, “Öğrencinin, öğretmenin ve eğitimin bütününün yanında durmaya; emeği ve hakları savunmaya devam edeceğiz” dedi.




