Kalp krizi ile başlayan zorlu hastane süreci
Necdet Kökeş’in sağlık durumu, 15 Aralık 2025 tarihinde aniden fenalaşarak hastaneye kaldırılmasıyla kritik bir sürece girmişti. Yapılan ilk müdahalelerde usta oyuncunun kalp krizi geçirdiği tespit edilmiş ve hemen tedavi altına alınmıştı. Ancak ileri yaşının da etkisiyle vücudu büyük bir direnç sınavına girdi. Tedavisi devam ederken beynine pıhtı atması sonucu durumu daha da ağırlaşan Kökeş, nörolojik komplikasyonların eklenmesiyle yoğun bakım ünitesinde müşahede altına alındı. Yaklaşık iki ay boyunca doktorların gözetiminde kalan sanatçı, çoklu organ yetmezliği ve sistemik risklerle karşı karşıya kaldı.
Solunum desteği ve akciğer komplikasyonları
Yoğun bakım sürecinde Necdet Kökeş’in sağlık tablosuna ciddi akciğer sorunları da eklendi. Solunum yetmezliği yaşamaya başlayan usta oyuncu, vücudunun dinlendirilmesi ve tedaviye daha iyi yanıt vermesi amacıyla doktorları tarafından uyutuldu. Solunum desteğinin daha sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için boğazından nefes yolu açılması olarak bilinen "trakeostomi" işlemi uygulandı. Sağlık ekiplerinin tüm tıbbi imkânları seferber etmesine, solunum ve kalp fonksiyonlarını stabil tutma çabalarına rağmen, Kökeş'in bedeni bu ağır komplikasyonlar zincirine daha fazla dayanamadı.
Yeşilçam’ın sessiz kahramanına veda
Necdet Kökeş, Türk sinemasının o meşhur "emektar" tanımının en somut karşılıklarından biriydi. Set disiplini, alçakgönüllülüğü ve canlandırdığı her karaktere kattığı samimiyetle yönetmenlerin ve oyuncu arkadaşlarının takdirini kazanmış bir isimdi. Kamera önündeki doğal duruşuyla yardımcı rollerin vazgeçilmezi olan Kökeş, sadece bir oyuncu değil, Yeşilçam’ın o zorlu çalışma şartlarında sinemanın yükünü sırtlayan gizli kahramanlardan biriydi. 82 yaşında hayata gözlerini yuman sanatçının vefatı, sinema dünyasında ve sevenleri arasında büyük bir boşluk yarattı.
Türk sinemasının "Zıpzıp"ı olarak gönüllerde taht kuran Necdet Kökeş’in vefatı, sevenlerini yasa boğarken usta sanatçının hayatına dair bilinmeyenler de yeniden gündeme geldi. 82 yaşında hayata gözlerini yuman Kökeş, yarım asrı aşan kariyeri boyunca özel hayatını adeta bir kale gibi koruyarak, magazin dünyasından uzak, mütevazı bir yaşam sürdü.
Özel hayatını saklı tutan bir Yeşilçam beyefendisi
Necdet Kökeş, sanat camiasında sadece oyunculuğuyla değil, örnek kişiliği ve ketum tavrıyla da tanınan bir isimdi. "Necdet Kökeş kiminle evli, eşi kim?" soruları vefatının ardından hayranları tarafından sıkça sorulsa da usta oyuncunun aile yaşantısına dair kamuoyuna yansıyan net bir bilgi bulunmuyor. Kariyeri boyunca yüzlerce sette görev alan, dönemin en ünlü isimleriyle omuz omuza çalışan Kökeş, evliliği veya özel ilişkileri hakkında hiçbir zaman basına açıklama yapmadı. Bu durum, onun sanatçı kimliğini ön planda tutma ve ailesini spot ışıklarından koruma tercihinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
Çocukları ve aile mirası hakkında bilinmeyenler
Benzer bir gizem, usta oyuncunun çocukları olup olmadığı konusunda da devam ediyor. Necdet Kökeş’in çocuk sahibi olup olmadığına dair resmî bir kayıt veya aile üyeleri tarafından yapılmış halka açık bir beyanat mevcut değil. Adana’dan İstanbul’a uzanan yaşam yolculuğunda her zaman halkın içinden biri olarak kalmayı başaran Kökeş, evinin kapılarını medyaya hiçbir zaman açmadı. Sevenleri onu evlatları, eşi veya lüks yaşantısıyla değil; "Battal Gazi"de kale duvarlarına tırmanan enerjisiyle, komedi filmlerindeki kendine has gülüşüyle ve Yeşilçam’ın o saf, temiz duygularıyla hatırlamayı sürdürüyor.
Sinemaya adanan 82 yıllık bir ömür
1 Ocak 1944’te Adana’da doğan Necdet Kökeş, 1970’li yıllarda adım attığı Yeşilçam’da 100’den fazla filme imza atarak adını Türk sineması tarihine altın harflerle yazdırdı. Sadece aksiyon ve komedi değil, kariyerinin son dönemlerinde korku sinemasında da kendine yer bulan sanatçı, her yaştan izleyiciye hitap etmeyi başardı. 2 Şubat 2026 tarihinde tedavi gördüğü hastanede hayata gözlerini yuman usta ismin cenazesine dair detayların, ailesi veya yakın dostları tarafından önümüzdeki saatlerde netleştirilmesi bekleniyor. Onun vefatı, sadece bir oyuncunun kaybı değil, aynı zamanda Yeşilçam’ın o samimi ve gizemli ruhunun bir parçasının daha eksilmesi anlamına geliyor.