"Eğer bir konuda karar vermek zorunda değilseniz, o zaman karar vermeyin."
Bu prensip, özellikle modern dünyanın "hızlı hareket et" baskısına karşı bir duruş sergiler. İşte Falkland Yasası'nın temel noktaları:
Stratejik Bekleyiş: Bu yasa bir erteleme (procrastination) değil, bilinçli bir seçimdir. Eğer bir karar aciliyet gerektirmiyorsa, zaman geçtikçe durumun netleşmesine ve daha fazla bilginin açığa çıkmasına izin verilmesini önerir.
Netlik Kazanma: Zaman geçtikçe duygular yatışır, yeni veriler ortaya çıkar ve bugün "iyi bir fikir" gibi görünen bir şey, yarın farklı hissettirebilir. Beklemek, daha rasyonel ve sağlıklı kararlar almayı sağlar.
Dürtüsel Kararlardan Kaçınma: Öfke, korku veya aşırı heyecan gibi duyguların yoğun olduğu anlarda karar vermek yerine durup gözlem yapmayı teşvik eder.
Verimlilik: Gereksiz detaylar üzerinde düşünerek enerji harcamak yerine, sadece gerçekten karar verilmesi gereken kritik meselelere odaklanmaya yardımcı olur.
Kısacası, bir seçim yapmak için önünüzde belirli bir süre varsa, bu süreyi sonuna kadar kullanmak ve aceleci davranmamak bu yasanın özüdür.