08 Kasım 2026, Pazar

Yargıtay'dan tartışmalı karar: Sokak hayvanlarını beslemek cezai sorumluluk doğurabilir

Yargıtay'ın sokak hayvanlarını besleyen bir kadın hakkında onadığı mahkumiyet kararı, gönüllü besleme yapan vatandaşlar için yeni bir hukuki risk tartışmasını beraberinde getirdi.

Yargıtay'dan tartışmalı karar: Sokak hayvanlarını beslemek cezai sorumluluk doğurabilir

Sokak hayvanlarına yönelik gönüllü besleme faaliyetleri, Yargıtay'ın onadığı yeni bir mahkumiyet kararıyla birlikte hukuk dünyasında ciddi bir tartışma konusu haline geldi. Bir çocuğun sokak köpeklerinin saldırısı sonucu yaralanması üzerine, bölgede hayvanları besleyen bir kadın hakkında açılan davada verilen karar, hayvanseverlerin sorumluluk sınırlarını yeniden tanımlıyor. İlk derece mahkemesinin beraat kararı verdiği olayda, istinaf mahkemesi sanığın bölgede bir ekolojik ortam oluşturduğunu savunarak mahkumiyet hükmü kurmuş ve bu karar Yargıtay tarafından da onaylanmıştır.

Besleme faaliyeti gözetim yükümlülüğü müdür

Avukat Zeynep Sevim, kararın ceza hukukunun temel ilkeleri açısından sakıncalı olduğunu belirterek, bir hayvanı beslemenin hukuki anlamda gözetim ve denetim yükümlülüğü doğurmayacağını vurguladı. Sevim, saldırıyı gerçekleştiren köpeklerin sanık tarafından beslendiğinin dahi kanıtlanamadığına dikkat çekerek, sadece bölgede hayvan besliyor olmanın cezai sorumluluk için yeterli görülmesinin varsayımlara dayalı bir yaklaşım olduğunu ifade etti.

Cezai sorumlulukta somut delil tartışması

Hukuk sisteminde sorumluluğun somut fiil ve kusura dayanması gerektiğini hatırlatan Sevim, ceza hukukunun her istenmeyen sonuçta mutlaka bir sorumlu bulma aracı olarak kullanılamayacağını belirtti. Nedensellik bağı kurulmadan verilen mahkumiyet kararlarının, cezai sorumluluğun sınırlarını belirsiz bir şekilde genişlettiğini savunan Sevim, bu durumun hukuk güvenliğini zedeleyebileceği uyarısında bulundu.

Gönüllü yardımlar üzerinde caydırıcı etki riski

Yargıtay'ın bu kararı sonrası sokak hayvanlarına yönelik gönüllü yardımların azalabileceği endişesi öne çıkıyor. Vatandaşların, iyi niyetle yaptıkları besleme faaliyetleri nedeniyle ileride meydana gelebilecek olaylardan sorumlu tutulma korkusu yaşamasının olağan olduğunu belirten hukukçular, toplum güvenliği ile bireysel özgürlükler arasındaki dengenin korunması gerektiğinin altını çiziyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız