Hindistan’ın Batı Bengal eyaletinde yeniden ortaya çıkan Nipah virüsü, yüksek ölüm oranı ve hızla ağırlaşan klinik tablosu nedeniyle dünya genelinde sağlık otoritelerini teyakküza geçirdi. Tedavisi ve onaylanmış bir aşısı bulunmayan bu gizemli virüs, özellikle meyve yarasalarından bulaşması ve insandan insana yayılma kapasitesiyle küresel bir endişe kaynağı haline geldi.
Nipah virüsü nedir ve nasıl bulaşır?
Zoonotik bir virüs olan Nipah, temel olarak hayvanlardan insanlara bulaşan ancak insandan insana da geçebilen son derece tehlikeli bir patojendir. Virüsün doğadaki ana taşıyıcısı, meyve yarasaları olarak bilinen Pteropodidae ailesidir. Virüs; yarasaların salyası veya idrarıyla temas etmiş meyvelerin tüketilmesiyle, enfekte olmuş domuzlarla temasla veya hasta bir kişinin vücut sıvılarına maruz kalınmasıyla yayılır. Batı Bengal’deki son vakalarda sağlık çalışanlarının da enfekte olması, virüsün hastane ortamında insandan insana bulaşma riskinin ne kadar yüksek olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Öldürücülük oranı yüzde 75’e kadar çıkıyor
Nipah virüsü, günümüzde bilinen en ölümcül enfeksiyonlardan biri olarak nitelendiriliyor. İstatistiklere göre hastalığa yakalanan kişilerin hayatını kaybetme oranı yüzde 40 ile yüzde 75 arasında değişiyor. Hastalık süreci oldukça hızlı ilerlemekte; ilk etapta ateş, baş ağrısı ve kas ağrısı gibi grip benzeri belirtilerle başlayan tablo, kısa sürede şiddetli solunum yetmezliğine ve beyin iltihabına (ensefalit) dönüşebiliyor. Enfekte olan kişilerde 24 ila 48 saat içinde bilinç kaybı ve koma durumu gelişebiliyor, bu da müdahaleyi oldukça zorlaştırıyor.
Türkiye'de Nipah virüsü vakası görüldü mü?
Mevcut verilere ve Sağlık Bakanlığı kaynaklarına göre, Türkiye’de bugüne kadar doğrulanmış herhangi bir Nipah virüsü vakasına rastlanmamıştır. Ülkemizde yerel bir bulaş zinciri veya salgın riski bulunmamakla birlikte, uzmanlar uluslararası seyahat trafiği nedeniyle dikkatli olunması gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor. Özellikle virüsün görüldüğü bölgelere seyahat edenlerin ve oradan gelenlerin takip edilmesi, olası bir riskin önlenmesi açısından hayati önem taşıyor. Türkiye’nin sağlık altyapısı bu tür yüksek riskli enfeksiyonları izole etme ve yönetme kapasitesine sahip olsa da, virüse özel bir aşının henüz geliştirilmemiş olması küresel bir dezavantaj olarak görülüyor.
Tedavi ve korunma yolları nelerdir?
Nipah virüsüne karşı spesifik bir ilaç veya koruyucu bir aşı henüz mevcut değildir. Tedavi süreci genellikle hastanın semptomlarını hafifletmeye ve hayati fonksiyonlarını desteklemeye yönelik yoğun bakım hizmetlerinden oluşmaktadır. Korunma noktasında ise meyvelerin çok iyi yıkanarak tüketilmesi, yarasaların yoğun bulunduğu bölgelerden uzak durulması ve hijyen kurallarına azami özen gösterilmesi öneriliyor. Uzmanlar, özellikle salgın bölgelerinde koruyucu ekipman kullanımının ve temaslı takibinin salgını kontrol altına almanın tek yolu olduğunu vurguluyor.