Eskişehir Haber Genel Gündem quasimodo sendromu nedir?

quasimodo sendromu nedir?

Quasimodo sendromu, tıp dünyasındaki adıyla Beden Dismorfik Bozukluğu olarak bilinen psikolojik bir rahatsızlıktır. Adını Victor Hugo’nun ünlü eseri Notre Dame'ın Kamburu'ndaki Quasimodo karakterinden alan bu durum, kişinin dış görünüşünde gerçekte var olmayan ya da başkaları tarafından fark edilmeyecek kadar küçük olan kusurları aşırı derecede takıntı haline getirmesiyle karakterizedir.

Bu sendrom hakkında öne çıkan temel detaylar şunlardır:

Temel Özellikleri ve Belirtileri

Hayali Kusurlar: Kişi, vücudunun belirli bir bölgesini (genellikle yüz, burun, saç veya cilt) "çirkin" veya "anormal" olarak algılar.

Aşırı İnceleme: Günün büyük bir kısmını (bazen 3 ila 6 saat arası) ayna karşısında kendini inceleyerek veya kusurlu bulduğu bölgeyi kontrol ederek geçirir.

Sosyal İzolasyon: Kendini çirkin hissettiği için insan içine çıkmak istemez, sosyal ortamlardan kaçınır ve hatta kendini eve kapatabilir.

Onay Arayışı: Çevresindekilere sürekli nasıl göründüğünü sorar, ancak aldığı olumlu yanıtlar onu tatmin etmez.

Estetik Müdahale Takıntısı: Kusurunu düzeltmek için sık sık plastik cerrahların veya dermatologların kapısını çalar. Ancak operasyon sonrası genellikle sonuçtan memnun kalmaz ve yeni bir kusur bulur.

Nedenleri ve Görülme Sıklığı

Genellikle ergenlik döneminde (15-20 yaş arası) ortaya çıkar.

Sosyal medyadaki mükemmellik algısı, toplumsal güzellik normları, düşük özgüven ve geçmişte yaşanan zorbalıklar (dalga geçilme gibi) bu sendromu tetikleyen başlıca faktörlerdir.

Beyindeki kimyasal dengesizlikler veya genetik yatkınlık da nedenler arasında gösterilmektedir.

Riskleri

Tedavi edilmediği takdirde bu durum; depresyon, sosyal fobi, obsesif kompulsif bozukluk (OKB) ve ileri seviyelerde kendine zarar verme veya intihar girişimlerine yol açabilmektedir.

Tedavi

Quasimodo sendromu olan kişiler genellikle fiziksel bir sorunları olduğuna inandıkları için psikiyatrik desteğe direnç gösterebilirler. Ancak bu durumun tedavisi plastik cerrahide değil, psikoterapi (özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi) ve gerekli durumlarda hekim kontrolünde ilaç tedavisinde yatmaktadır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *